Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Porém, ao olhar de novo da varanda para o gramado, vê que Michael não está mais lá.
Bill, Doktor'un cesedinin üzerinde yas tutar.Andy apenas chora sobre o corpo do pai.
Cesedine bakılacak olursa ön dişleri yoktur.Cavalo dado não se olha os dentes.
Bu çelişki yüzünden yargıç cesedin tekrar incelenmesini istedi.Assim, requer ao juiz de instrução criminal que todo o processo seja reapreciado.
Mezardan alınan kemik parçaları üzerinde yapılan DNA testi sonucu cesedin Hasan Ergül'e ait olduğu kesinleşti.Exames de DNA serão feitos para confirmar se o corpo era mesmo de Belle Gunness.
Cesedinin nerede olduğu halen bilinmemektedir.Onde oseu corpo está agora não se sabe.
Böyle bir yürüyüş sonucunda altı kişinin cesedini, daha yüksek bir rakımda buldular.De lichamen van zes van hen werden tijdens een van deze tochten hoger op de berg gevonden.
Bill, Doktor'un cesedinin üzerinde yas tutar.De lijken lagen op de ziekentafel van Doc.
Diğer dört gencin cesedine ulaşmak ise iki aydan fazla sürdü.De zoektocht naar de vier overgebleven klimmers nam meer dan twee maanden in beslag.
Bundy'nin cesedini taşıyan beyaz cenaze arabası cezaevinden ayrıldıktan sonra yüksek sesle alkışlandı.Toen de lijkwagen met Bundy's lichaam het gevangenisterrein verliet begon de menigte te juichen.
Rynn ve Mario, Bayan Hallet'ın cesedini bahçeye birlikte gömerler.Robert en Marie liggen samen begraven in Halle.
Cesedin yüzü kısmen gölgelidir.De onderzijde van het lijfje is lichtbruin.
Musa sadece babasının cesedini alır ve kaçar.Amsterdam grijpt het mes waarmee zijn vader gedood werd en vlucht weg.
Babası, onu öldürdüklerini ve cesedini de gömdüklerini söyler.De broers zullen hem vermoorden en zijn lichaam begraven.
Cesedine bakılacak olursa ön dişleri yoktur.De voorste tak heeft dus vooraan geen tanden.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Badeloch wil niet: ze wil liever sterven dan haar echtgenoot achterlaten.
Bulunduğunda ise çok geçtir ve vücudu Esmeralda`nın cesedine sarılmış bir biçimde iskeletleşmiştir.Terwijl hij verdwaasd wegloopt struikelt hij over het dode lichaam van Tamare.
Tom'un cesedini gömdüler ve ona yaraşır bir cenaze merasimi düzenlediler.Ze hebben Toms lichaam opgegraven en gaven hem een waardige begrafenis.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Gdy ekipa powraca, odnajduje zwłoki Millburna.
Gemi batarken adam, eşinin cesedinden ayrılmaktansa ölmeyi tercih eder.Kiedy statek tonie, mąż woli umrzeć, niż rozdzielić się z ciałem żony.
Hamlet Polonius'un cesedini saklar.Hamlet uspokoiwszy się ukrywa ciało Poloniusza.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.Czyż ja nie mogę być podobnym do tego kruka i ukryć zwłok mego brata?»
Daha önce bulunan insan cesetlerini kurtardı ve iki köpek cesedini de çıkardılar.U tych pierwszych występuje jeden, zaś u tych drugich – dwa kłykcie potyliczne.
Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.Starzec następnego dnia odnajduje ciało Wirginii.
Hardy anlatıcıya sandıkta aslında Wyatt'ın yeni ölmüş genç eşinin cesedinin bulunduğunu söyler.Ten wyjaśnia mu, że skrzynia zawierała ciało niedawno zmarłej żony Wyatta.
Cesedinin nerede olduğu halen bilinmemektedir.Nie wiadomo, gdzie znajduje się jej ciało.
Hitler'in cesedini elden geçirmekle görevlendirildi.Uczestniczył w spaleniu zwłok Hitlera.
Brejnev'in cesedinin iki kez düştüğü ifade edildi.Ciało Huinenga uległo dwukrotnie uszkodzeniom.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Zaalarmowana policja burzy mur i znajduje ciało żony.
Cesedinin bulunması sonrası "Cumartesi Anneleri" ortaya çıkmıştır.Pojawił się w „Dzień Matki”.
Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.Följande dag kommer Corvos avrättning verkställas.
Cesedin denize bırakılması, yalnızca olağandışı durumlarda caizdir.I resten av haven är den ovanlig.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Likbesiktning avser den yttre examinationen av en död kropp.
Kayıplardan ikisinin cesedine daha sonra ulaşıldı.Senare konstaterades dock att båda kropparna försvunnit.
Babası, onu öldürdüklerini ve cesedini de gömdüklerini söyler.Дядько казав їй, що вона і її країна — окупанти.
Samurayın cesedini de günler sonra ormanda oduncu bulmuştur.Існує легенда, що одного разу в лісі на нього напали самураї.
Mezarı açtıklarında Jason'ın çürümüş cesedini bulurlar.На місці вибуху правоохоронці виявили понівечене тіло Олександра.
Bu dönemde cesedin karnı belirgin biçimde şişer ve vücut açıklarından sıvılar akar ve keskin koku duyulur.Перед тим як цей привид з'являється, в повітрі чути запах сірки та мертвих тіл.
Cesedini ve okul çantasını yakındaki bir ırmak olan Gruşevka'ya attı.Тіло дівчинки та її шкільний портфель Чикатило викинув у річку Грушівка.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Жінка залишає тіла обох на ліжку і покидає село.
Brejnev'in cesedinin iki kez düştüğü ifade edildi.Brežněvovo tělo údajně dvakrát upadlo.
Polis, cesedin yanında herhangi bir bavul bulamaz.Policie, ale žádný kufr nenašla.
Şaşırtıcı şekilde, kazılarda ve nehirde Robert Piest'in cesedine rastlanamadı.Tělo Roberta Piesta však ve sklepě nalezeno nebylo.
Bill, Doktor'un cesedinin üzerinde yas tutar.Pilulku vyplivne na doktorovo tělo.
Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Když se Dr. Loomis podívá z balkónu ven, Michaelovo tělo zmizelo.
Cesedinin, 50 yıl boyunca, kimliği belirlenemedi.Její tělo se nepodařilo najít ani po deseti letech pátrání.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Restul echipajului revine mai târziu în structură și găsește cadavrul lui Millburn.
Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.În următoarea zi trupul lui Rockwell a fost incinerat.
Gündüz cesedin altına gizlenip akşamları aktif olarak cesedin çürümesini hızlandırırlar.Aceștia se intoxicau cu băutură zi și noapte până când corpul decedatului urma să fie incinerat.
Hamlet Polonius'un cesedini saklar.Hamlet elrejti Polonius holttestét.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.A többi végtagot és a fejet sosem találták meg, a test alapján sem tudták azonosítani.
Polis, cesedin yanında herhangi bir bavul bulamaz.A testén kívül semmilyen bizonyítékot nem talált a rendőrség.
Ellen Bruce'un cesedini bir kazığa bağlar.Ellen Bruce-ra támad egy baltával és sikerül feldarabolni.
Gerçek ölüm nedeninin anlaşılabilmesi için cesedin açılarak incelenmesi gerekebilir.Tarvittaessa kuolinsyyn selvittämiseksi voidaan tehdä ruumiinavaus.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Muita jäseniä tai päätä ei koskaan löydetty, eikä ruumista tunnistettu.
San Marko Cesedinin Bulunması, yak.Esittelyssä Markku J. Jääskeläinen TELA.
Musa sadece babasının cesedini alır ve kaçar.Amsterdam ottaa isänsä puukon, juoksee pakoon ja hautaa puukon.
Prens, Caspar’ın cesedinin Kurt Boğazı'na gömülmesini emreder.Sun kuitenkin vaatii Locken ruumiin hautaamista.
Müfettiş onu morga götürür ve kocasının cesedini teşhis ettirir.Rose tunnistaa miehensä kengät ja menee ruumishuoneelle tunnistamaan miehensä ruumiin.
Patroklos'un cenaze töreninden sonra Primaos Akhilleus'tan Hektor'un cesedini istemeye gider.Lopulta Priamos saa Hermes-jumalan avulla Akhilleuksen antamaan Hektorin ruumiin haudattavaksi.