İstediği kutunun içinde ölmüş bir uzaylı cesedi vardır.Zabalsamowane ciało spoczywało w wewnętrznej trumnie.
Brejnev'in cesedinin iki kez düştüğü ifade edildi.Ciało Huinenga uległo dwukrotnie uszkodzeniom.
Cesedi arabalarına koyarlar.Zwęglone ciała w samochodach.
Anlatıcı daha sonra cesedi parçalara ayırıp yer döşemelerinin altına gizler.Postanawia poćwiartować ciało i ukrywa jego resztki pod deskami podłogi.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Odnalazły się półtora tygodnia później.
Cesedi Staten Island'da bir mezarlığa atıldı.Został pochowany na prywatnym cmentarzu na Staten Island w Nowym Jorku.
Henüz kimliği belirlenememiş, cesedi bulunamamıştır.Jej tożsamości nie udało się ustalić, jak również nigdy nie odnaleziono ciała.
Cesedi bir sonraki ay bulundu.Ciało odnaleziono następnego dnia.
Cesedi asla bulunamadı.Ciała nigdy nie znaleziono.
Sonra cesedi sırtına alarak götürür.Następnie wyrzuca do przodu resztę ciała.
Onun cesedi bulunduktan sonra Nahçıvan’a yolcu edilir.Następnie, o ile zostanie zaakceptowana, przenoszona jest do wnętrza mrowiska.
Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına gösterilmiştir.Jego ciało znaleziono w śpiworze wewnątrz autobusu.
Cesedi ise yakılmıştır.Jego ciało zostało spalone.
Sadece 30 kişinin cesedi bulunabildi.Tylko jedno z trzech ciał zostało odnalezione.
Ayrıca bir mağazadan cesedi yakmadan önce kesmek için bıçaklar satın alır.Można też przed rozpoczęciem leczenia odciąć martwe części płetw nożyczkami.
Cesedi bir sonraki sene Viyana'ya gönderildi.Następnego dnia został aresztowany w Genewie.
Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir onlara.Któregoś dnia do brzegu wyspy przybija łódź z ciałem martwego mężczyzny i żywym niemowlęciem.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.Zaalarmowana policja burzy mur i znajduje ciało żony.
Cesedi Şahtı'ya yakın işaretsiz demiryolu platformuna yakın bir yerde bulundu.Jej ciało znaleziono przy torach kolejowych niedaleko Częstochowy.
Cesedi Fransa Krallarının geleneksel olarak gömüldüğü Saint-Denis Bazilikasi, Paris'e defnedildi.W bazylice Saint-Denis, tradycyjnym miejscu pochówku królów Francji, znajduje się medalion ją reprezentujący.
Cesedinin bulunması sonrası "Cumartesi Anneleri" ortaya çıkmıştır.Pojawił się w „Dzień Matki”.
Tümeni bizzat yöneten Lord Longford harekat sırasında kayboldu ve cesedi bulunamadı.W drodze na bagnach Piotr zmarł, a jego ciała nigdy nie znaleziono.
Sonuç olarak, Smith'in cesedi bulunamamıştır.Smiths kropp återfanns aldrig.
Suffolk Dükü'nün cesedi Dover sahilinde bulundu..Hans kropp återfanns på Dovers strand.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Han räddades efter en och en halv timme.
Henüz kimliği belirlenememiş, cesedi bulunamamıştır.Hennes identitet är fortfarande okänd och ingen kropp har hittats.
Cesedi Tiber Nehri'ne atıldı.Hans aska kastades i floden Tibern.
Daha sonra cesedi Golders Green Crematorium'da yakıldı.Winehouse kremerades senare vid Golders Green Crematorium.
Gein'in cesedi bir gün sonra bulundu.Jays kropp påträffas dagen efter.
Cesedi asla bulunamadı.Hans kropp påträffades aldrig.
Cesedi tren yolunda bulunur.Ett tåg ses på järnvägen.
8 Nisan'da cesedi Seattle'daki evinin garajında bulundu.Han hittades den 8 april död i sitt hem i Seattle.
Cesedi ancak 1999'da bulunabildi.Kroppen hittades först år 2001.
Cesedi bir sonraki ay bulundu.Kroppen hittades dagen därpå.
Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.Följande dag kommer Corvos avrättning verkställas.
Kaybolan 12 kişinin cesedi ise bulunamamıştır.De 16 saknade återfanns aldrig.
Cesedi yeri işaretlenmemiş bir mezara gömüldü.De begravdes i en omärkt grav.
Cesedin denize bırakılması, yalnızca olağandışı durumlarda caizdir.I resten av haven är den ovanlig.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.Likbesiktning avser den yttre examinationen av en död kropp.
Bir çift kurt da cesedi yiyordu.Därefter dödar gruppen en varg och äter den.
Cesedi hemen yakıldı.Liket brändes sedan på bål.
Kayıplardan ikisinin cesedine daha sonra ulaşıldı.Senare konstaterades dock att båda kropparna försvunnit.
O adamın cesedi hâlâ bulunamadı.Den mannens kropp har fortfarande inte hittats.
Cesedi asla bulunamadı.Його тіло ніколи не було знайдене.
Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına gösterilmiştir.Тіло знайшли у його ванній.
Cesedi bir sonraki ay bulundu.Труп виявили на наступний день.
Cesedimi incelemek yasaktır.Розтин тіла проводити заборонили.
Babası, onu öldürdüklerini ve cesedini de gömdüklerini söyler.Дядько казав їй, що вона і її країна — окупанти.
Cesedi yakıldı ve külleri Atlantik Okyanusu'na saçıldı.Його тіло кремували, а прах був розвіяний над Атлантичним океаном.
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Тревор розкопує могилу і знаходить в ній тіло Бреда.
Öldükten sonra cesedi yakıldı.Після його смерті розпалася.
Cesedi bulunamaz.Тіло не знайдено.
Cesedi orada çalışan bir görevli bulur.В ній працює один працівник.
Cesedi deniz düşer.Впадає в Мертве море.
Sadece 30 kişinin cesedi bulunabildi.При цьому померли 30 осіб.
Cesedi Bedir kuyularından birisine atılmıştır.Чиє тіло складене з частин інших тіл.
Samurayın cesedini de günler sonra ormanda oduncu bulmuştur.Існує легенда, що одного разу в лісі на нього напали самураї.
Mezarı açtıklarında Jason'ın çürümüş cesedini bulurlar.На місці вибуху правоохоронці виявили понівечене тіло Олександра.
Yanmış cesedi Bakü'deki Şehitliğ'de defn edildi.Тіло розстріляного футболіста було спалено в печі крематорію.
Bu dönemde cesedin karnı belirgin biçimde şişer ve vücut açıklarından sıvılar akar ve keskin koku duyulur.Перед тим як цей привид з'являється, в повітрі чути запах сірки та мертвих тіл.