Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.És eltemeté a holtat a maga sírboltjába, és siraták õt: Ah szerelmes atyámfia!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Han la hans lik i sin egen grav, og de holdt sørgehøitid over ham og ropte: Ve, min bror!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Hij legde het lichaam in zijn eigen graf en riep droevig: "Ach, mijn broeder."
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.I -a pus trupul în mormînt şi l-au jălit, zicînd: ,,Vai, frate!``
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Il mit son cadavre dans le sépulcre, et l`on pleura sur lui, en disant: Hélas, mon frère!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.In on položi truplo njegovo v svoj grob, in žalujejo nad njim, govoreč: Gorje, moj brat!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Ja hän pani ruumiin omaan hautaansa; ja he pitivät valittajaiset hänelle ja huusivat: "Voi, minun veljeni!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.곧 그 시체를 자기의 묘실에 두고 그를 위하여 슬피 울며 가로되 오호라 나의 형제여 하니라
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Người chôn xác ấy trong mộ mình , rồi khóc người mà rằng : Thương_ôi ! anh ôi !
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Người chôn xác ấy trong mộ mình, rồi khóc người mà rằng: Thương ôi! anh ôi!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.og da han havde lagt Liget i sin egen Grav, holdt de Dødeklage over ham og sagde: "Ak ve min Broder!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Položil pak tělo jeho v hrobě svém, a plakali ho: Ach, bratře můj.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Puso su cuerpo en su propio sepulcro, e hicieron duelo por él diciendo: --¡Ay, hermano mío
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Und er legte den Leichnam in sein Grab; und sie beklagten ihn: Ach, Bruder!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Και εθεσε το σωμα αυτου εν τω ταφω αυτου και επενθησαν επ' αυτον, λεγοντες, Φευ αδελφε μου
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положил тело его в своей гробнице и плакал по нем: увы, братмой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положи тялото му в своя ; и плакаха над него, казвайки : Уви, брате мой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.וינח את נבלתו בקברו ויספדו עליו הוי אחי׃
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.فوضع جثته في قبره وناحوا عليه قائلين آه يا اخي.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍 身 葬 在 自 己 的 墳 墓 裡 、 哀 哭 他 、 說 、 哀 哉 、 我 兄 阿
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍身葬 在 自己 的 墳墓裡 、 哀哭 他 、 說 、 哀哉 、 我 兄 阿
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Jag kan inte vila förrän jag ser hans lik med egna ögon.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Jeg kan ikke hvile, før jeg ser hans lig med egne øjne.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Lepään vasta, kun näen itse hänen ruumiinsa.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Não descansarei até ver o cadáver dele.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Nie zaznam spokoju, dopóki nie zobaczę jego ciała.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.No me quedaré tranquilo hasta que vea su cadáver con mis propios ojos.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Non riuscirò a riposare finché non avrò visto il corpo con i miei occhi.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Δεν θα ησυχάσω μέχρι να δω το πτώμα του.
Cesedi kendim görene kadar durmayacağım.Я не успокоюсь, пока сам не увижу его тело.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Decupăm cabina în jurul corpurilor.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Están desmantelando la cabina alrededor del cuerpo.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Forstår du mig, knægt?
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Musíme rozbrousit celý kokpit okolko pilota.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar. Ne kadar sürer? Doğru dürüst cevap istiyorum.هل تراه؟
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar. Ne kadar sürer?Näetkö sen?
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Polkovnik, kaj se tam dogaja?
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Terlalu banyak aktifitas. Sasaran akan kuberi tanda!
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.- Zaznaczę cel świecą na podczerwień, odbiór.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Διαλύουν ολόκληρο το κοκπίτ του ελικοπτέρου.
Cesedin etrafındaki bölmeyi parçalıyorlar.Демонтираме входа на кабината около телата.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Dopóki nie zobaczę jego ciała na własne oczy, też nie mogę robić żadnych planów.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Hasta que no vea su cadáver con mis propios ojos no podré relajarme en mis citas.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Silenzio! Finché non vedrò il suo corpo con i miei occhi, non potrò trovare pace, né uscire con le ragazze.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Stille! Indtil jeg selv ser hans lig, - - kan jeg ikke slappe af.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Suu kiinni! Ennen kuin näen Scarin ruumiin, en voi rentoutua.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Tyst! Tills jag ser hans kropp med egna ögon- -kan jag inte slappna av.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Μέχρι να δω το πτώμα με τα μάτια μου, δεν θα ηρεμήσω.
Cesedini kendi gözlerimle görene dek, hiçbir tarihte rahat olamam.Пока я своими глазами не увижу его тело, я не смогу расслабиться.
Cezaevi yetkilileri, 6 Kasım 2012 tarihinde cesedinin alınması için ailesini aradı.רשויות הכלא יצרו קשר עם משפחתו ב-6 לנובמבר 2012 ובקשו מהם לאסוף את גופתו.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.E' come, "Sai? sembra proprio una carcassa animale dietro di lei."
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.En jij denkt: En 't is de ene na de andere.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Es como: "¿Sabes? Y podemos ver uno tras otro.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Eu acho que é uma carcaça de animal atrás dela.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.이런 식입니다: "여자 뒤에 동물 시체가 있다고!"
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Myślę, że za nią jest martwe zwierzę".
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Şi-ţi zici: "Ştii ceva? Şi tot aşa, şi tot aşa.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Und man denkt: "Irgendwie... Und so geht es weiter.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Vous vous dites : Et ainsi de suite.
Galiba, kadının arkasındaki bir hayvan cesedi.Και πράγματι, διαπιστώνεις ότι από πίσω της υπάρχει ένα ψοφίμι.