Cesedini ve okul çantasını yakındaki bir ırmak olan Gruşevka'ya attı.Тіло дівчинки та її шкільний портфель Чикатило викинув у річку Грушівка.
Evden kaçar ve geride, iki çocuğunu ve karısının cesedini bırakırak köyden uzaklaşır.Жінка залишає тіла обох на ліжку і покидає село.
Koma kızın cesedi ile 2 korkunç gece geçirir.З дня затримання вона перенесла два гіпертензивні кризи.
Cesedi hemen yakıldı.Тіло зняли не одразу.
Brejnev'in cesedinin iki kez düştüğü ifade edildi.Brežněvovo tělo údajně dvakrát upadlo.
Cesedi, ölümü sırasında ilk çocuklarını bekleyen karısı Brenna tarafından bulundu.Nalezla ho manželka Brenna, která v době jeho smrti čekala své první dítě.
Polis, cesedin yanında herhangi bir bavul bulamaz.Policie, ale žádný kufr nenašla.
Daha sonra cesedi Golders Green Crematorium'da yakıldı.Její přání bylo vyplněno v krematoriu Golders Green.
Şaşırtıcı şekilde, kazılarda ve nehirde Robert Piest'in cesedine rastlanamadı.Tělo Roberta Piesta však ve sklepě nalezeno nebylo.
(XXXI.12) Cesedi hiçbir zaman bulunamamış ve düzgün bir şekilde gömülmemiştir.Jeho tělo nebylo nikdy nalezeno ani řádně pohřbeno.
En sonunda Laurent'in cesediyle karşılaşır.Nakonec vnikne do Milesova těla.
Lennon'ın cesedi 10 Aralık 1980 yılında Ferncliff mezarlığında yakıldı, külleri Yoko Ono'ya teslim edildi.Lennonovo tělo bylo zpopelněno 10. prosince 1980 na hřbitově Ferncliff Cemetery, v newyorské čtvrti Hartsdale.
Bill, Doktor'un cesedinin üzerinde yas tutar.Pilulku vyplivne na doktorovo tělo.
Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Když se Dr. Loomis podívá z balkónu ven, Michaelovo tělo zmizelo.
Cesedi bir araba ile Rusya'ya yollandı.Pár dní tak strávili v kamionu, který automobil převážel do Ruska.
Gein'in cesedi bir gün sonra bulundu.Whiteovo tělo bylo nalezeno následujícího dne.
Jehoram'ın annesi Jezebel sarayın penceresinden atılarak öldürüldü ve cesedi köpekler tarafından parçalandı.Kr.): Jezábel byla dvořany vyhozena z okna paláce v Jizreelu, ušlapána koňmi a sežrána psy.
Cesedi vardır.Je tělo já?
Cesedi daha sonra polise ve basına kanıt olarak sunuldu.Jeho tělo bylo poté vystaveno jako varování před pirátstvím.
Bu kurbanın cesedi 6 Nisan'da bulundu.Jeho mrtvé tělo bylo nalezeno až 14. srpna.
Cesedi bulunamadı.Tělo se ale nenašlo.
Cesedi asla bulunamadı.Jeho tělo se nikdy nenašlo.
Söylenceye göre cesedi daha sonraları Roma'daki Santa Maria Maggiore bazilikasına taşınmıştır.Poprvé jí asi byla zasvěcena bazilika Santa Maria Maggiore v Římě.
Cesedi Tunca kenarına gömüldü ama gömülme yerinin belirsiz olması sağlandı.Pohřbíváni byli za město, ale neví se s jistotou kam.
Cesedi ise yakılmıştır.Její tělo bylo spáleno.
Cesedi Harlem'deki evine yakın bir noktadaki 139.Zemřel v Brně v Dřevní ulici, dům č. 131.
Cesedi bir sonraki ay bulundu.Jeho tělo bylo nalezeno téhož roku později.
Cesedi orada çalışan bir görevli bulur.Její tělo najde kolemjdoucí strážník.
Cesedinin, 50 yıl boyunca, kimliği belirlenemedi.Její tělo se nepodařilo najít ani po deseti letech pátrání.
Marius'un heykelleri yıkıldı ve mezarı açılarak cesedi Tiber nehri'ne atıldı.Mariovy sochy a obrazy byly zničeny, jeho ostatky byly vytaženy z hrobu a vhozeny do Tiberu.
