Ana içeriğe geç
Sözlük

cezaevi ile cümle

cezaevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hüküm giyerek, 33 ay Kayseri cezaevinde yattı.Il mourut de faim en prison en 33.
Bir yıl cezaevinde kaldı.Il passe un an en prison.
Fox River Eyalet Hapishanesi, gerçek hayatta Joilet Cezaevi ile birçok benzer yanı bulunmaktadır.La prison de Fox River est la copie presque fidèle de la prison de Joliet.
Ancak, O'Day bundan da bir şekilde kurtulmuş olmalı ki, 90 yıllık süre ile cezaevinde kalmadı.Pendant ce temps O'Neill prend un congé, sachant qu'il ne lui reste que quelques jours à vivre.
O ve eşi Fresnes cezaevinde tutuldu ama sonunda serbest bırakıldılar.Transféré à Fresnes, il est finalement libéré.
12.12.1989 tarihinde cezaevinden çıktı.Elle a été classée par arrêté du 12 juin 1920.
Siyasi nedenlerden dolayı tutuklanıp cezaevinde 12 yıl kaldı.Il est arrêté et condamné à douze ans d'emprisonnement.
Tutuklular mahkeme sürecinin başlaması için geçen 3 yılı cezaevinde geçirir.Les conjurés attendent trois ans en prison leur procès et leur jugement.
Cezaevinde dört buçuk yıl sonra serbest bırakılır.Il est cependant libéré après quatre mois et demi de détention.
Yarı açık cezaevleri açık cezaevine dönüştürülmüştür.Le château comtal est transformé en prison.
10 Ağustos 2011 tarihinde tutuklandı ve Metris Cezaevi'ne gönderildi.Le 10 janvier 2011, il est envoyé à la Prison d'Adiala.
Cezaevine girme sebebi de zaten sınırdan uyuşturucu geçirmektedir.Il a fait un malaise en prison à cause d'un sevrage de drogue.
Pretoria cezaevine ulaştıktan kısa bir süre sonra 12 Eylül 1977'de hayatını kaybetti.Falleció poco después de su llegada a la prisión de Pretoria, el 12 de septiembre.
1894 yılında serseriliği nedeniyle Buffalo'daki Erie County Cezaevi'nde 30 gün hapis yattı.En 1894, pasó treinta días en la penitenciaría de Erie County en Buffalo (Nueva York) por vagabundeo.
Kaunda'nın Ocak 1960'ta cezaevinden çıkması ile UNIP'in genel başkanlığını Kaunda'ya devretmiştir.Cuando Kaunda salió de la prisión el enero de 1960, fue elegido presidente de la UNIP.
Daha sonra hapis cezası aldı ve 10 yıl cezaevinde kaldı.Por tanto, tenía la oportunidad de ser liberado después de pasar 10 años en la cárcel.
Yılbaşını "Ford Açık Cezaevi"'nde geçirdi.Pasó las navidades de ese año entre rejas, internado en la prisión de Ford Open Prison.
1924'te Adolf Hitler Landsberg cezaevine girmişti; Angela, Viyana'yı gezmek için onu ziyaret etti.En 1924 Adolf fue confinado en Landsberg, y Angela hizo el viaje desde Viena para visitarlo.
Bunlardan birisi Diyarbakır Cezaevi'dir.Uno de éstos era una persona del centro de detención.
Adil cezaevinde, masum ve yalnız bir adam olarak ölmüştür.Su padre había muerto en prisión como un hombre inocente.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Actualmente esta en prisión.
Yahya Demirel kısa bir süre de cezaevinde yattı.Tagle pasó un breve tiempo en la cárcel.
Bu rolde cezaevi memuru rolünü oynamıştır.Su papel era el de un guardia penitenciario.
24 Temmuz 1999'da ceza süresini tamamlayarak cezaevinden tahliye edildi.Fue el 26 de julio que trató de realizar su liberación.
Tatlıses doğduğunda babası cezaevinde bulunmaktaydı.En la fecha de su nacimiento su padre era director de prisiones.
Dizinin çekimleri, Sinop Cezaevi'nde gerçekleşti.Sus ceremonias matrimoniales se llevaron a cabo en la cárcel del Condado de Cook.
Video klip, ABD'de bir cezaevinde çekilmiştir.El videoclip se rodó en Estados Unidos.
1972 yılında tutuklanarak cezaevine girdi ve kısa ömrünün büyük bir bölümünü cezaevinde geçirdi.1937 Durante la guerra civil cae prisionero y cumple una breve condena.
İşlenen bir cinayetin şüphelisi olarak tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.Marido de mujer desaparecida arrestado bajo sospecha de asesinato.
Akbar Ganji 22 Nisan 2000'den beri Evin Cezaevi'nde tutulan İranlı bir gazetecidir.Akbar Ganji è un giornalista iraniano imprigionato nella prigione di Evin dal 22 aprile 2000.
