Dedim ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğü yeterince nasıl bilinecek?Minder eenduidig is hoe de hoogte van de vergoeding zou moeten worden vastgesteld.
Her verilen ceza için o cezanın 2 katı kadar mükafat kazanılır.Za każde z tych przewinień można otrzymać 2 minutową karę.
Günümüz cezaevi yönetmeliklerinde koşullu salıverme ve cezanın belli oranda indirilmesi yer alır.För att bli av med honom utfärdas och verkställs dödsdomen därmed denna dag.
Dedim ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğü yeterince nasıl bilinecek?På så sätt visste man exakt hur mycket skatt de skulle betala.
Suç ve bunun karşılığı olan cezanın ancak kanun ile belirlenmesidir.Žádá si jen smrt a potrestání Déjaniry.
Her verilen ceza için o cezanın 2 katı kadar mükafat kazanılır.Jako výhra je vyplacen dvojnásobek vsazené částky.
Zeus'un öfkelenmesin demek bir cezanın gecikmemeli demektir.Istenkáromlás miatt nem egyszer súlyosan megbünteti Davidot.
Para burada cezanın tespiti görevi de görmüştür.A minősítés a büntetést is befolyásolta.
Cezanın da harekete yönelik olması gerekir, kişiye değil.Pitäisi haastaa itse asia, ei ihmistä.
Dedim ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğü yeterince nasıl bilinecek?Samassa yhteydessä määritetään varojen ja velkojen senhetkinen käypä arvo.
Dedi ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğünü yeterince bilmekle.S: »Det er godt fortalt og næsten skræmmende nærværende«.
Artık onun için ölüm cezasının geldiğine inanıyorum; fakat cezanın acısız olmasını arzu ediyorum.Jeg håber, at han i hvert fald får dødsstraf; men jeg ønsker, at straffens hårdhed bliver mildnet.
Fakat cezanın ağırlığı, Tanrı'nın, adı geçen durumdan ne kadar iğrendiğini göstermektedir.Betydningen af deres navn tyder på at Gud havde forkastet dem.
Anında cezanın sebep-sonuç ilişkisini görürsünüz.Politiet kan ha sett resultatet av et straffbart forhold i ettertid.
Suç ve bunun karşılığı olan cezanın ancak kanun ile belirlenmesidir.Semua kesengsaraan itu terjadi sebagai hukuman ilahi terhadap Ahas karena kejahatan dan kemurtadannya.
Sonunda Yahudiye kralı Herod Agrippa'ya başvurdu ve cezanın kaldırılmasını sağladı.Untuk menyenangkan hati orang Yahudi, raja Herodes Agripa I menyuruh menahan Petrus.
Suç ve bunun karşılığı olan cezanın ancak kanun ile belirlenmesidir.懲罰(ちょうばつ)とは、規則やルールに反する行為を行ったものに対し罰を与えて懲らしめることである。
Dedi ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğünü yeterince bilmekle.後(継ぎ)無きを(最)大なりとなす」と記すことからもわかる。
Cezanı çekeceksin" dedi."お裁き下さい」と言った。
Dedi ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğünü yeterince bilmekle.」趙勤说:「拜而得錢,非義所取。
Babası Trofim Morozov on yıl bir çalışma kampında çalışma cezası ve daha sonra idam cezanına çarptırıldı..因此,老莫罗佐夫,即特罗菲姆·莫罗佐夫被判处10年徒刑,并被投入了劳改营,随后被处决。
Bu Allah'ın vadettiği (söz verdiği) sevap ve iyiliğin, tehdit ettiği cezanın gerçekleşeceğine inanmaktır.”現在根據上帝的應許,“那以信為本的人和有信心的亞伯拉罕一同得福。
İlk çağlarda cezayı veren kurum ile cezanın yerine getirilmesini, yani infazı üstlenen kurum aynıydı.以前也有人像你一样,死刑很快就核准执行了。
Bir saat içinde cezanı buldun’ diyecekler.有一天,他们将被追究责任,”她说。
Artık onun için ölüm cezasının geldiğine inanıyorum; fakat cezanın acısız olmasını arzu ediyorum.我同意对他判处死刑,但我希望执行的方式不要过分残忍。
Dedim ki: Mükâfat ve cezanın büyüklüğü yeterince nasıl bilinecek?보상공정성이란 보상제도가 얼마나 공평한가에 대해 생각하는 정도이다.
