O, çocuklarını cezalandırdı.She punished her children.
Geç kalanlar için bir ceza düşünülüyor mu?Is a punishment for latecomers being considered?
Cezaevleri yeterli değil.Prisons aren't enough.
Tom para cezası ödüyor.Tom is paying a fine.
Bu ilk defa para cezası verişim.This is the first time I've paid a fine.
Kimse fiyaskodan dolayı cezalandırılmadı.No one was punished for the fiasco.
Ben bu para cezasını ödeyemem. Param yok.I cannot pay this fine. I don't have money.
Hiç para cezası ödedin mi?Have you ever paid a fine?
Tom para cezasını henüz ödemedi.Tom hasn't paid the fine yet.
En son ne zaman bir para cezası ödedin?When was the last time you paid a fine?
O kamu hizmeti cezasına çarptırıldı.He was sentenced to community service.
1962'ye kadar Cezayir bir Fransız mandasıydı.Until 1962, Algeria was a French mandate.
Cezayir 1962'de Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.In 1962, Algeria gained independence from France.
1962'den beri Cezayir bağımsız bir devlet olmuştur.Since 1962, Algeria has been an independent state.
Almanya'da çok Cezayirli var mıydı?Were there a lot of Algerians in Germany?
Almanya'da çok Cezayirli buldun mu?Did you find a lot of Algerians in Germany?
Cezayir, Kuzey Afrika'da bir ülkedir.Algeria is a country in North Africa.
Öğrenci dersini daha iyi bilseydi öğretmen onu cezalandırmazdı.If the student had known his lesson better, the teacher would not have punished him.
Cezayir nerede bulunuyor?Where is Algeria situated?
Cezayir benim ülkem.Algeria is my country.
Cezayir Kuzey Afrika'da yer almaktadır.Algeria is situated in North Africa.
Mohamed Dib, Cezayirli bir yazardır.Mohamed Dib is an Algerian author.
Assia Djebar Cezayirli bir yazardır.Assia Djebar is an Algerian author.
Cezayir, Afrika'nın en büyük ülkesidir.Algeria is Africa's largest country.
Cezalandırılmayı sevmiyor.He does not like being punished.
Cezayir'in yedi tane ülkeyle sınırları vardır.Algeria has borders with seven countries.
Arapçada Cezayir'e "El-Jazair" denir.Algeria is called "Al-Jazair" in Arabic.
Cezayir'in berbericedeki adı "Ldzayer" dir.Algeria is called "Ldzayer" in Berber.
Cezayir, Kuzey Afrika'daki en büyük ülkedir.Algeria is the largest country in North Africa.
Onlar Cezayir'de buluştular ve Fransa'da tekrar bir araya geldiler.They met in Algeria and they met again in France.
O Cezayir'de mi yaşıyor?Does he live in Algeria?
Cezayir'de mi yaşıyorlar?Do they live in Algeria?
Suçlu olmamalarına rağmen cezalandırıldılar.Although they were not guilty, they were charged.
Onlar cezalandırılmalı.They must be punished.
Suçlarından dolayı cezalandırıldı.He was punished for his crimes.
O, suçları için cezalandırıldı.She was punished for her crimes.
Şuçlarından dolayı cezalandırıldılar.They were punished for their crimes.
Tom hapishanede 10 yıl hapis cezasına mahkum edildi.Tom was sentenced to 10 years in prison.
Onu ağır bir biçimde cezalandırmalıyız.We must punish him severely.
Şiddetle cezalandırılmalıdır.She must be severely punished.
Ağır bir şekilde cezalandırılmalı.He must be severely punished.
Ölüm cezasının kaldırılmasını düşündüm.I thought the death penalty should be abolished.
Ruhsatsız balık avlamaktan ceza yedim.I was fined for fishing without a license.
Tom beni cezalandırmak istedi.Tom wanted to punish me.
Onlar onu cezalandırmak isteyecek.They'll want to punish him.
Neden seni cezalandırmak isteyelim?Why would we want to punish you?
Neden sizi cezalandırmak isteyelim?Why would we want to punish you?
Tom'un yaptığı için cezalandırılmasını istiyor musun?Do you want Tom punished for what he did?
Tom ömür boyu hapis cezasını sevgi cümleleri yazarak geçirmeyi istiyor.Tom intends to spend his life sentence writing sentences about love.
Ceza evine gitmeden önce yaptığım şeyi yapmak istiyorum.I want to do what I used to do before I went to prison.
Tekrar yapmak istemediğim tek şey cezaevinde vakit geçirmektir.One thing I don't ever want to do again is spend time in prison.
Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.The authorities fined the shop because of a disorder in the electronic balance.
Suçlular cezalandırılmalıdır.Criminals should be punished.
Senin gibi biri bu cezayı hak etmiyor.Someone like you doesn't deserve this punishment.
Seni umursamazlığın yüzünden cezalandırıyorum.I'm punishing you for your negligence.
Cezaevinde yemek daha iyiydi.The food was better in prison.
Bazı anne babalar, çocuklarını yalan söylediklerinde cezalandırmazlar.Some parents don't punish their children when they lie.
Anne babam beni yaptığım bir şey için asla cezalandırmadı.My parents never punished me for anything I did.
Benim ebeveynlerim beni herhangi bir şey için neredeyse hiç cezalandırmadı.My parents hardly ever punished me for anything.
Tom'u cezalandırdım.I punished Tom.