cezasından ile cümle

cezasından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ölüm cezasından yanayım.I am in favor of the death penalty.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.This saved him from the death penalty.
Lee savcılar tarafından istenen iki yıl hapis cezasından beraat etti.This was less than the two years of prison the District Attorney had asked for.
Kötülüklerinin cezasından kurtulacaklar mı? Ey Tanrı, halkları öfkeyle yere çal!Shall they escape by iniquity? In anger cast down the peoples, God.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Why does a living man complain, a man for the punishment of his sins?
‹‹Sizi yılanlar, engerekler soyu! Cehennem cezasından nasıl kaçacaksınız?You serpents, you offspring of vipers, how will you escape the judgment of Gehenna ?
Kâfir olanların ne malları ne de evlatları, kendilerini Allah'ın cezasından asla kurtaramaz.As for those who disbelieve, neither wealth nor children will avail them in the least against God.
Şu bir gerçektir ki zalimler iflah olmazlar. Allah'ın cezasından kurtulamazlar.But surely the wicked will not prosper."
Onlar Rab'lerinin cezasından korkarlar. [23,57; 51,19]And those who fear the punishment of their Lord, --
"Sizin için müthiş bir günün cezasından korkarım."I fear the punishment of a terrible day for you.
Allah'ın cezasından kurtulamazlar.Verily the wrong-doers shall not thrive.
O'nun rahmetini umar, cezasından korkarlar.They crave for His Mercy and dread His chastisement.
Siz, kaçmakla Allah'ın cezasından kendinizi kurtaramazsınız.And you will not cause failure [to Allah] upon the earth.
Kendilerini bir zillettir kaplayacak...Onları Allah'ın bu cezasından kurtaracak bir kimse yoktur.They will have none to defend them against God.
Vidiç, kırmızı kart cezasından ötürü Hollanda maçında yer almayacak.Vidic will miss the match against the Netherlands due to a red card.
Gerçekten, sizin için muazzam bir günün cezasından korkuyorum!" [1]Indeed, I fear for you the punishment of a tremendous Day!"[22]
144. madde, para cezasından 2 yıl hapis cezasına kadar değişen cezalar öngörmektedir. [1]Article 144 provides for penalties varying from fines to two years' imprisonment.[5]
Kasıtsız adam öldürmenin cezası normalde öldürmenin cezasından daha azdır.The penalty for manslaughter is normally less than the penalty for murder.
Pakistan'da 3 yıl hapis cezasından sonra 1949'da Hindistan'ın bölünmesinden sonra Bombay'a taşındı.He moved to Bombay after the Partition of India in 1949 after 3 years in prison in Pakistan.
Sonlara doğru, Aaron'un avukatı, ölüm cezasından kaçınmak için deli numarası yaptığını keşfeder.Near the end, Aaron's lawyer discovers that he feigned his insanity to avoid the death penalty.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.Er schaffte die Todesstrafe ab.
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.Criton : Socrate, en prison, refuse de s'évader.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.Aunque se salvó de la condena.
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.В этом диалоге Сократ отказывается предпринимать побег из тюрьмы для спасения жизни.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.Это позволило ему избежать смертной казни.
Suçluların başı müebbet hapis cezasından sonra en ağır ceza olan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.В наиболее тяжких случаях наказание может составлять до 20 лет тюремного заключения.
Albümün kayıtları, Wayne'in dokuz ay süren hapis cezasından önce 2010'da gerçekleşti.تقارير منظمة العفو الدولية تسعة أحكام جديدة بالإعدام في عام 2010.
Suçluların başı müebbet hapis cezasından sonra en ağır ceza olan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.Se condenado, o ex-governador poderá pegar até 20 anos de prisão pelas acusações mais sérias.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.Udało mu się uniknąć kary śmierci.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.Így sikerült kijárnia a halálos ítélet elkerülését.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.Flugt blev straffet med døden.
Michael'ın, Lincoln'ü ölüm cezasından kurtarmak istemesindeki nedenlerden biri de budur.Dette er en av grunnene til at Michael bestemte seg for å hjelpe Lincoln ut av fengselet.
Bu yazılara göre Sokrates idam cezasından kurtulmak için hapisten kaçmayı reddeder.在對話中,蘇格拉底拒絕從監獄中逃脫以避開死刑。
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.如其不从便判死刑。
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Cớ sao người đang sống phàn nàn vì chịu hình phạt về tội lỗi mình?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Cớ_sao người đang sống phàn_nàn vì chịu hình_phạt về tội_lỗi mình ?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?De ce să se plîngă omul cît trăieşte? Ficare să se plîngă mai bine de păcatele lui!
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Hvorfor klager et menneske som lever? Enhver klage over sin egen synd!
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Kaj bi tožil človek, dokler živi? Vsakdo naj toži zaradi svojih grehov!
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?살아 있는 사람은 자기 죄로 벌을 받나니 어찌 원망하랴
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Mengapa orang harus berkeluh-kesah jika ia dihukum karena dosa-dosanya
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Miksi tuskittelee ihminen eläessään, mies syntiensä palkkaa?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Over hvad skal den levende sukke? Hver over sin Synd!
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Perché si rammarica un essere vivente, un uomo, per i castighi dei suoi peccati
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Por que se queixaria o homem vivente, o varão por causa do castigo dos seus pecados?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?¿Por qué se queja el hombre, el varón que vive en el pecado
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Pourquoi l`homme vivant se plaindrait-il? Que chacun se plaigne de ses propres péchés.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Prečo by si tedy sťažoval človek, dokiaľ žije, muž na kázeň za svoje hriechy?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Proč by tedy sobě stýskal člověk živý, muž nad kázní za hříchy své?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Przeczżeby tedy sobie utyskiwać miał człowiek żyjący, a mąż nad kaźnią za grzechy swoje.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?t zúgolódik az élõ ember? Ki-ki a maga bûneiért [bûnhõdik.]
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Varför knorrar då en människa här i livet, varför en man, om han drabbas av sin synd?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Wie murren denn die Leute im Leben also? Ein jeglicher murre wider seine Sünde!
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Δια τι ηθελε γογγυσει ανθρωπος ζων, ανθρωπος, δια την ποινην της αμαρτιας αυτου;
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Зачем сетует человек живущий? всякий сетуй на грехи свои.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?Защо би пороптал жив човек, всеки за наказанието на греховете си?
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?מה יתאונן אדם חי גבר על חטאו׃
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?لماذا يشتكي الانسان الحي الرجل من قصاص خطاياه.
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?活 人 因 自 己 的 罪 受 罰 、 為 何 發 怨 言 呢
İnsan, yaşayan insan Niçin günahlarının cezasından yakınır?活人 因 自己 的 罪受罰 、 為何發 怨言 呢

İlgili Sayfalar