Ana içeriğe geç
Sözlük

cesur ile cümle

cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Cum curajos vor crede că toate mă acasă!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Hoe dapper ze allemaal denken dat me thuis!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Hur modig de kommer alla tro mig hemma!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Hvor modige de vil alle tænke mig derhjemme!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Jak statečný, že si všichni myslet, že jsem doma!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Lo valientes que todos pensarán mi casa!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Quel courage ils vont tous me croyez à la maison!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Как храбрый они все считают меня дома!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Колко смел те всички ще мислят ме у дома!
Nasıl cesur hepsi beni evde düşüneceğim!Як хоробрий вони всі вважають мене вдома!
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm."Ce femeie curajoasă.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm."Cóż za odważna kobieta.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.J'ai pensé " Quelle femme courageuse
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.저는 생각했습니다. "얼마나 용감한 여성인가.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.Tôi đã nghĩ: "Cô ấy thật dũng cảm.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm."Was für eine tapfere Frau.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm."Wat een dappere vrouw.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm."Каква смела жена.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.חשבתי, "איזו אישה אמיצה.
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.و فكرت"يا لها من امرأة شجاعة
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.我想:"几咁勇敢噶女人啊。
"Ne cesur bir kadın" diye düşündüm.私も強くなれた時に彼女に会いたい" と思いました
Nneka Nijeryalı genç bir şarkıcı ve silah ile şiddete karşı kendi cesur tepkisi var.Nneka ist eine junge Sängerin aus Nigeria, die ihre eigene, unerschrockene Antwort auf Waffen und Gewalt hat.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Ea îndrăzneaţă, fără să clipească, chiar bătăioasă, cu mânie chiar, atunci când sticla ei era goală.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Ella, descaradamente, sin pestañear, hasta beligerante, iracunda incluso, cuando su botella se vaciaba.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Haar doordringende ogen, vrijmoedig, strijdlustig, furieus wanneer haar fles leeg was.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.그녀는 대담하게, 눈하나 까딱않고, 게다가 호전적으로, 그녀의 병이 비었을 땐 심지어 격분한듯이,
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Lei con audacia, senza batter ciglio, litigiosa pure, persino con ira, quando la bottiglia era vuota.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Ona śmiało, bez mrugnięcia okiem, a nawet zaczepnie, czasem, gdy butelka jej była pusta, nawet gniewnie.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Sie kühn, unverwandt, sogar kampflustig, zornig gar, wenn ihre Flasche leer war.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Она - дерзко, прямо и даже вызывающе, даже гневно, когда её бутылка пустела.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.Тя - дръзко, немигащо, дори войнствено, гневно дори, когато бутилката й бе празна.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.היא במבט חצוף, בלי למצמץ, אפילו במבט לוחמני, אפילו זועם, כאשר הבקבוק שלה התרוקן.
O cesurca, gözlerini kırpmadan, hatta hırçın, hatta şişesi boş olduğu zamanlarda öfke dolu.هي بجرأة, بشكل لايرف, بمشاكسة حتى بغضب حتى عندما فرغت قنينتها
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.A irmã, que correu esse risco, foi posta num campo de educação.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.A lánytestvére, aki ezt a bátor tettet végrehajtotta, nevelőtáborba került.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.De zus die zo heldhaftig smokkelde werd in een opvoedingskamp gestopt.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Die Schwester, die diese tapfere Tat beging, wurde in ein Erziehungslager gebracht.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.그 용감한 행동을 했던 누이는 교육 캠프에 수감되었습니다.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.La hermana quien había realizado esa hazaña fue recluida en un campo de educación.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.La sœur qui effectua cet acte de bravoure fut placée dans un camp de redressement.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.La sorella, che ha fatto lo stesso, è stata messa in campo di rieducazione.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Người chị gái có việc làm dũng cảm ấy đã bị tống vào trại cải tạo.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Siostra, która dokonała tego odważnego czynu została wzięta do obozu nauki.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Sisar, joka suoritti tämän rohkean teon, lähetettiin kasvatusleirille.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Sora care a făcut acel fapt curajos a fost aruncată într-o tabără de reeducare.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Сестрата, която направила това смело дело е била пратена в образователен лагер.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Сестру, которая совершила этот подвиг, поместили в исправительный лагерь.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.Сестру, яка вчинила цей подвиг, забрали до виховного табору.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.האחות שעשתה את המעשה האמיץ הזה, הוכנסה למחנה חינוך.
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.الأخت التي قامت بهذا العمل الشجاع تم وضعها في معسكر تعليم
O cesur hareketi yapan kız kardeşi ise bir eğitim kampına gönderilmiş.入れられました ある日 妹はうっかり毛沢東の
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dBahwa semangat gagah berani telah aspir'd awan,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dCă spiritul galant are aspir'd nori,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dCet esprit galant a aspir'd les nuages,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDas ritterliche Geist hat aspir'd den Wolken,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDat de dappere geest heeft aspir'd de wolken,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDet galante ånd har aspir'd skyerne,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dDet tappra ande har aspir'd molnen,
O cesur ruhu indirdiği, bulutlar aspir'dĐó là tinh thần hào hiệp chẳng aspir'd những đám mây,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
cesur ile cümle - Sayfa 32 - cesur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App