Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.And with them maidens of modest look and large lustrous eyes,
Böylelikle arkalarını çevirip ondan kaçmaya başladılar.But they turned their backs on him and went away.
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.So you ignore them for a time
Sen bir süreye kadar onlardan yüz çevir.So turn away from them for a time
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş yaşıt kadınlar vardır.With companions of modest look, the same in age, by their side.
Sizler ise, ondan yüz çeviriyorsunuz.To which you pay no heed.
Ama çoğu yüz çevirdiler. Artık onlar dinlemezler.And yet most of them are averse and do not listen,
Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: "Selam" de.Turn away from them and say: "Peace."
Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir."But they turned away from him, and said: "He is well-instructed, (but) possessed."
İnkar edenler ise, uyarıldıkları şeyden yüz çeviren(kimseler)dir.Yet the unbelievers turn away from the warning.
Dediler ki: "Sen, bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin?They said: "Have you come to turn us away from our gods?
Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.Turn away from them. You will not be blamed.
Şimdi, o yüz çevireni gördün mü?Have you seen him who turns his back,
Onlar bir ayet (mucize) görseler, sırt çevirirler ve: "(Bu,) Süregelen bir büyüdür" derler.But if they see a sign they turn away, and say: "This is the same old lie continuing,"
Öyleyse sen onlardan yüz çevir.So turn away from them.
Eğer doğru söylüyorsanız, onu, (çıkmakta olan canı) geri çevirsenize.Can you not bring him back? (Answer) if you are truthful
İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?Turn your eyes again. Do you see any fissures?
Kafirler için olan bu (azabı) geri çevirecek yoktur.Upon the infidels -- which none would be able to repel --
Yüz çevirip arkasını döneni çağırır-durur.It will summon whoever turns his back and flees,
"Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır."He will then return you back to it, and bring you out again.
Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah), onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürükler.But whoever turns away from the remembrance of his Lord, will be given increasing torment by Him."
Sonra da sırt çevirdi ve büyüklük tasladı (istikbar).Then turned his back and waxed proud,
Buna rağmen, bunlara ne oluyor ki öğütten yüz çevirip duruyorlar?Why then do they turn away from the admonition
Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.But only disavowed and turned away;
Derken işi bir düzen içinde evirip çevirenlere,And direct affairs by command,
Surat astı ve yüz çevirdi;HE FROWNED AND turned away,
Ancak kim yüz çevirir ve inkar ederseOther than him who turns his back and denies,
Ki o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.Who denied (the truth) and turned away.
Sonra aşağıların aşağısına çevirdik.Then brought him down to the lowest of the low,
Gördün mü? Ya (bu engellemek isteyen) yalanlıyor ve yüz çeviriyor ise.Have you thought that if he denies and turns away,
Kendini bilmezden başkası İbrahim'in dininden yüz çevirmez.Who will turn away from the creed of Abraham but one dull of soul?
Yüzünü göğe çevirip durduğunu görüyoruz.We have seen you turn your face to the heavens.
Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette çevireceğiz.We shall turn you to a Qiblah that will please you.
Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz yerde yüzlerinizi o yöne çevirin.So turn towards the Holy Mosque, and turn towards it wherever you be.
Her nereden yola çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, şüphesiz bu Rabbinden bir haktır.Wherever you come from turn towards the Holy Mosque: This in truth is from your Lord.
Ama savaş onlara farz kılınınca, az bir kısmı müstesna yüz cevirdiler. Allah zalimleri bilir.But when they were ordered to fight they turned away, except for a few; yet God knows the sinners.
Onlar temelli yüz çevirenlerdir.But some, being averse turn away,
Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah bozguncuları bilir.If they turn away (remember) God knows the mischief-mongers.
Eğer yüz çevirirlerse: "Bizim müslüman olduğumuza şahid olun" deyin.If they turn away you tell them: "Bear witness that we submit to Him."
Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.Then any one who turns away will be a transgressor."
Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün.If they do not, seize them wherever they are and do away with them.
Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe ondan yüz çevirirlerdi.Yet no sign of their Lord comes to them but they turn away from it.
Ayetleri nasıl türlü türlü açıkladığımıza bir baksana, sonra da onlar yüz çevirirler.See how We inflect Our signs: Even then they turn aside.
İşte Allah budur, nasıl yüz çevirirsiniz?This is God: So whither do you stray?
Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.We shall punish those severely who turn away: A requital indeed for having turned aside.
Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.Now even if He makes them hear they will turn away (in obduracy).
Allah onlara bol nimetinden verince, cimrilik ettiler, yüz çevirdiler. Zaten dönektirler.But when He gave them of His bounty they became greedy, and then turned away.
"Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, ben sizden bir ücret istemiyorum.If you turn away from me (remember) I do not ask any recompense from you.
Eğer yüz çevirirseniz o zaman ben doğrusu hakkınızda büyük günün azabından korkarım.But if you turn away, I fear the punishment of a terrible Day for you.
"Ey Milletim! Benim taraftarlarım size göre Allah'tan daha mı değerlidir ki Allah'a sırt çevirdiniz?He said: "My clan seems mightier to you than God whom you neglect and push behind your backs.
Onlara sırt çevirdi, "Vah, Yusuf'a yazık oldu!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü.Enquire from the people of that city, or ask the men of the caravan with whom we have come.
Göklerde ve yerde nice belgeler vardır ki, yanlarından yüzlerini çevirerek geçerler.How many a sign there is in the heavens and the earth which most men pass by and ignore,
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.And though We had given them Our signs they turned away from them.
Eğer yüz çevirirlerse, sana düşenin sadece açıkça tebliğ olduğunu bil.If they still turn away, your duty is to warn them in clear terms.
Sen benim tanrılarımdan yüz çevirmek mi istiyorsun?If you do not desist, I shall have you stoned to death.
Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."Peace on him who follows the way of guidance.
İnsanların hesap görme zamanı yaklaştı, fakat onlar hala habersiz, hakdan yüz çeviriyorlar.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Hayır; onların çoğu gerçeği bilmez de yüz çevirirler.But most men do not know the truth and turn away.
Göğü karışıklıktan korunmuş bir tavan kıldık; oysa onlar bundaki delillerden yüz çeviriyorlar.And We made the sky a well-protected roof. Still they turn away from His signs!
Ama onlar Rablerinin Kitabından yüz çevirmektedirler.Yet from a mention of their Lord they turn away.