Çünkü sizler cehlin elinde cezanızı çekiyorsunuz” diyerek ruhunu teslim eder.폐하께서는 스스로를 보존하십시오.”란 말을 남기고 물 속으로 투신하였다.
Bu durumda af, bir mahkemece verilmiş cezanın, hatta doğrudan doğruya suçun yok sayılmasıdır.Те получават същото наказание, въпреки че нямат същата вина.
Özel af ya yalnızca cezanın uygulanmasını hafifletir ya da tamamen ortadan kaldırır.Целта на тази замяна е да намали болката или да я премахне напълно.
Zeus'un öfkelenmesin demek bir cezanın gecikmemeli demektir.Zbog toga ih Zeus nije kaznio.
Burada cezanın orantılı, amaca uygun ve gerekli olması gereklidir.Predmet ugovorne obveze (činidba) mora biti objektivno moguća, odrediva i pravno dopuštena.
Cezanın da harekete yönelik olması gerekir, kişiye değil.Akcent kladie na hnutie, nie na cieľ.
Cezanın da harekete yönelik olması gerekir, kişiye değil.Ka nördimus on suunatud tegudele, mitte inimestele.
Ama genelde resmi kurallarla cezanın gerçekte uygulaması arasında önemli farklılıklar vardır.Sageli on aga oluline erinevus riigi ametliku poliitika ja selle rakendamise vahel.
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››종이 이리 저리 일 볼 동안에 저가 없어졌나이다 이스라엘 왕이 저에게 이르되 네가 스스로 결정하였으니 그대로 당하여야 하리라
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››ויהי עבדך עשה הנה והנה והוא איננו ויאמר אליו מלך ישראל כן משפטך אתה חרצת׃
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››وفيما عبدك مشتغل هنا وهناك اذ هو مفقود. فقال له ملك اسرائيل هكذا حكمك. انت قضيت.
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››僕 人 正 在 忙 亂 之 間 、 那 人 就 不 見 了 . 以 色 列 王 對 他 說 、 你 自 己 定 妥 了 . 必 照 樣 判 斷 你
Ama ben oraya buraya bakarken, adam kayboldu.›› verdi, ‹‹Cezanı çekeceksin.››僕人 正在 忙亂 之 間 、 那人 就 不 見 了 . 以色列 王對 他 說 、 你 自己 定妥 了 . 必 照樣 判 斷你
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Asi byste tím vyrobili spoustu pokut.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Bạn có thể bị phạt nhiều lần vì chạy quá tốc độ.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Certainement un grand nombre d'amendes pour excès de vitesse.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Dat kan veel bekeuringen opleveren.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Du vil modtage en masse fartbøder.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.속도 위반 딱지를 엄청 끊을거예요.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.S-ar lăsa cu amenzi.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Si potrebbero generare un sacco di multe per eccesso di velocità.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Te podrían poner un montón de multas.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Valószínűleg sokszor meg fognak büntetni gyorshajtás miatt.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Μπορεί να πάρετε πολλές κλήσεις για υπερβολική ταχύτητα.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.Это могло бы вылиться во множество штрафных талонов.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.אתם עלולים לחטוף המון דוחות.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.سوف تنتج الكثير من مخالفات المرور.
Bir sürü aşırı hız cezanız olur.それから2台の車 追いかけられる車と追跡用の車を
‹‹ ‹Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım.Če me pa po vsem tem še ne boste poslušali, vas hočem sedemkrat bolj kaznovati za grehe vaše,
‹‹ ‹Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım.Dacă, cu toate acestea, nu Mă veţi asculta, vă voi pedepsi de şapte ori mai mult pentru păcatele voastre.
‹‹ ‹Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım.En als u Mij dan nog niet gehoorzaamt, zal Ik u zevenmaal zwaarder straffen voor uw zonden.
‹‹ ‹Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım.Ha pedig ezek után sem hallgattok reám, hétszerte keményebben megostorozlak titeket a ti bûneitekért;
‹‹ ‹Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım.Jestliže ani tak poslouchati mne nebudete, tedy ještě sedmkrát více trestati vás budu pro hříchy vaše.
‹‹ ‹Bütün bunlara karşın beni dinlemezseniz, günahlarınıza karşılık cezanızı yedi kat artıracağım.Jos ette sittenkään kuule minua, niin minä vielä kuritan teitä seitsenkertaisesti teidän syntienne tähden.