cezalandırma ile cümle

cezalandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Kızı ağır biçimde cezalandırma; onun huyuna git.Do not punish the girl severely; go easy on her.
Singapur'da bir suçluyu cezalandırmanın bir yolu onu ya da onu kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish a criminal is to whip him or her.
Camı kırdığı için onu cezalandırmayın. O suçlanmayacak.Don't punish him for breaking the window. He is not to blame.
O sadece sorumluları cezalandırmak istedi.She wished to punish only those responsible.
Bir köpeği cezalandırmanın en iyi yolu nedir?What's the best way to punish a dog?
İsyancıları cezalandırmak için ona ısrar etti.They urged him to punish the rebels.
Lincoln güneyi cezalandırmak istemedi.Lincoln did not want to punish the south.
Singapur'da suçluları cezalandırmanın bir yolu da onları kırbaçlamaktır.In Singapore, one way to punish criminals is to whip them.
Öğrenci dersini daha iyi bilseydi öğretmen onu cezalandırmazdı.If the student had known his lesson better, the teacher would not have punished him.
Onu ağır bir biçimde cezalandırmalıyız.We must punish him severely.
Tom beni cezalandırmak istedi.Tom wanted to punish me.
Onlar onu cezalandırmak isteyecek.They'll want to punish him.
Neden seni cezalandırmak isteyelim?Why would we want to punish you?
Neden sizi cezalandırmak isteyelim?Why would we want to punish you?
Bazı anne babalar, çocuklarını yalan söylediklerinde cezalandırmazlar.Some parents don't punish their children when they lie.
Anne babam beni yaptığım bir şey için asla cezalandırmadı.My parents never punished me for anything I did.
Benim ebeveynlerim beni herhangi bir şey için neredeyse hiç cezalandırmadı.My parents hardly ever punished me for anything.
Çocukları cezalandırma!Don't punish the children.
Onun için Tom'u cezalandırma.Don't punish Tom for that.
Onların Tom'u cezalandırmak için planlama şekli biraz ciddi görünüyor.The way they plan to punish Tom seems kind of severe.
Onlar beni cezalandırmak istedi.They wanted to punish me.
Belki beni cezalandırman gerekir.Maybe you should punish me.
Bireysel suçların sonucunun ortak cezalandırma olması gerekir.The consequence of individual crimes should be collective punishment.
Tom'un ebeveynleri onu yaptığı için Tom'u cezalandırmaya karar verdiler.Tom's parents have decided to punish Tom for doing that.
Tom'u şiddetle cezalandırmak zorundayız.We must punish Tom severely.
Ebeveynlerimiz bizi asla cezalandırmadı.Our parents never punished us.
Umarım Robert'ın babası onu bunun için cezalandırmaz.I really hope Robert's dad didn't punish him for that.
Bazı eğiticiler filleri fiziksel cezalandırma kullanmadan eğitmeyi denemiştir.Some trainers have tried to train elephants without the use of physical punishment.
Cezalandırma, suçlunun ailesini de kapsayabilirdi.Punishment could also be extended to the criminal's family.
Zaferden sonra şehirli yetkililer çok sert cezalandırmalar uyguladılar.After their victory, the city authorities took drastic punitive measures.
Peroz Müdahale için Vakhtang'ı cezalandırmak için bir ordu gönderdim.Peroz I sent an army to punish Vakhtang for intervening.
Türkiye direkt antisemit hareketleri cezalandırmaktadır.Direct antisemitic actions in Turkey are prosecuted by the government.
Anyanka 1199 yılında Ural dağlarındaki Koskov vadisine, sadakatsiz bir adamı cezalandırmaya gider.Around 1199, Anyanka goes to the Koskov valleys above the Urals to curse an unfaithful man.
Ayrıca Aborijin yasalarını çiğneyenleri cezalandırmakta da kullanılır.They found further use in punishing those who broke Aboriginal law.
İyi davranışı ödüllendirme, kötü davranışı da cezalandırma anlamına gelir.I fear that it rewards bad behavior and punishes good.
Bu, Hristiyanlara karşı yapılan resmi cezalandırmaların sonu olarak kabul edilir.This marked the end of official persecution of Christians.
Cezalandırmak istedim." demiştir.He chose to give the penalty."
Lut’un duası üzerine Allah ahlaksız kavmi cezalandırmak üzere üç meleği görevlendirir.Above them are three angels, one carrying a palm.
25:5 Mahkeme, kadını baştan çıkaranı cezalandırmalı Ex.25:5 The court must fine one who sexually seduces a maiden — Ex.
Sözleşmeye taraf ülkeler, soykırım suçunu önlemek ve cezalandırmakla yükümlüdürler.The convention’s purpose is to prevent, suppress and punish genocide.
Aurelian, diğer dinden insanları cezalandırmadı.Heather now doesn't trust any of the other girls.
Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır.This method of punishment was anciently applied even to clerics.
İdam mangaları ayrıca politik suçluları cezalandırmak için de kullanıldı.In practice, the death penalty has also been used to sentence political protestors.
Ve bu işlemin gerçekleşmesini kolaylaştıran kişileri ciddice cezalandırmalıyız.And we should severely punish anybody who helps them do this.
Normal cezalandırma süreçleri altında,Under normal sentencing procedures,
Ve neden kendimi cezalandırmayayım diye düşündüm.So I thought why not punish myself?
Bu hisse senedi sahiplerini cezalandırmaktır.It would penalize the equity holders.
Ve insanlar bu cezalandırma meselesini duyar duymaz, işbirliği patlıyor.And as soon as people heard about the punishment issue going on, cooperation shoots up.
Buradakiler cezalandırmanın ne olduğu konusunda biraz şaşırmış durumdalar.People here get very confused about what a punishment is.
Cezalandırmanın pis bişey olduğunu düşünüyorlar.They think a punishment is something nasty.
Görüyorsunuz, cezalandırma işledi.You see, the punishment was working.
Ve bunu Maryland Kadın Cezalandırma Kurumu'ndan aldım.And I got this in the Maryland Correctional Institute for Women.
Seni buraya cezalandırmak için getirdim.I brought you here to punish you.
Sizden ricam bundan sebep benim öğrencilerimi cezalandırmayın, benim açık utancım yüzünden.I only ask that you not penalize my students for something for which I'm clearly to blame.
Neden göremiyorum bütün evi cezalandırmak için Bay Ba...I don't see why the entire house should be penalized for Mr. Ba... (STAMMERlNG)
Madem bu öfkeyle şimdi cezalandırmadı, İsyana da pek aldırmaz diyorsun.But now, because he has not visited in his anger, neither does he greatly regard arrogance.
Ya insanları cezalandırmak Ya da yeryüzünü sulayıp sevgisini göstermek için Yağmur gönderir.Whether it is for correction, or for his land, or for loving kindness, that he causes it to come.
Allah, her canı kazandığiyle cezalandırmak için (böyle yapar).That God may reward each soul for its deeds.
(Bak), benim (onları) inkarım (görülmemiş biçimde cezalandırmam) nasıl oldu!So I allowed the infidels respite and then seized them. How was My reprobation then!
Benim (onları) inkarım (cezalandırmam) nasıl oldu?How great was the change I wrought in their condition then!

İlgili Sayfalar