Cesetler düzgünce gömülemez.A testeket nem lehet megfelelően eltemetni.
Cesetler düzgünce gömülemez.Corpurile nu pot fi înmormantate cum se cade.
Cesetler düzgünce gömülemez.De lichamen kunnen niet fatsoenlijk worden begraven.
Cesetler düzgünce gömülemez.Die Körper können nicht richtig bestattet werden.
Cesetler düzgünce gömülemez.I corpi non possono essere adeguatamente sepolti.
Cesetler düzgünce gömülemez.시체조차 제대로 묻을 수 없었습니다.
Cesetler düzgünce gömülemez.Les corps ne peuvent pas être correctement enterrés.
Cesetler düzgünce gömülemez.Ligene kan ikke begraves korrekt.
Cesetler düzgünce gömülemez.Nie można było godnie pochować umarłych.
Cesetler düzgünce gömülemez.Os cadáveres não podem ser devidamente enterrados.
Cesetler düzgünce gömülemez.Těla nemohou být náležitě pohřbena.
Cesetler düzgünce gömülemez.Thi thể không thể được chôn cất đàng hoàng.
Cesetler düzgünce gömülemez.Trupla ni moč pokopati, kot se spodobi.
Cesetler düzgünce gömülemez.Τα πτώματα δεν μπορούσαν να ταφούν σωστά.
Cesetler düzgünce gömülemez.Тела невозможно было должным образом похоронить.
Cesetler düzgünce gömülemez.Телата не могат да бъдат погребани както трябва.
Cesetler düzgünce gömülemez.הגופות לא יכולות להיקבר בצורה ראויה
Cesetler düzgünce gömülemez.لا يمكن دفن الأجساد كما ينبغي
Cesetler düzgünce gömülemez.悲劇が悲劇を呼びます
Cesetleri alıyorlar.- Co ci jest?
Cesetleri alıyorlar.Eles levam os corpos.
Cesetleri alıyorlar.Те вземат телата.
Cesetleri buraya mı taşımışlar?Eles trazem os corpos para cá?
Cesetleri buraya mı taşımışlar?Тук ли носят телата?
Cesetlerin ardından feryat edebilmeyi diliyorumDesearia poder llorar sobre todos sus cuerpos
Cesetlerin ardından feryat edebilmeyi diliyorumVorrei poter piangere sui loro corpi.
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.Kamu sudah mengomel terhadap Aku. Sebab itu kamu akan mati, dan mayat-mayatmu berserakan di padang gurun ini
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.너희 시체가 이 광야에 엎드러질 것이라 너희 이십 세 이상으로 게수함을 받은 자 곧 나를 원망한 자의 전부가
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.במדבר הזה יפלו פגריכם וכל פקדיכם לכל מספרכם מבן עשרים שנה ומעלה אשר הלינתם עלי׃
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.في هذا القفر تسقط جثثكم جميع المعدودين منكم حسب عددكم من ابن عشرين سنة فصاعدا الذين تذمروا عليّ.
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.你 們 的 屍 首 必 倒 在 這 曠 野 、 並 且 你 們 中 間 凡 被 數 點 、 從 二 十 歲 以 外 向 我 發 怨 言 的
Cesetleriniz bu çöle serilecek. Bana söylenen, yirmi ve daha yukarı yaşta sayılan herkes çölde ölecek.你 們 的 屍首 必 倒 在 這曠野 、 並且 你 們中間凡 被 數點 、 從二十 歲 以 外向 我 發 怨言 的
Chilapa'da şiddet devam ediyor: Ortadan kaybolmalar ve derisi yüzülmüş cesetler.In Chilapa herrscht die Gewalt: Verschleppungen und gehäutete Leichen.
Chilapa'da şiddet devam ediyor: Ortadan kaybolmalar ve derisi yüzülmüş cesetler.V Chilapě vládne násilí: násilná zmizení a těla stažená z kůže.
Evet. Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Ja, jeg håndterer som altid masser af lig.
Evet. Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Ja, mycket lik som vanligt.
Evet. Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Ναι, ασχολούμαι με πτώματα, ως συνήθως.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Då trädde de fram och buro bort dem i deras livklädnader, utanför lägret, såsom Mose hade sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ei s'au apropiat, şi i-au scos afară din tabără, îmbrăcaţi în tunicile lor, cum zisese Moise.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ellos se acercaron y los llevaron con sus vestiduras fuera del campamento, como dijo Moisés
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.És odamenének, és kivivék õket az õ köntöseikben a táboron kivül, a mint szólott vala Mózes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Essi si avvicinarono e li portarono via con le loro tuniche, fuori dell'accampamento, come Mosè aveva detto
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ils s`approchèrent, et ils les emportèrent dans leurs tuniques hors du camp, comme Moïse l`avait dit.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.I přišli a vynesli je v sukních jejich ven za stany, jakž byl rozkázal Mojžíš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ja he astuivat esiin ja kantoivat heidät ihokkaineen leirin ulkopuolelle, niinkuin Mooses oli sanonut.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.그들이 나아와 모세의 명대로 그들을 옷 입은 채 진 밖으로 메어 내니
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de kom og bar dem uden for Lejren i deres Kjortler, som Moses havde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de trådte frem og bar dem i deres kjortler utenfor leiren, som Moses hadde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Stopita torej noter in ju odneseta v njunih suknjah ven za taborišče, kakor je rekel Mojzes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Także królik, który choć przeżuwa, ale kopyta rozdzielonego nie ma, nieczystym wam będzie.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Und sie traten hinzu und trugen sie hinaus mit ihren leinenen Röcken vor das Lager, wie Mose gesagt hatte.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy , họ đến gần khiêng thây còn mặc áo_lá trong ra ngoài trại quân , y_như lời Môi-se đã biểu .
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy, họ đến gần khiêng thây còn mặc áo lá trong ra ngoài trại quân, y như lời Môi-se đã biểu.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vtedy pristúpili a vyniesli ich v ich sukniach von za tábor, tak ako hovoril Mojžiš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Και επλησιασαν και εσηκωσαν αυτους με τους χιτωνας αυτων εξω του στρατοπεδου, καθως ειπεν ο Μωυσης.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.И пошли и вынесли их в хитонах их за стан, как сказал Моисей.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Те, прочее, пристъпиха и ги изнесоха с хитоните им вън от стана, според както рече Моисей.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.ויקרבו וישאם בכתנתם אל מחוץ למחנה כאשר דבר משה׃
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.فتقدما ورفعاهما في قميصيهما الى خارج المحلّة كما قال موسى.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.於 是 二 人 上 前 來 、 把 他 們 穿 著 袍 子 抬 到 營 外 . 是 照 摩 西 所 吩 咐 的