cesur ile cümle

cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.John là một trong chừng một tá những người vô cùng anh hùng và can đảm mà đã xung phong thí nghiệm điều trị.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.O John é um da quase uma dúzia de pessoas muito heroicas e corajosas que se voluntariaram para este estudo.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.Ο John είναι ένας από τους δεκάδες πολύ θαρραλέους ανθρώπους που συμμετείχαν εθελοντικά σε αυτή την έρευνα.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.Джон е един от около дузина много героични, смели хора, които бяха доброволци за теста.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.Джон є одним з дюжини тих сміливих, відважних людей, які добровільно погодилися на експеримент.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.ג'ון הוא אחד מכתריסר אנשים מאד אמיצים וגיבורים אשר התנדבו למחקר זה.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.جون هو واحد من بين العشرات من الأشخاص البطوليّين والشجعان الذين تطوعوا للإختبار.
John, araştırma için gönüllü olan son derece kahraman yürekli, cesur insanlardan sadece biri.進んで参加した十数人の非常に勇敢な 英雄の1人です このようなリスクを
Kardeşin çok cesurmuş.Din lillebror er meget speciel.
Kardeşin çok cesurmuş.Din yngre bror är verkligen speciell.
Kardeşin çok cesurmuş. O canavarla böyle karanlıkta kalmak.Certo che ne ha di fegato, tuo fratello, per starsene lì dentro al buio con un mostro come quello.
Kardeşin çok cesurmuş.O teu irmão mais novo tem muito que se lhe diga.
Kardeşin çok cesurmuş.Pikkuveljesi on aikamoinen.
Kardeşin çok cesurmuş.Tu hermano pequeño es extraordinario.
Kardeşin çok cesurmuş.Twój młodszy brat jest niesamowity.
Kardeşin çok cesurmuş.Ο μικρός αδελφός σου είναι πραγματικά απίστευτος!
Kardeşin çok cesurmuş.Твой младший брат просто молодец.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.A braci ich, mężów dużych, sta dwadzieścia i ośm, i przełożony nad nimi Zabdyjel, syn Giedolima.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.A ich bratov, hrdinských mužov, bolo sto dvadsaťosem, a dozorcom nad nimi bol Zabdiel, syn Haggedolímov.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.Bratří pak jejich, mužů udatných, sto dvadceti osm, jimž představen byl Zabdiel syn Gedolimův.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.Dari kaum ini ada 128 orang pahlawan yang gagah perkasa. Pemimpin mereka adalah Zabdiel, anak Gedolim
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.e i loro fratelli uomini valorosi, in numero di centoventotto; Zabdiel figlio di Ghedolìm era loro capo
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.És az õ atyjokfiai, vitéz férfiak, százhuszonnyolczan, elõljárójok volt pedig Zabdiel, a Haggedólim fia.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.et leurs frères, vaillants hommes, cent vingt-huit. Zabdiel, fils de Guedolim, était leur chef.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.in njih bratov, hrabrih junakov, sto osemindvajset. In nadzornik jim je bil Zabdiel, sin Hagedolimov.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.또 그 형제의 큰 용사니 도합이 일백 이십 팔명이라 하그돌림의 아들 삽디엘이 그 감독이 되었느니라
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.og deres brødre, hundre og åtte og tyve dyktige menn. Sabdiel, sønn av Haggedolim, var tilsynsmann over dem.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.og hans Brødre, dygtige Mænd 128. Deres Befalingsmand var Zabdiel, Gedolims Søn.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.şi fraţii lor, oameni viteji, o sută douăzeci şi opt; Zabdiel, fiul lui Ghedolim, era căpetenia lor.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.y sus hermanos, guerreros valientes, eran 128, de los cuales era supervisor Zabdiel hijo de Gedolim
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.и братья его, люди отличные – сто двадцать восемь. Начальником над ними был Завдиил, сын Гагедолима.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.ואחיהם גבורי חיל מאה עשרים ושמנה ופקיד עליהם זבדיאל בן הגדולים׃
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.واخوتهم جبابرة بأس مئة وثمانية وعشرون. والوكيل عليهم زبديئيل بن هجدوليم.
