Ana içeriğe geç
Sözlük

ciğer ile cümle

ciğer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Stan jej płuc się polepszył i nadal będzie z biegiem czasu, bo już nie wdycha dymu.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Stav jej pľúc sa zlepšil a časom sa stále zlepšuje, pretože už nevarí v tom istom dyme, ako predtým.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Дробовете ѝ са по-добре, и те ще се оправят с увеличение на времето, защото тя не готви в онзи дим.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.Состояние её лёгких улучшилось, станет ещё лучше со временем, потому что она больше не готовит на дыму.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.מצב הריאות שלה השתפר והם יוסיפו להשתפר עם הזמן, מכיוון שהיא לא מבשלת עם אותו העשן.
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.مع الوقت لأنها لا تطبخ في نفس الدخان سرري يخرج المخلفات من غرفة الغاز العضوي
Ciğerlerinin durumu daha iyi ve zamanla daha da iyi olacak, çünkü aynı dumanda yemek pişirmiyor.なぜならもう煙の中で調理していないからです スリアはバイオガスを抽出した後の
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.Se você tem um tumor que cresce nos seus pulmões e mal consegue respirar isso é outra coisa.
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.Zvětšuje-li se vám nádor na plicích a stěží můžete dýchat je to něco jiného.
Ciğerlerinizde büyüyen bir tümor varsa ve zar zor nefes alıyorsanız bu başka bir şeydir.لو عندك ورم يكبر في رئتك و تتنفس بصعوبة
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorumI-am umplut cu dioxid de carbon si cu doze foarte mari de ozon.
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorum매우 좋았죠, 거기서 제 오래된, 나이든 폐는, 전 이렇게 부르고 싶군요,
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorumMuy lindo, y ahí mis pulmones mas viejos, como me gusta llamarlos,
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorumנחמד מאוד, ושם הריאות שלי, שהיו כבר מבוגרות, או בגיל הזהב, כמו שאני אוהב לקרוא לזה
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorumجميل جداً، وهناك رئتي العجوزتين، كما أحب تسميتهم،
Çok güzel, ve orada benim eski, yaşlı ciğerlerim - onlara böyle demeyi seviyorumそこでは私の年老いた肺を 粒子状物質 二酸化炭素 高濃度のオゾンで満たしたのです
Çok soğuk. Nefesini tut, yoksa ciğerlerin donar!Ne lélegezzen, különben megfagy!
Çok soğuk. Nefesini tut, yoksa ciğerlerin donar!Retiens ton souffle, ou tes poumons vont geler.
Çok soğuk. Nefesini tut, yoksa ciğerlerin donar!Sustém a respiração, ou os pulmões congelam!
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Denn er fliesst in den Adern, er ist in den Lungen, dieser Wunsch, dieser Drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Mert az ereinkben folyik, a tüdőnkben áramlik. Ez a vágy, ez a sürgetés.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Omdat het in de aderen stroomt, is het in de longen, dit verlangen, deze drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Pentru că îți curge prin vene, este în plămânii tăi aceasta dorință, acest imbold.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Porque está flotando en las venas, está en los pulmones, este deseo, esta urgencia.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Γιατί ρέει μέσα στις φλέβες, είναι μέσα στους πνεύμονες, αυτή η επιθυμία, αυτή η ορμή.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Cukorbetegség, rák, Parkinson, Alzheimer, szívleállás, légzésleállás.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Cukrovka, rakovina, Parkinson, Alzheimer, zlyhanie srdca, zlyhanie pľúc.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Cukrovka, rakovina, Parkinsonova nebo Alzheimerova choroba, selhání srdce, selhání plic.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Cukrzyca, rak, Parkinson, Alzheimer, niewydolność serca, niewydolność płuc.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabet, cancer, Parkinson, Alzheimer, insuficienţă cardiacă, insuficienţă respiratorie.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabète, cancer, Parkinson, Alzheimer, défaillance cardiaque, défaillance pulmonaire.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabetes, cancer, Parkinson, Alzheimer, falla cardiaca, falla pulmonar.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabetes, cancer, Parkinson, Alzheimer, hjärtsvikt, lungsvikt.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabetes, cancro, Parkinson, Alzheimer, ataque cardíaco, falência pulmonar.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabetes, Krebs, Parkinson, Alzheimer, Herzversagen, Lungenversagen.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Diabetes, syöpä, Parkinsonin tauti, Alzheimer, sydämen tai keuhkojen vajaatoiminta.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.당뇨, 암, 파킨슨씨 병, 알츠하이머, 심장마비, 폐질환과 같은 것들 말입니다.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Tiểu đường, ung thư, Parkinson , Alzheimer, Liệt tim hay phổi
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Uitspraken als Diabetes, Parkinson, Alzheimer hartfalen of longziekten.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Διαβήτης, καρκίνος, Πάρκινσον, Αλτσχάιμερ, καρδιακή ανεπάρκεια, πνευμονική ανεπάρκεια
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Диабет, рак, болезнь Паркинсона, болезнь Альцгеймера, сердечная недостаточность, лёгочная недостаточность.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.Диабет, рак, Паркинсон, Алцхаймер, отказ на сърцето, отказ на белия дроб.
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.סוכרת, סרטן, פרקינסון, אלצהיימר אי ספיקת לב, אי ספיקת ריאות
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.السكري، السرطان، الرعشة الغير إرادية، الزهايمر فشل في القلب .. فشل في الرئة
Diyabet,kanser,Parkinson hastalığı,Alzheimer, kalp ve ciğer rahatsızlıkları.心不全 肺不全 私達の認識は 身体をむしばむ
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.의사들이 말하길 제 폐활량이 70%로 떨어졌으며, 그로인해 제가 죽어가고 있다구요.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.70%まで落ち込んでおり、 命を縮めかねないと忠告しました イリノイ工科大学、インドエネルギー資源研究所、
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Az orvosaim azt mondták, a tüdőkapacitásom 70%-ra esett vissza, elpusztított engem.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Capacitatea plamanilor mei scăzuse la 70% şi doctorii m-au avertizat că aş putea muri.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.I medici hanno detto che la mia capacità polmonare era scesa al 70%, e mi stava uccidendo.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Lääkärini kertoivat, että keuhkojeni kapasiteetti on vajonnut 70 prosenttiin, ja se tappoi minua.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Lekarze powiedzieli mi, że pojemność moich płuc zmalała do 70% i to mnie zabijało.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Mes médecins m'ont dit que ma capacité pulmonaire était tombée à 70 %, et que c'était en train de me tuer.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Môj doktor mi povedal, že moja pľúcna kapacita sa zredukovala na 70 percent, a to ma zabíjalo.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Můj lékař mi řekl, že kapacita mých plic se snížila na 70%, což mě doslova zabíjelo.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Os meus médicos disseram-me que a minha capacidade pulmonar se tinha reduzido em 70%, e me estava a matar.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Врачи сказали, что ёмкость лёгких у меня уменьшилась до 70 процентов, и что это для меня убийственно.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Лекарите ми казаха, че капацитетът на белите ми дробове е спаднал до 70 процента, и че това ме убива.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.Лікарі сказали, що об'єм моїх легень знизився до 70%, і це мене вбивало.
Doktorlarım, ciğerlerimin kapasitesinin yüzde 70'e düştüğünü söylediler, ve bu beni öldürüyordu.רופאי אמרו לי שקיבולת הריאות שלי ירדה ל-70 אחוזים, ושהדבר הורג אותי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod