Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.I położyli zbroję jego w kościele Astarot; ale ciało jego przybili na murze Betsan.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.I složili odění jeho v chrámě Astarot, tělo pak jeho přibili na zdi Betsan.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Ja he asettivat hänen aseensa Astarten temppeliin, mutta hänen ruumiinsa he kiinnittivät Beet-Seanin muurille.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.그 갑옷은 아스다롯의 집에 두고 그 시체는 벧산 성벽에 못박으매
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Och de lade hans vapen i Astartetemplet, men hans kropp hängde de upp på Bet-Sans mur.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Og hans våben la de i Astartetemplet, og hans kropp hengte de op på muren i Betsan.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Posero poi le sue armi nel tempio di Astàrte e appesero il suo corpo alle mura di Beisan
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Potom složili jeho zbraň v dome Astaróty a jeho mŕtve telo pribili na múre mesta Bét-šána.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Puseram as armas de Saul no templo de Astarote; e penduraram o seu corpo no muro de Bete-Sã.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Våbnene lagde de i Astartes Tempel, men Kroppen hængte de op på Bet-Sjans Mur.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.Και ανεθεσαν τα οπλα αυτου εις τον οικον της Ασταρωθ, και εκρεμασαν το σωμα αυτου εις το τειχος Βαιθ-σαν.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.И оръжията му положиха в капището на астартите, а тялото му обесиха на стената на Ветсан.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.и положили оружие его в капище Астарты, а тело его повесили на стене Беф-Сана.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.וישמו את כליו בית עשתרות ואת גויתו תקעו בחומת בית שן׃
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.ووضعوا سلاحه في بيت عشتاروث وسمروا جسده على سور بيت شان.
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.又 將 掃 羅 的 軍 裝 放 在 亞 斯 他 錄 廟 裡 、 將 他 的 屍 身 釘 在 伯 珊 的 城 牆 上
Saulun silahlarını Aştoretin tapınağına koyup cesedini Beytşean Kentinin suruna çaktılar.又 將掃羅 的 軍裝 放在 亞斯 他 錄廟裡 、 將 他 的 屍身釘 在 伯珊 的 城牆上
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?Alors, vous l'avez trouvé ce matin ?
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?Dus jullie hebben hem vanmorgen gevonden?
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?Ihr habt ihn also heute Morgen gefunden?
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?Quindi ragazzi, lo avete trovato questa mattina?
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?Więc znaleźliście go rano?
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?Значит, вы нашли его утром?
Siz cesedi bu sabah mı buldunuz?ええ、レジーがね。
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.C'era qualcun'altro in casa quando avete scoperto il cadavere? Solo il mio boyfriend.
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.Czy ktoś poza wami był wtedy w domu? Tylko mój chłopak.
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.War noch jemand im Haus als Sie den Leichnam gefunden haben? Nur mein Partner.
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.Was er iemand anders in het huis wanneer jullie het lijk ontdekten? Alleen mijn vriendje.
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.Y avait-il quelqu'un d'autre dans la maison quand vous avez découvert le corps ? Seulement mon mec.
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.Кто ещё был с вами, когда вы нашли тело? Мой парень.
Sizden başka cesedi gören oldu mu? sadece benim sevgilim.あたしのカレシが。 ちょっとぉ、もうカレシなの?
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.A keď to počuli jeho učeníci, prišli a vzali jeho mŕtve telo a položili ho do hrobu.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.A tanítványai pedig, a mikor ezt meghallották vala, eljövének, és elvivék a testét, és sírba tevék.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Co gdy usłyszeli uczniowie jego, przyszli i wzięli ciało jego, i położyli je w grobie.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Cuando sus discípulos oyeron esto, fueron y tomaron su cuerpo, y lo pusieron en un sepulcro
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.I discepoli di Giovanni, saputa la cosa, vennero, ne presero il cadavere e lo posero in un sepolcro
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.In ko so to slišali učenci njegovi, pridejo in vzemo truplo njegovo ter ga polože v grob.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.요한의 제자들이 듣고 와서 시체를 가져다가 장사하니라
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Kun hänen opetuslapsensa sen kuulivat, tulivat he ja ottivat hänen ruumiinsa ja panivat sen hautaan.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Les disciples de Jean, ayant appris cela, vinrent prendre son corps, et le mirent dans un sépulcre.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Men när hans lärjungar fingo höra härom, kommo de och togo hans döda kropp och lade den i en grav.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Môn đồ Giăng nghe tin, đến lấy xác người chôn trong mả.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Môn_đồ Giăng nghe tin , đến lấy xác người chôn trong mả .
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Og da hans Disciple hørte det, kom de og toge hans Lig og lagde det i en Grav.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Og da hans disipler hørte det, kom de og tok hans legeme og la det i en grav.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Quando os seus discípulos ouviram isso, vieram, tomaram o seu corpo e o puseram num sepulcro.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Toen de discipelen van Johannes dit hoorden, gingen ze zijn lijk halen en begroeven het.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.To uslyšavše učedlníci jeho, přišli a vzali tělo jeho, a pochovali je v hrobě.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Ucenicii lui Ioan, cînd au auzit acest lucru, au venit de i-au ridicat trupul, şi l-au pus într'un mormînt.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Und da das seine Jünger hörten, kamen sie und nahmen seinen Leib, und legten ihn in ein Grab.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Και ακουσαντες οι μαθηται αυτου, ηλθον και εσηκωσαν το πτωμα αυτου και εθεσαν αυτο εν μνημειω.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.И учениците му, като чуха това, дойдоха и дигнаха тялото му, и го положиха в гроб.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.І, довідавшись ученики його, пійшли і взяли тіло його, та й положили його в гробі.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.Ученики его, услышав, пришли и взяли тело его, и положили его во гробе.
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.וישמעו תלמידיו ויבאו וישאו את גויתו וישימוה בקבר׃
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.ولما سمع تلاميذه جاءوا ورفعوا جثته ووضعوها في قبر
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.約 翰 的 門 徒 聽 見 了 、 就 來 把 他 的 屍 首 領 去 、 葬 在 墳 墓 裡
Yahyanın öğrencileri bunu duyunca gelip cesedi aldılar ve mezara koydular.約翰 的 門徒 聽見 了 、 就 來 把 他 的 屍首領去 、 葬在 墳墓裡
Yahyanın öğrencileri gelip cesedi aldılar ve gömdüler. Sonra gidip İsaya haber verdiler.A přišedše učedlníci jeho, vzali tělo jeho a pochovali je; a šedše, pověděli to Ježíšovi.
Yahyanın öğrencileri gelip cesedi aldılar ve gömdüler. Sonra gidip İsaya haber verdiler.A przyszedłszy uczniowie jego wzięli ciało i pogrzebli je, a szedłszy powiedzieli Jezusowi.