Sami, El Cezire ile konuşmak istemedi.Sami didn't want to talk to Al-Jazeera.
Hanfar daha önce El Cezire kanalının yöneticiliğini yapmaktaydı.Dearden had previously directed The Blue Lamp.
El-Cezire 1974 yılında Halidiye ve el-Batin birleşmesi sonucu kurulmuştur.Al-Jazira was established in 1974 as a merger between Khalidiyah and Al Bateen.
El Cezire'den bir görgü tanığı,tüm yaştan erkek,kadın ve çocukların orada olduğunu aktardı.An eyewitness told Al Jazeera that people of all ages and both genders were present.
Al Jazeera (El Cezire) YouTube Kanalı.Al Jazeera English (via its YouTube channel).
Cezire Kantonu'nda Süryaniler de bulunmaktadır.Some stop at Canton Junction.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Cairo: Al Jazeera English.
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.But Al Jazeera took the voice from these people and we amplified [it].
El Cezire'nin önünde aşiretçilik yapmaya başladılar.In front of Al Jazeera, they started creating tribalism.
El Cezire bir devrim aracı değil.Al Jazeera is not a tool of revolution.
El-Cezire kanalı tarafından kullanıldı.Al Jazeera in Gaza.
El Cezire onları gösterdi -- Çok etkileyiciydi çünkü America bu tarz görüntüleri göstermez.Al Jazeera showed them -- it was powerful, because America doesn't show those kinds of images.
Ve El Cezire ofisinde seyrederken hatırlıyorum kendime dedim ki, "vav, bu iğrenç.And I remember having seen it in the Al Jazeera office, and thought to myself, "Wow, that's gross.
El Cezire ona iş teklif etti.Al Jazeera offered him a job.
Dünyanın en zengin ülkesi, El Cezire burada.It's the richest country in the world with Al Jazeera.
El Cezire Saraybosna'da televizyon kanalı satın alacakAl Jazeera to acquire Sarajevo TV channel
El-Cezire İliAl-Jazira Province
Yukarı Mezopotamya Bölgesi (El-Cezire), Orta Doğu içinde.Upper Mesopotamia Region (Al-Jazira), within the Middle East.
El-Cezire arkeolojik açıdan son derece önemlidir.Al-Jazirah is extremely important archeologically.
Bu dönemde el-Cezire, Abbasi İmparatorluğu'nun en çok vergi veren vilayetlerinden biriydi.At this time, al-Jazira was one of the highest tax-yielding provinces of the Abbasid Empire.
Cezire, Süryani Ortodoks Kilisesi'nin dört piskoposluğundan biridir.Djezirah is one of the four dioceses of the Syriac Orthodox Church.
Kuzeydoğudaki El-Cezire ve güneydeki Havran önemli tarım alanlarıdır.Al-Jazira in the northeast and Hawran in the south are important agricultural areas.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Schwerpunkt auf Al Jazeera English.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera English.
Al Jazeera (El Cezire) YouTube Kanalı.Canal de Al-Jazeera + en Youtube.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera English (en inglés).
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera (باللغة الإنجليزية).
Çünkü El Cezire ruhu kişilere bağlı değil prensiplere bağlıdır."أتمنى أن تكون الأولوية للإنسان وليس للمصالح».
"Cezire", dâînin faaliyet gösterdiği bölgedir."Ballingschap" is een thema dat mgr.
Yakalanan ve öldürülen ABD askerlerinin video görüntüleri El Cezire televizyonu tarafından görüntülenir.Irak toont dode en gevangen soldaten op de televisie.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera (English) (ang.).
Al Jazeera (El Cezire) YouTube Kanalı.Al Jazeera blog (ang.).
Çünkü El Cezire ruhu kişilere bağlı değil prensiplere bağlıdır."Хай вина за це буде приписана людині, а не природі».
Akkoyunlular Cizre'ye Ceziretuşşeref derlerdi.Přesto mu Ijáček rád říkává Prasátko.
El-Cezire 1974 yılında Halidiye ve el-Batin birleşmesi sonucu kurulmuştur.Clubul a fost fondar în 1974 prin fuziunea dintre Khalidiyah și Al Bateen.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera (în engleză).
Şerh-i cezîre-i mesnevî.Lám e szivindulat Öné.
Hanfar daha önce El Cezire kanalının yöneticiliğini yapmaktaydı.Süli János korábban egy ideig az erőmű vezérigazgatója volt.
Cezire Kantonu, Kobani Kantonu ve Afrin Kantonu olmak üzere üç ayrı kanton vardır.Υπάρχουν τρία καντόνια: το Καντόνι Τζαζίρα, το Καντόνι Κομπάνι και χωριστά το Καντόνι Αφρίν.
El-Cezire 1974 yılında Halidiye ve el-Batin birleşmesi sonucu kurulmuştur.Ιδρύθηκε το 1974 από την ενοποίηση των Khalidiyah και Al Bateen.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Μεταξά εναντίον του Αγγλικού του Αλ.
Arapça uydu haber kanalı El Cezire, bu videoları saldırıdan kısa süre önce aldıklarını rapor etti.Den arabiske nyhedskanal Al Jazeera rapporterede, at videooptagelserne blev modtaget kort før angrebet.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera (dalam bahasa Inggris).
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera English (bằng tiếng Anh) (Al Jazeera).
Musul ve el-Cezire bağımsızlık kazanmıştı.Síp và Singapore giành độc lập.
El Cezire'nin bir parçasıdır.Ios là một phần của Thira.
El Cezire ve Irak'in karışıklıklar içinde olduğunu kendi gözü ile gördü.彼はエジプトの神話ではラーとオシリスに同一視された。
Cezire Kantonu'nda az sayıda Arap yerleşim yeri vardır.カタルーニャ地方にアラブの遺跡はほとんど存在しない。
El Cezire'nin bir parçasıdır.세즈루 네이 마왕의 조각 중 하나.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Jazeera (באנגלית).
El Cezire'den bir görgü tanığı,tüm yaştan erkek,kadın ve çocukların orada olduğunu aktardı.Очевидец разказва през Ал Джазира, че са се събрали мъже и жени от всякакви възрасти.
Yabancı muhabierler hemen yerleşkeyi terk etti, bu sırada bir El Cezire muhabiri yaralandı.Jie mirtinai sužeidė Nagai ir, kaip kalbama, sužeidė kitą užsienio žurnalistą.
El Cezire İngilizce (Al Jazeera English).Al Arabiya English (inglise keeles).
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.Aber Al Jazeera nahm die Stimmen der Menschen und wir verstärkten [sie].
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.Ale Al-Dżazira usłyszała głos tych ludzi, i wzmocniwszy, posłała w świat.
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.Ale Al-Džazíra zachytila hlas týchto ľudí a my sme ho rozšírili.
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.Ale Al Jazeera se chopila hlasu těchto lidí a my ho umocnili.
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.Dar Al Jazeera a preluat vocea acestor oameni şi a amplificat-o.
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.De az Al Jazeera vette ezeknek az embereknek a hangját és felerősítette.
Ama El Cezire insanların sesini aldı ve yükseltti.하지만 알자지라는 이런 사람들의 목소리를 모아서 더 크게 만듭니다.