Ertesi gün Elvira'nın cesedine ulaşırlar.Чуть позже они привозят тело Вирджила.
Narlı köyünde öldürülmüş bir ihtiyarın cesedi.В заводском поселке убита молодая женщина.
Jenny'nin cesedi cenaze töreni için tutulur.Мать Джереми приезжает на похороны бабушки.
Bir düşman yenilgiye uğradığında, düşman cesedinden eşya toplanabilir.В Deception от её крика тело противника разрывается на части.
Pforzheim'de yedi yaşındaki bir kızın cesedi nehirde bir balıkçı tarafından bulundu.В городе Тромсё найдено тело убитой 17-летней девушки.
Cesedi bir helikopterin iniş takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande'ye götürülmüştür.Таню привязали к полозу вертолета и перевезли в Валье-Гранде.
Polis, cesedin yanında herhangi bir bavul bulamaz.Сотрудника находят избитым, без чемоданчика.
Böcürtü ise kendi cesedidir.«Ослом» было его собственное тело.
Anlatıcı çocuğun cesedini annesinin mezarına gömmeye karar verir ancak mezarın boş olduğunu görür.Малдер решает эксгумировать тело девушки, но гроб оказывается пуст.
3 Mayıs'ta askerlerden biri kanamadan ölen komutanın cesedini buluyor.23 мая: Найдено еще одно тело погибшего.
Cesedi bir araba ile Rusya'ya yollandı.Тело покойного перевезли в Россию.
Cesedi yakıldı ve külleri Atlantik Okyanusu'na saçıldı.Его тело кремировали, а прах был развеян над Атлантическим океаном.
Cesedi daha sonra polise ve basına kanıt olarak sunuldu.لاحقاً تم تقديم جثته كدليل على الهجوم للشرطة والصحافة.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.وانتشرت شائعة بأن الجثة هي للفتاة المسلمة المفقودة وأنها تعرضت للقتل على يد اليهود.
Caracalla'nın cesedi, adamı olan muhafızının cesediyle birlikte tapınakatan geri muhafızlarca getirildi.وأعيدت جثة كاراكالا من المعبد من قبل حراسه الشخصيين، إلى جانب جثة حارس شخصي.
Narlı köyünde öldürülmüş bir ihtiyarın cesedi.قتل على جثة رجل عجوز في قرية الرمان. .
Beşir Fuad, cesedini kadavra olarak Tıbbiye'ye bağışladıysa da bu isteği yerine getirilmedi.وقد وهب بشير فؤاد جسده كجثه للدراسات الطبيه إلا أنه لم يتم الوفاء برغبته هذه.
Kaybolan 12 kişinin cesedi ise bulunamamıştır.لا تزال جثث المواطنين المتبقية في عداد المفقودين.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.تم اكتشاف جنسها عندما تم تجريد الجثث من دروعهم في نهاية الأشتباك.
Diğer dört gencin cesedine ulaşmak ise iki aydan fazla sürdü.استغرق البحث عن الأربعة المتبقين أكثر من شهرين.
Cesedi ise yakılmıştır.تم حرق جثتها.
Ancak cesedi bulunamamıştı.ولم يتم العثور على جثته.
Katie cesedini kaldırılır.فرط كيتون الجسم .
Cesedi bir sonraki ay bulundu.هذا وقد عُثر على جثتها في اليوم التالي.
Cesedi yakılmış ve külleri Santa Monica Körfezi'ne savrulmuştur.لقد تم حرق جثتها, ونثروا رمادها في خليج سانتا مونيكا في مرمايد كوف.
7 kişiyi öldürdüğü iddia edilse de, iki kişinin cesedi bulunamamış ve 5 kişiyi öldürmekten yargılanmıştır.بالرغم من توصية اللجنة, لم يعد فحص جميع جثث القتلى وتركت 5 جثث غير مفحوصة ثانية.
Polis duvarı yıkınca, kadının cesedini ve cesedin kafasının üzerinde oturan kediyi bulur.تستنفر الشرطة لتهديم الجدار لتجد جثة الزوجة، وعلى رأسها المتعفن برعب تام من الراوي يقبع القط الصارخ.
Otopsi, bir cesedin ölüm nedenini belirlemek için yapılan tıbbi inceleme işlemi.ينفذ تشريح الجثة من قِبل الطبيب الشرعي لتحديد سبب الوفاة.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.اظهار عدم الاعتماد، قال تعالى: (هل آمنكم عليه إلاّ كما امنتكم على أخيه من قبل ).
