Bir sonraki olayin adı çeteler.Следващата част се нарича тълпи.
Bir sonraki olayin adı çeteler.Следующая функция называется "толпа".
Bir sonraki olayin adı çeteler.אם כן, העמוד הבא נקרא אספסוף.
Bir sonraki olayin adı çeteler.إذا فالخطوة القادمة تدعى التجمهر.
Bir sonraki olayin adı çeteler.もう少し統計的な情報を得ることができます
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Aby Bloods i Crips (znane z rywalizacji gangi) wiedzieli, na kogo głosować.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.C'est pour que les gangs des Bloods et des Crips sachent pour qui voter.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Damit die Bloods und die Crips wissen, für welche Seite sie stimmen sollen.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Es para que los Cripsy los Bloods sepan por quién votar.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.In questo modo i Bloods e i Crips sanno per chi votare.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye. (Kahkahalar)Để cho Bloods và Crips biết nên bầu cho bên nào mà thôi (Cười lớn)
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye. (Kahkahalar)حتى يعرف عصابات (الكربز) و (البلدز) لمن يصوتون - (ضحك)
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye. (Kahkahalar)二極化の傾向は政治エリートに 最も強く見られるものであり
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.그것은 각각 블러드와 크립스 갱단이 누구를 찍어야 하는지 알게 하는 것입니다.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Mert így a bandák tudni fogják melyik oldalra kell szavazni.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Pentru ca Bloods și Crips să știe cu ce partid să voteze.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Zodat de Bloods en de Crips weten voor wie ze moeten stemmen.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Έτσι ώστε έκαστη συμμορία να ξέρει ποιον να ψηφίσει.
Blood ve Crip çetelerinin üyeleri hangi tarafa oy verdiklerini bilsinler diye.Чтобы Блады и Крипы знали, за кого голосовать.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.Así como usted se mueve hacia la derecha en la tabla periódica, el tamaño disminuye.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.Dlatego, kiedy przesuwasz się w prawą stronę, rozmiar atomu maleje.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.Então, como você se move para a direita na tabela periódica, o tamanho diminui.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.한 주기에서 오른쪽으로 갈 수록 크기는 줄어 듭니다.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.Så når du flytter til højre den periodisk tabel, størrelse mindskes.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.So wie Sie nach rechts zu verschieben, auf die Periodensystem, verkleinert.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.Takže směrem doprava v periodické tabulce se velikost atomu zmenšuje.
Böylece, periyodik cetvelde sağa gidildikçe boyut küçülür.Отож, що правіше ми в періодичній таблиці, то менші розміри атомів.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Älä likaa itseäsi tyhjänpäiväisillä sanoilla kuten "suru" ja "rakkaus".
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Befläcka inte dig själv med triviala ord- -som "sorgligt" och "älskar", unga dam.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Não te deixes enganar com palavras tão banais como "triste" e "amos", jovem.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Nie kalaj się tak trywialnymi słowami jak "smutek" i "miłość", panienko.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Non insudiciarti la bocca con parole così banali come "tristezza" e "amore", signorina.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.No te deshonres con palabras tan triviales como "tristeza" y "amor", jovencita.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Smuds dig ikke til med trivielle ord - - som "sørgeligt" og "elsker", unge dame.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Μην αυταπατάσαι με τόσο τετριμμένες λέξεις όπως "θλίψη" και "αγάπη", νεαρή.
Böyle "üzücü", "sevgi" gibi çetrefilli sözlerle kendini kandırma, küçük hanım.Не оскверняй себя такими пустыми словами, как "ужасный" и "любить", девушка.
Boyut olarak cetvelden çok küçük olsa da kütlesi cetvelle aynı.질량을 가진 아주 작은 점을 말하고 있습니다; 자보다 훨씬 작지만, 질량은 같습니다.
Boyut olarak cetvelden çok küçük olsa da kütlesi cetvelle aynı.אך בעל מסה של 10 קילוגרם. היא הרבה יותר קטנה, אך יש לה את אותה מסה כמו לסרגל.
Browne. Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.OF SPERMA CETI ÉS A SPERMA CETI bálna.
Browne. Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.SPERMA CETI되며, SPERMA CETI 고래의.
Browne. Sperma Ceti VE Sperma Ceti BALİNA VE.VON SPERMA CETI UND DAS SPERMA CETI WHALE.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Dia benar-benar menempatkan tulang kaki dodo dalam scanner - dengan penggaris.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Dieser Typ - ich mag ihn sehr - hat die Beinknochen eines Dodo gescannt - und zwar mit einem Lineal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Egy dodólábat berakott a szkennerbe - és mellé egy vonalzót.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Han lagde en drontes benknogler i en scanner -- med en lineal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Hän laittoi dodon jalkaluita skanneriin -- viivaimen kanssa.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Han satte skelett från ett dodo-ben i en scanner -- tillsammans med en linjal.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Il a scanné les os de la patte d'un dodo -- avec une latte à côté.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Puso un hueso de la pierna de un dodo en un escáner con una regla.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Questo ragazzo - Amo questo ragazzo! ha messo l'osso di una zampa di un dodo in uno scanner con un righello.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Skeniral je dodove nožne kosti -- z ravnilom.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Έβαλε τα κόκαλα από τα πόδια ενός Ντόντο σε ένα σκάνερ -- με ένα χάρακα.
Bu adam-- Bu adama aşığım! Bir dodo ayak kemiğini bir tarayıcıya koymuş-- bir cetvelle birlikte.Він поклав кістки дронту в сканер - з лінійкою.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.Ci goście byli w brygadzie pracowniczej mieszając asfalt pewnego ranka z boku autostrady.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.Deze kerels waren deel van een arbeidersploeg die asfalt mengde op een ochtend langs de snelweg.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.Diese Männer waren Teil einer Gruppe von Arbeitern, die eines Morgens am Straßenrand Asphalt mischten.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.Donc ces hommes étaient dans une bande de travailleurs qui mélangeaient l'asphalt un matin au bord de la rue.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.Estos tipos estaban en el grupo de trabajadores mezclando asfalto una mañana en un lado de la carretera.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.Ezek a fickók egy munkásbrigádban voltak, az aszfaltot keverték egyik reggel az út mellett.
Bu adamlar bir sabah anayol tarafinda asfalti karistiran bir isci cetesindeydi.이 사람들은 같은 작업조에 있었는데 어느 아침 고속도로 옆에서 아스팔트를 섞고 있었습니다.