Aile durumda daha fazla adli inceleme olması gerektiğini belirtip, cesedinin yakılmasına izin vermedi.На семейството не е позволено да кремира тялото, в случай че е нужен по-нататъшен съдебен преглед.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Ostali udovi i glava nikad nisu pronađeni, a tijelo nikad nije identificirano.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Nakon oluje ekipa se vraća u strukturu i pronalazi Millburnov leš.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Liječnik pregledava tijelo da utvrdi smrt.
Babası, onu öldürdüklerini ve cesedini de gömdüklerini söyler.Stric je preuzeo njegovo tijelo i pokopao ga.
Gölde yüzen bir çocuk, dibe batmış bir arabada Tolliver'ın cesedini bulmuştur.Dječak koji je plivao u jezeru pronašao je auto s čovjekom unutra.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Vraća se u šumu kako bi izvukao svoju ženu i sina iz udubine gdje se skrivaju.
Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.Ďalší deň ráno kráča Elvira k domu.
Bu çelişki yüzünden yargıç cesedin tekrar incelenmesini istedi.Počas procesu ho sudca vyzval k namaľovaniu ďalšieho obrazu.
Cesedinin, 50 yıl boyunca, kimliği belirlenemedi.Z politických dôvodov bol jeho objav utajovaný 50 rokov.
Bu isimsiz cesedin sırrı o tarihten beri gizemini koruyor.Njihova identiteta je od tedaj močno varovana skrivnost.
Kayıplardan ikisinin cesedine daha sonra ulaşıldı.Tudi ti dve trupli so pozneje našli.
Müfettiş onu morga götürür ve kocasının cesedini teşhis ettirir.Warden tuleb laipa tuvastama ja võtab vastu ta isiklikud asjad.
Adli tıp yanmış cesedin Matty Walker'a ait olduğunu onaylar.Leiti, et surnukeha kuulus tõesti Emmett Tillile.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.A keď vošly do vnútra, nenašly tela Pána Ježiša.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.au intrat înlăuntru, şi n'au găsit trupul Domnului Isus.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.A všedše tam, nenalezly těla Pána Ježíše.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.A wszedłszy w grób, nie znalazły ciała Pana Jezusowego.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.Då gingo de ditin, men funno icke Herren Jesu kropp.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.Entrando, porém, não acharam o corpo do Senhor Jesus.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.És mikor bementek, nem találák az Úr Jézus testét.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.et, étant entrées, elles ne trouvèrent pas le corps du Seigneur Jésus.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.들어가니 주 예수의 시체가 뵈지 아니하더라
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.ko pa stopijo v grob, ne najdejo trupla Gospoda Jezusa.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.Lalu mereka masuk ke dalam kuburan itu, tetapi tidak menemukan jenazah Tuhan Yesus di situ
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.ma, entrate, non trovarono il corpo del Signore Gesù
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.Men da de gik derind, fandt de ikke den Herres Jesu Legeme.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.nhưng bước vào , không thấy xác Ðức_Chúa_Jêsus .
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.nhưng bước vào, không thấy xác Ðức Chúa Jêsus.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.Niin he menivät sisään, mutta eivät löytäneet Herran Jeesuksen ruumista.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.og da de gikk inn i den, fant de ikke den Herre Jesu legeme.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.pero al entrar, no hallaron el cuerpo de Jesús
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.Toen ze naar binnen stapten, zagen ze dat het lichaam van de Here Jezus er niet meer was.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.und gingen hinein und fanden den Leib des HERRN Jesu nicht.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.και εισελθουσαι δεν ευρον το σωμα του Κυριου Ιησου.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.И, войдя, не нашли тела Господа Иисуса.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.І ввійшовши не знайшли тїла Господа Ісуса.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.О и как нашите главни свещеници и началници Го предадоха да бъде осъден на смърт и Го разпнаха.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.ותבאנה פנימה ולא מצאו את גוית האדון ישוע׃
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.فدخلن ولم يجدن جسد الرب يسوع.
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.他 們 就 進 去 、 只 是 不 見 主 耶 穌 的 身 體
Ama içeri girince Rab İsanın cesedini bulamadılar.他 們就進去 、 只是 不 見主 耶穌 的 身體
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.A Jozef rozkázal svojim sluhom lekárom, aby nabalzamovali jeho otca, a lekári nabalzamovali Izraela.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Daarna liet hij zijn artsen het lichaam balsemen.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.E José ordenou a seus servos, os médicos, que embalsamassem a seu pai; e os médicos embalsamaram a Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Il ordonna aux médecins à son service d`embaumer son père, et les médecins embaumèrent Israël.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.José mandó a sus servidores, los médicos, que embalsamaran a su padre, y los médicos embalsamaron a Israel
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.그 수종 의사에게 명하여 향 재료로 아비의 몸에 넣게 하매 의사가 이스라엘에게 그대로 하되
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Lalu Yusuf memerintahkan tukang pengawet mayat untuk merempah-rempahi jenazah Yakub
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.og Josef befalede de lægekyndige blandt sine Tjenere at balsamere hans Fader, og Lægerne balsamerede Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Og Josef bød lægene som han hadde i sin tjeneste, å balsamere hans far; og lægene balsamerte Israel.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Poi Giuseppe ordinò ai suoi medici di imbalsamare suo padre. I medici imbalsamarono Israel
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.Und Joseph befahl seinen Knechten, den Ärzten, das sie seinen Vater salbten. Und die Ärzte salbten Israel,
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.И Иосиф заповяда на служащите нему лекари да балсамират баща му; и лекарите балсамираха Израиля,
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.И повелел Иосиф слугам своим – врачам, бальзамировать отца его; и врачи набальзамировали Израиля.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.ויצו יוסף את עבדיו את הרפאים לחנט את אביו ויחנטו הרפאים את ישראל׃
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.وامر يوسف عبيده الاطباء ان يحنطوا اباه. فحنط الاطباء اسرائيل.
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.約 瑟 吩 咐 伺 候 他 的 醫 生 、 用 香 料 薰 他 父 親 、 醫 生 就 用 香 料 薰 了 以 色 列
Babasının cesedini mumyalamaları için özel hekimlerine buyruk verdi. Hekimler İsraili mumyaladılar.約瑟 吩咐 伺候 他 的 醫生 、 用 香料薰 他 父親 、 醫生 就 用 香料薰 了 以色列
Çabuk! Pilotların cesedini alıp stadyuma gideceğiz. Burası çok sıkışık oldu.Teit oikein tänään, ala ajatella miten pääsemme täältä pois