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.還 有 他 們 弟 兄 大 能 的 勇 士 、 共 一 百 二 十 八 名 . 哈 基 多 琳 的 兒 子 撒 巴 第 業 是 他 們 的 長 官
kardeşlerinden oluşan 128 cesur yiğit. Haggedolim oğlu Zavdiel onlara önderlik ediyordu.還有 他 們 弟兄 大能 的 勇士 、 共 一百二十八 名 . 哈 基多 琳 的 兒子 撒 巴 第業 是 他 們的 長官
"Kesinlikle, efendim," Mrs. Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""알겠습니다, 각하,"부인 홀 고 말했다. "그리고 부탁대로 너무 강렬하게 수있다면 -"
"Kesinlikle, efendim," Mrs. Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir."واضاف "بالتأكيد ، يا سيدي ،" وقالت السيدة القاعة. "وإذا أنا قد تجعل جريئة وذلك لنسأل --"
"Kesinlikle, efendim," Mrs. Hall söyledi. "Ve soracak kadar kadar cesur olabilir.""私は考えている、、すべてです"と静かに魅力的な空気と見知らぬ人が言った、
Kısmen, bunun suçlusu cesur bir kadın olan annemdi.그리고 저의 어머니인, 용감한 숙녀가, 부분적으로 비난받의 소지가 있는데,
Kısmen, bunun suçlusu cesur bir kadın olan annemdi.Und meine Mutter, eine mutige Frau, hatte daran teilweise Schuld.
Kısmen, bunun suçlusu cesur bir kadın olan annemdi.Y mi madre, una señora valiente, era en parte culpable,
Kısmen, bunun suçlusu cesur bir kadın olan annemdi.ואמא שלי, אישה אמיצה, הייתה אשמה חלקית,
Kısmen, bunun suçlusu cesur bir kadın olan annemdi.وامي الشجاعة كانت تلومني
Kısmen, bunun suçlusu cesur bir kadın olan annemdi.彼女にも非があります 私をニューヨーク自然史博物館に連れて行き
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, che conosce il segreto del Quinto Laboratorio, si è scatenato parecchio.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, który zna tajemnicę Piątego Laboratorium, zaczął ostro szaleć.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, que guarda el secreto del Laboratorio nº5, armó un buen alboroto.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry, som kender laboratoriets hemmeligheder, - - har været ude på lidt af et korstog.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Barry vet om femte laboratoriets hemligheter- -och har varit ute och härjat rätt länge.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Laboratorion salaisuuden tietävä Barry ryhtyi riehumaan.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.O Barry, que detém o segredo do Quinto Laboratório, armou um grande alvoroço.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Ο Μπάρι, αυτός που κρατάει το μυστικό του 5ου Εργαστηρίου είχε μια καταστροφική έκρηξη.
Laboratuar'ın sırrını bilen Barry, çok cesur bir işe kalkıştı.Барри, который знает тайну Пятой Лаборатории, был вне себя от ярости.
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardır Bu mahzende şu anda çok büyük bir ilgi. "On syitä, miksi rohkeampia rikollisia Lontoon tulisi ottaa huomattavaa kiinnostusta Kellarista hetkellä. "
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardır런던의 더 대담한 범죄자를해야하는 이유 이유가 있습니다
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardırЕсть причины, почему более смелые преступников Лондона должны
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardırЄ причини, чому сміливіші злочинців Лондона повинні
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardırיש סיבות מדוע הפושעים נועז יותר של לונדון צריך לקחת
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardırهناك أسباب لماذا المجرمين أكثر جرأة في لندن وينبغي اتخاذ
Londra daha cesur suçlular neden nedenleri vardır現在、このセラーに​​かなりの関心。"

İlgili Sayfalar