Kızın cesedi mahzende çürümüş ve tanınmaz halde bulundu.وسرعان ماإكتشف بقايا ابنته مدفونة في كيس.
Gein'in cesedi bir gün sonra bulundu.ولم يُعثر على جسد ثيودوريك إلا في اليوم التالي.
Yetkililer cesedin Yahudi mezarılığına gömülmesini reddetti.مقبرة لدفن اليهود.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.اعترف فرانكلين بالقتل على شريط فيديو.
Birçoğunu öldürmelerine rağmen hiçbirinin cesedi yoktur.عندما قتلت جميعها لم يعد هناك أي ضحايا من البشر.
Karakol polisleri, çevrede yaptıkları araştırma neticesinde 5 işçinin cesedini buldular.أفاد نشطاء بأن خمسة جثث عثر عليها في الصفيرة.
Böcürtü ise kendi cesedidir.Esse estábulo é o nosso próprio corpo.
Hemen ardından Himmler'in cesedi Lüneburg yakınlarında bilinmeyen bir mezara defnedildi.Pouco depois, o corpo de Himmler foi enterrado num local não identificado perto de Lüneburg.
Cesedi Tiber nehrine atıldı ve hiçbir zaman bulunamadı.Seu corpo foi atirado no Tibre e jamais foi recuperado.
Cesedi daha sonra polise ve basına kanıt olarak sunuldu.Posteriormente, seu corpo foi apresentado como prova do ataque para a polícia e imprensa.
Charlie önce karşı koyar fakat sonra cesedi yok eder ve Barton'a polisle konuşmamasını söyler.Charlie é repelido, mas descarta o corpo e ordena que Barton evite entrar em contato com a polícia.
Diğer dört gencin cesedine ulaşmak ise iki aydan fazla sürdü.A busca pelos quatro esquiadores restantes levou mais de dois meses.
Diğer uzuvlar ve kafa ise hiçbir zaman bulunup cesedin kimliği tespit edilememiştir.Outros membros e a cabeça nunca foram recuperados e o corpo jamais identificado.
Cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra denize atıldı.Seu corpo permaneceu pendurado por três dias e depois foi atirado ao mar.
Cesedi asla bulunamadı.O corpo nunca foi encontrado.
Daha sonra cesedi Golders Green Crematorium'da yakıldı.Foi cremada em Crematório de Golders Green (en).
Cesedi Tiber Nehri'ne atıldı.Seus corpos foram jogados no rio Tibre.
Richard, gaz maskesini çıkarır ve Ben'e şunu sorar; "Onun cesedini buraya getirmemizi ister misin?".Então Gabriel, com a cabeça coberta de pó, apareceu-lhe dizendo: "Poisaste as armas!
13 Kasım 1963 tarihinde, 100 yaşında öldü ve cesedi yakıldı.Ela veio a falecer em 13 de novembro de 1963 e seu corpo foi cremado.
Sonra cesedi sırtına alarak götürür.Ele a leva para a enfermaria em suas costas.
Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten aciz miyim ben?" dedi.Respondeu ele: "Não sei; sou eu o responsável por meu irmão? "
Rupert nihayet sandığın kapağını açar ve cesedi bulur.Rupert levanta a tampa do baú e encontra o corpo dentro.
Balkondan aşağı baktığında Michael'ın cesedinin orada olmadığını görür.Porém, ao olhar de novo da varanda para o gramado, vê que Michael não está mais lá.
Bill, Doktor'un cesedinin üzerinde yas tutar.Andy apenas chora sobre o corpo do pai.
Cesedine bakılacak olursa ön dişleri yoktur.Cavalo dado não se olha os dentes.
Kısa bir incelemeden sonra bir erkek ve kadın cesedi bulundu.Foi então que descobriram o cadáver de uma jovem mulher.
Cesedi uçurumdan yuvarlanmış halde iken yakınları tarafından bulundu.Um amigo que estava com ele morreu ao ser arremessado para fora da embarcação.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.Seu corpo não foi sepultado e foi abandonado para ser despedaçado por pássaros e cães.
Bu çelişki yüzünden yargıç cesedin tekrar incelenmesini istedi.Assim, requer ao juiz de instrução criminal que todo o processo seja reapreciado.
Cesedi Gravesend'da yakıldı.Foi enterrado em Burstow.
Cesedi bir buçuk saat sonra bulunmuştur.Ele foi declarado morto meia hora depois.