Mezarlar açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi.墳 墓 也 開 了 . 已 睡 聖 徒 的 身 體 、 多 有 起 來 的
Mezarlar açıldı, ölmüş olan birçok kutsal kişinin cesetleri dirildi.墳墓 也 開 了 . 已 睡聖徒 的 身體 、 多 有 起來的
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Ammucchia qui i corpi degli uomini di Mustang. Subito!
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Chcę tu mieć ciała ludzi Mustanga.
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Haluan Mustangin miesten ruumiit pinoon tänne!
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!I kan stable ligene af Mustangs mænd her!
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Quero os corpos dos homens do Mustang já à minha frente!
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Quiero que empecéis a matar hombres de Mustang.
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Stapla kropparna av Mustangs mannar här.
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Μαζέψτε τους άντρες του Μάστανγκ εδώ, αμέσως!
Mustang'in adamlarının cesetlerini buraya yığın, hemen!Немедленно принесите сюда тела людей Мустанга!
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Aber an ihrer vielen hatte Gott kein Wohlgefallen; denn sie wurden niedergeschlagen in der Wüste.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ale ne ve mnohých z nich zalíbilo se Bohu, nebo zhynuli na poušti.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ale vo väčšine z nich sa nezaľúbilo Bohu, lebo boli pobití a rozmetaní na púšti.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Alligevel fandt Gud ikke Behag i de fleste af dem; thi de bleve slagne ned i Ørkenen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.allikevel hadde Gud ikke behag i de fleste av dem; for de blev slått ned i ørkenen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.De azoknak többségét nem kedvelé az Isten, mert elhullának a pusztában.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.그러나 저희의 다수를 하나님이 기뻐하지 아니하신고로 저희가 광야에서 멸망을 받았느니라
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Lecz większej części z nich nie upodobał sobie Bóg; albowiem polegli na puszczy.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Ma della maggior parte di loro Dio non si compiacque e perciò furono abbattuti nel deserto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mais la plupart d`entre eux ne furent point agréables à Dieu, puisqu`ils périrent dans le désert.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mas Deus não se agradou da maior parte deles; pelo que foram prostrados no deserto.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Men de flesta av dem hade Gud icke behag till; de blevo ju nedgjorda i öknen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mutta useimpiin heistä Jumala ei mielistynyt, koskapa he hukkuivat erämaassa.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Sin embargo, Dios no se agradó de la mayoría de ellos; pues quedaron postrados en el desierto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần nhiều trong vòng họ không đẹp lòng Ðức Chúa Trời, nên đã ngã chết nơi đồng vắng.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần_nhiều trong vòng họ không đẹp_lòng Ðức_Chúa_Trời , nên đã ngã chết nơi đồng vắng .
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toch was God niet tevreden over de meesten van hen; Hij sloeg hen neer in de woestijn.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toda večina njih ni bila po volji Bogu; zakaj pobiti so bili v puščavi.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Totuş cei mai mulţi dintre ei, n'au fost plăcuţi lui Dumnezeu, căci au pierit în pustie.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.αλλα δεν ευηρεστηθη ο Θεος εις τους πλειοτερους εξ αυτων διοτι κατεστρωθησαν εν τη ερημω.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Но не о многих из них благоволил Бог, ибо они поражены были в пустыне.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Та многих з них не вподобав Бог, бо поражені були в пустині.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.אבל ברבם לא רצה האלהים ופגריהם נפלו במדבר׃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.لكن باكثرهم لم يسرّ الله لانهم طرحوا في القفر.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們 中 間 、 多 半 是 神 不 喜 歡 的 人 . 所 以 在 曠 野 倒 斃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們中間 、 多半 是 神不喜歡 的 人 . 所以 在 曠野 倒斃
Ne yapmayı planlıyorsunuz?! Bu cesetler...!Τι σκοπεύεις να κάνεις; Αυτά τα σώματα...
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Alors, tués par balle, assommés, vous savez, jetés.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Also erschossen, eins über den Schädel gezogen - und - weggeworfen.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Así como fusilados, golpeados en la cabeza, arrojados.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Bắn chết, đập vỡ sọ, bạn biết rồi đấy, ném đi.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Deci, împușcat, lovit în moalele capului, aruncat în închisoare.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Doodgeschoten, neergeknuppeld... weggegooid.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Fucilati, ammazzati con un colpo in testa, fatti sparire.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.총맞아 죽고, 머리를 맞아서, 내던져져서 죽은 사람들 등등..
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler. "Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."ナボコフの家族はロシアから逃げ出した 若いナボコフが
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Więc zastrzelony, uderzony w głowę, tego się pozbyto.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Застрелян, ударен по главата, захвърлен.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler."Убит выстрелом, убит ударом по голове", понимаете, "выброшен с концами".
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.אז, נורה למוות, נחבט בראשו, אתם יודעים, הושלך.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.وهكذا، رمياً بالرصاص، تلقي صفعة قوية على رأسه، تعلمون، رُميّ بعيداً.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Hasonlatossá lettem a sírba szállókhoz; olyan vagyok, mint az erejevesztett ember.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Jag är aktad lik dem som hava farit ned i graven, jag är såsom en man utan livskraft.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Jeg aktes like med dem som farer ned i hulen; jeg er som en mann uten kraft,
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.사망자 중에 던지운 바 되었으며 살륙을 당하여 무덤에 누운 자 같으니이다 주께서 저희를 다시 기억지 아니하시니 저희는 주의 손에서 끊어진 자니이다
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Men beschouwt mij als iemand die de dood nabij is; alle kracht is uit mij geweken.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Minut luetaan hautaan menevien joukkoon, minä olen kuin mies, jolta voima on poissa.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Počítaný som medzi tých, ktorí sostupujú do jamy; som ako muž bez vlády.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Počten jsem mezi ty, kteříž se dostávají do jámy; připodobněn jsem člověku beze vší síly.