Bu ismi Odessa Cezaevi'ndeki bir gardiyandan almıştı.Così gli fu assegnato un posto di guardia carceraria in una prigione di Odessa.
O ve eşi Fresnes cezaevinde tutuldu ama sonunda serbest bırakıldılar.Alla Liberazione, fu detenuto nella prigione di Fresnes e poi rimesso in libertà per età avanzata.
13 Temmuz günü, Huber, Alexander Schmorell birlikte Münih-Stadelheim Cezaevi'nde giyotin ile idam edildi.Il 13 luglio 1943 venne ghigliottinato insieme con Alexander Schmorell nella prigione di Monaco.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Finisce anche lui in prigione.
Metris veSağmalcılar Cezaevi'nde kaldı.I bracconieri invece rimangono in prigione.
Ertesi gün cezaevine kondu.Si costituisce in carcere il giorno successivo.
1977 yılında tutuklanıp cezaevine kondu.Nel luglio 1977 viene arrestata e condannata a una pena detentiva.
1975'te tutulduğu cezaevinde öldürüldü.Nel 1975 fu condannato all'ergastolo.
Yaklaşık beş yıl cezaevinde yattıktan sonra 1996'da şartlı tahliye edildi.Rimasero in carcere per circa cinque anni e rilasciati nel 1996.
1920'de Cork belediye başkanı Terence MacSwiney, Brixton Cezaevinde açlık grevindeyken öldü.Il suo successore, Terence MacSwiney, morì in uno sciopero della fame nel carcere di Brixton, a Londra.
25 Ekim'de cezaevinden tahliye edildi.Fu rilasciato dalla franchigia il 25 agosto.
Daha sonra hapis cezası aldı ve 10 yıl cezaevinde kaldı.Il giorno seguente viene arrestato e trascorse 10 giorni in carcere.
Birkaç gün sonra, 14 Eylül günü tutuklanan Oktay, Toptaşı Cezaevi'ne konuldu.Qualche giorno dopo, dal 9 novembre, Gaeta fu posta in stato di assedio.
Bu grup daha sonra cezaevi direniş hareketinin çekirdeğini oluşturacaktır.Successivamente apparirà nuovamente come ostaggio del Clown Principe del Crimine.
Erişim tarihi: 11 Eylül 2012. ^ "Humus Cezaevi'nde İsyan".11 dicembre 2010. ^ La lettera ultimatum dei boss: revocate il carcere duro.
Krisyan Ayaş'ta cezaevinde kaldı.Rovine Joker è ancora rinchiuso nell'Arkham Asylum.
12 Eylül'de tutuklanarak bir süre cezaevinde kaldı.Condotto in carcere il 12 gennaio, vi rimase un solo giorno.
24 Ekim 2006 tarihinde çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiler.La sera del 4 ottobre fu trasferita nella Casa di detenzione preventiva.
1983 mayısında tutuklandı ve 1991 martına kadar cezaevinde kaldı.Fu arrestato nel mese di marzo e detenuto fino a luglio.
Kendine iş aramaktadır fakat, cezaevinden çıktığı için hiç kimse iş vermek istemez.Quando esce dal carcere, però, non trova nessuno che le offra un lavoro.
Cezaevinde geçirilen süre suçun ağırlığına göre değişir.La durata della punizione variava a seconda delle colpe.
Nihayet 4 yıl aradan sonra Sürmeli Oteli'nde tekrar yakalanmış ve Kartal Cezaevi'ne gönderilmiştir.Quattro anni dopo fu trasferito alla diocesi di Castello.
22 Eylül 2012'de, cezasını çekmek üzere tutuklandı ve Evin Cezaevi'ne nakledildi.Il 2 settembre 2014 è stato trasformato da casa circondariale a casa di reclusione.
Cezaevinden çıktıktan sonra çok çeşitli işlerde çalıştı.После выхода из тюрьмы трудилась на различных работах.
11 Haziran 1345 tarihinde, Apokaukos korumalarını almadan aniden yeni cezaevini denetlemeye karar verdi.11 июня 1345 года Апокавк вдруг решил проверить новую тюрьму без сопровождения своих телохранителей.
Bunun üzerine Yavuz, Tekirdağ Kapalı Cezaevine sevk edilmiştir.Затем Yavûz доставил его в Измит.
Zaman Lordlarının milyonlarca Dalek'i hapsetmek için yaptığı Dalek şeklindeki bir cezaevi gemisi.Далеки выпускают из миниатюрной тюрьмы миллионы далеков, пленённых повелителями времени.
21 Mart - San Francisco açıklarındaki Alcatraz Cezaevi resmi olarak kapatıldı.21 марта — закрылась тюрьма Алькатрас.
Bir yıl cezaevinde kaldı.Просидел год в тюрьме.
M. Ali Ağca Cezaevinden kaçırıldığı için idam edilemedi.Поэтому Гарри не казнили за убийство дяди.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
cezaevi ile cümle - Sayfa 5 - cezaevi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App