Peki, bir-iki cesur ruh.Bueno, una o dos almas valientes.
Peki, bir-iki cesur ruh.Jeden, dwóch odważnych.
Peki, bir-iki cesur ruh.음, 한 두명 정도의 용감한 사람들이 있군요.
Peki, bir-iki cesur ruh.Mda, unu sau doi curajoşi.
Peki, bir-iki cesur ruh.Mmh, une ou deux âmes braves.
Peki, bir-iki cesur ruh.Nåväl, en eller två modiga själar.
Peki, bir-iki cesur ruh.No, jeden dva odvážlivci.
Peki, bir-iki cesur ruh.Nos, csak egy - két bátor van közöttünk.
Peki, bir-iki cesur ruh.Nun, ein oder zwei tapfere Seelen.
Peki, bir-iki cesur ruh.Ồ, một hay hai tâm hồn dũng cảm.
Peki, bir-iki cesur ruh.Terlihat, satu atau dua jiwa yang berani.
Peki, bir-iki cesur ruh.Zo, een of twee dappere zielen.
Peki, bir-iki cesur ruh.Λοιπόν, ένας ή δύο γενναίοι.
Peki, bir-iki cesur ruh.Гм, один или два смельчака.
Peki, bir-iki cesur ruh.Е, един-двама смелчаци.
Peki, bir-iki cesur ruh.ה-"גארדיאן" לא מזמן.
Peki, bir-iki cesur ruh.حسنا .. شخص او اثنان .. يالكم من شجعان
Peki, bir-iki cesur ruh.実はこれ ある疫学者からの引用です
Per tüm yazılarının bilgi dolu olduğu cesur bir gazeteci.Per es un periodista valiente y sus informes son casi siempre altamente informativos.
Per tüm yazılarının bilgi dolu olduğu cesur bir gazeteci.Пер смелый журналист и его репортажи почти всегда высоко информативны.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass," avere una faccia di bronzo.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass" (fuerte como el metal)
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as Brass." (îndrăzneț ca bronzul)
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass." (Literal:"Tão ousado como Brass")
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı." as bold as brass " (très culotté).
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.'as bold as brass' (zo dapper als koper/brass).
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."as bold as brass"(堂々とした) という表現が初めて使われたのです 多くの人は真鍮(brass)から来ていると思っていますが
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."bátor, mint Brass [réz]" kifejezésnek.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."브라스만큼 대담한"이라는 표현을 처음으로 사용한 기록이 있습니다.
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."odvážný jako mosaz ".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."rắn như đồng." Hầu hết mọi người nghĩ rằng người ta nói về kim loại
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."så modig som brass (messing)."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."śmiały jak brass".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."so stark wie Brass". Viele glauben,
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."πολύ τολμηρός".
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.[досл. бесстыдный как медь]
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı."смел като Брас." (или "силен като месинг")
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.מופיע התיעוד הראשון של השימוש במונח "אמיץ כבראס."
"pirinç kadar cesur" (ç.n.: pirinç: madeni alaşım, İng. brass) sözcük öbeği kullanılmaya başlandı.من أول استخدام مسجل لعبارة "جريء كالنحاس."
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.A vörösbegy volt, nyilván egy izgalmas, merész hangulatot.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Das Rotkehlchen war offenbar in eine faszinierende, fett Stimmung.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.El petirrojo estaba evidentemente en un estado de ánimo fascinante y audaz.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Het roodborstje was blijkbaar in een fascinerende, gedurfde stemming.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Il pettirosso era evidentemente in un affascinante, stato d'animo audace.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.로빈은 매혹적인, 대담한 분위기 분명히했다.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Le merle était évidemment dans un fascinant, d'humeur audacieuse.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.O robin era, evidentemente, em um modo fascinante em negrito.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin a fost evident într-o stare de spirit fascinant, bold.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin bol zrejme vo fascinujúcej, odvážne náladu.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin był ewidentnie w fascynujący, nastrój pogrubione.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin byl zřejmě ve fascinující, odvážné náladu.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin được rõ ràng trong một tâm trạng hấp dẫn, táo bạo.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin itu jelas dalam suasana hati, berani menarik.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin je bil očitno v fascinantno, krepko razpoloženje.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Robin oli ilmeisesti kiehtova, rohkea mieliala.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.The Robin var åbenbart i en fascinerende, fed stemning.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.The Robin var tydligen i en fascinerande, fet stämning.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Ο Robin ήταν προφανώς σε μια συναρπαστική, τολμηρή διάθεση.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Робин был, очевидно, в увлекательной, смелые настроения.
Robin büyüleyici, cesur bir ruh hali içinde belirgin oldu.Робин е очевидно в очарователни, смели настроение.