ci ile cümle
ci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?Are you going to pay a visit to China this fall?
Adınız listeden çıkarıldı.Your name was dropped from the list.
Sizin fikirleriniz çılgınca görünüyor.Your ideas sound crazy.
Gülleriniz henüz çıktı mı?Have your roses come out yet?
Sen odadan çıktın.You came out of the room.
Lütfen dışarı çıkarsan, kapıyı kilitlemeyi unutmamak için dikkatli ol.Please be careful not to forget to lock the door when you go out.
Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
Bu civarda gerçekten başka bir kişi daha kullanabiliriz.We could really use another person around here.
Her yerde çiçekler vardı.There were flowers all around.
Oradan bir şekil ortaya çıktı.A form appeared from over there.
Akira birkaç dakika için dışarı çıktı.Akira went out for a few minutes.
General Motors 76,000 işçisini işten çıkardı.General Motors laid off 76,000 workers.
General Motors 76.000 çalışanı işten çıkardı.General Motors laid off 76,000 workers.
A'dan B'ye bir çizgi çiz.Draw a line from A to B.
Saat sekizde çıkış yapacağım.I'm going to check out at eight.
Sekizden üç çıkarsa beş kalır.Subtract three from eight and you get five.
Sekizden üç çıkarırsan beş kalır.If you take 3 from 8, 5 remains.
Altı civarında seni alacağım.I will pick you up around six.
Asansörle beşinci kata çıkın.Take the elevator to the fifth floor.
Birçok çiçek türleri nisanın ortasında çıkarlar.Many kinds of flowers come out in the middle of April.
Üç Çinli öğrenci üniversiteye kabul edildi.Three Chinese students were admitted to the college.
Mart ayında birçok çiçek açar.In March, many flowers come out.
Çift tartışıyordu ve Chris Beth'e vurup yere devirdi.The couple was quarrelling and Chris knocked Beth down.
Yukarı çık ve bavulumu getir.Go upstairs and bring down my trunk.
Üst kata çık ve yatmaya git.Go upstairs and go to bed.
2020 yılına kadar, bu şehrin nüfusu iki katına çıkmış olacak.By the year 2020, the population of this city will have doubled.
Çiçekler birkaç gün içinde çıkacak.The blossoms will be out in a few days.
Perdenin arkasından bir kedi çıktı.A cat appeared from behind the curtain.
Bir çift eldiven takside bırakıldı.A pair of gloves was left in the taxi.
Çirkin bir adam benim kapımı çaldı.An ugly man knocked on my door.
Bir çift kanarya onun tek arkadaşları.A pair of canaries are her only friends.
1978 yılında Japonya ve Çin arasında bir barış antlaşmasına varıldı.In 1978 a peace treaty was concluded between Japan and China.
İlk mavi kotlar1853'te piyasaya çıktı.In 1853, the first blue jeans came out.
On iki, çift bir sayıdır.Twelve is an even number.
Saat 11'e kadar geri döneceğine söz verdiğin sürece, dışarı çıkabilirsin.You can go out, as long as you promise to be back by 11 o'clock.
On yıldır Japonya'dan ilk defa çıkıyorum.I left Japan for the first time in ten years.
On mahkûm hapishaneden çıktı.Ten prisoners broke out of jail.
Sis saat on civarında kaybolmaya başladı.The fog began to disappear around ten o'clock.
Ondan iki çıkarırsan sekiz kalır.Subtract two from ten and you have eight.
Ondan iki çıkarsa sekiz kalır.Two from ten leaves eight.
"Cinsiyetçilik" gibi terimler şimdi moda.Terms like "sexism" are now in vogue.
"Çimlere basmayın" diyen bir tabela vardı.There was a sign saying, "Keep off the grass."
Jim'in patronu ona "tatile çıkmanın zamanı geldi" dedi."It's high time you took a vacation," Jim's boss said to him.
O bir çifte nazar.It's a double whammy.
Ben mavi çizgili eteği denemek istiyorum.I would like to try the blue striped skirt.
Paco şehir manzarası çizer.Paco draws cityscapes.
İnsan vücudunun ısısı 37°C civarında gezinir.The temperature of the human body hovers around 37°C.
Bu civardaki en başarılı askerin adını biliyor musun?Do you know the name of the most successful military man from this area?
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.Don't expose your skin to the sun for too long.
Kalabalıktan dolayı stadyumdan çıkamadım.I could not get out of the stadium because of the crowd.
Kalabalıktan bir çığlık yükseldi.A cry arose from the crowd.
Kalabalık kontrolden çıktı ve parmaklıkları kırıp geçti.The crowd got out of control and broke through the fence.
Erkek kardeşim dışarı çıktı.My brother is out.
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.The contract is in the bag, so let's go out and celebrate.
Polis onu cinayetle suçladı.The police accused him of murder.
Polis cinayet davasını incelemeye başladı.The police started to look into the murder case.
Polis, suçu çözmek için yola çıktı.The police set out to solve the crime.
Polis cinayeti soruşturuyor.The police are investigating the murder.
Polisler cinayet vakasını soruşturuyor.The police are looking into the murder case.
Polis cinayetten Sachiyo'yu sorumlu tutuyor.The police charged Sachiyo with the murder.