Cesedi, Delibaşın adamları tarafından üzeri soyularak bir arabaya atılır, Hükümet Meydanına getirilir.Vévoda je mezitím pronásleduje ve svém automobilu až ke zdi, kde ho prezident USA zastřelí.
Bir çift kurt da cesedi yiyordu.Vlk z Vinohrad se nažral.
Cesedi yeri işaretlenmemiş bir mezara gömüldü.Byl pohřben v neoznačeném hrobě.
Mürettebat döndüğünde, Millburn cesedini bulurlar.Restul echipajului revine mai târziu în structură și găsește cadavrul lui Millburn.
28 Temmuz'da cesedi Hudson Nehri'nde Hoboken, New Jersey yakınlarında bulundu.Corpul ei a fost găsit la 28 iulie plutind în râul Hudson, la Hoboken, New Jersey.
Cesedi arabalarına koyarlar.I-am dus apoi în mașini.
Kralın ne cesedi ne zırhı ne de kılıcı bulunmuştur.Nici trupul regelui și nici armura sa nu au mai fost găsite vreodată.
Ölümünden sonra cesedi yakıldı ve külleri Fyresdal'da defnedildi.Corpul său a fost incinerat, iar cenușa a fost înmormântată la Fyresdal.
Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.În următoarea zi trupul lui Rockwell a fost incinerat.
Başsız cesedi Karıncalıdağ'da gömülmüştür.Trupul neînsuflețit este înmormântat în urbea natală.
Cesedi asla bulunamadı.Corpul său nu a mai fost găsit.
Cesedi Graz'da St. Leonhard Friedhof'ta defnedildi.Generalul este înmormântat în cimitirul St. Leonhard din Graz.
Gündüz cesedin altına gizlenip akşamları aktif olarak cesedin çürümesini hızlandırırlar.Aceștia se intoxicau cu băutură zi și noapte până când corpul decedatului urma să fie incinerat.
Bursa'ya getirilen cesedi Murad Hüdavendigâr türbesi kenarına gömüldü.Trupul voievodului a fost îngropat la Mormântul lui Mihai Viteazul din Turda.
Cesedi Staten Island'da bir mezarlığa atıldı.A fost înmormântat în cimitirul Long Island National Cemetery.
Cesedimi çiğnemen lazım.Întâi trebuie să treci peste cadavrul meu!
Cesedimi çiğnemen lazım.Doar peste cadavrul meu!
Hamlet Polonius'un cesedini saklar.Hamlet elrejti Polonius holttestét.
Nisan ayında, Olga Stalmachenok'un cesedi bulundu.Áprilisban találták meg Olga Sztalmacsonok holttestét.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.A többi végtagot és a fejet sosem találták meg, a test alapján sem tudták azonosítani.
13 Kasım günü, Korostik'in cesedi bulundu; seri cinayetlerle bağlantılı otuz altıncı bilinen kurban oldu.November 13-án megtalálták Korosztyik holttestét, ő volt a 36. áldozat, akit az embervadászathoz kapcsoltak.
Sigfrid, sözde bu kentte yaşayıp öldü ve cesedi katedrale gömüldü.Szigfrid állítólag itt élt és itt is halt meg, és a katedrálisban temették el.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Testét elhamvasztották, hamvait otthona közelében szétszórták.
Daha sonra cesedi Golders Green Crematorium'da yakıldı.A Golders Green Krematóriumban hamvasztották el.
Polis, cesedin yanında herhangi bir bavul bulamaz.A testén kívül semmilyen bizonyítékot nem talált a rendőrség.
Cesedi Tiber Nehri'ne atıldı.A fiúkat egy kosárban a Tiberis folyóba dobták.
Cesedi yakıldı ve külleri Atlantik Okyanusu'na saçıldı.Elhamvasztották, hamvait az Atlanti-óceánba szórták.
Faciadan sonra Jim Jones’un cesedi yakılarak külleri Atlantik Okyanusu’na serpildi.Jim Jones holttestét elhamvasztották, s hamvait a Csendes-óceánba szórták.
Hoelz'ün cesedi, cinayetten üç gün sonra bulunmuştu.A terv ellenére három nappal később megtalálják Zack holttestét.
Cesedimi incelemek yasaktır.Az ülő testhelyzet tiltott.