Ana içeriğe geç
Sözlük

cesaretlendirme ile cümle

cesaretlendirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Onu cesaretlendirmeyin.Don't encourage her.
İnsanlar cesaretlendirmeye karşılık verir.People respond to encouragement.
Birbirimizi cesaretlendirmek zorundayız.We have to encourage each other.
Koçlar beni cesaretlendirmeye devam ettiler.The coaches kept encouraging me.
Percy Shelley'nin cesaretlendirmesiyle hikâyeyi tam teşekküllü bir roman haline getirdi.With Percy Shelley's encouragement, she expanded the tale into a full-fledged novel.
İnsanları enerjiyi daha iyi kullanmaları için cesaretlendirmek istedik.And we wanted to try and encourage people to use energy better.
Hissettiğim şu ki, ilerlemek için gerekli olan şey insanları risk almaya cesaretlendirmektir.I feel like that what has to happen moving forward is we need to encourage people to take risks.
İnsanları onları korkutabilecek fırsatlardan korkmamaya cesaretlendirmeliyiz.We need to encourage people to not be afraid of opportunities that may scare them.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Encouragement seems to be the key.
Bu beş ülke, kendi topraklarındaki ayrılıkçı hareketleri cesaretlendirmekten korkuyor.The five holdouts fear encouraging separatist movements within their own territories.
Amaç, sigara tiryakilerini bu alışkanlığı bırakmaları yolunda cesaretlendirmek.The goal is to encourage smokers to give up the habit.
Aran Atya insanları Lúdvérc’e karşı cesaretlendirmek ister fakat sözlerini dinletemez.46 Davanti ai re parlerò della tua alleanza senza temere la vergogna.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.Очень любит пошутить и взбадривать своих друзей.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.El liniștește și încurajează prietenii lui.
Stern’in cesaretlendirmesiyle ve Taylor’un da desteğiyle, Rabi bu düşüncesini hayata geçirmeyi başardı.Dibimbing oleh Stern, dan sangat dibantu oleh Taylor, Rabi memakai gagasan untuk pengerjaan.
Rahipler sınıfının mesajı, Haçlılara tekrar güven vermek ve onları cesaretlendirmek üzere dizayn edildi.教士的信息是为了安抚和鼓励十字军。
Rahipler sınıfının mesajı, Haçlılara tekrar güven vermek ve onları cesaretlendirmek üzere dizayn edildi.הודעת הכמורה הוכנה כך שתחזיר את הביטחון ותעודד את הצלבנים.
Rahipler sınıfının mesajı, Haçlılara tekrar güven vermek ve onları cesaretlendirmek üzere dizayn edildi.Sporočilo duhovnikov je bilo zasnovano tako, da je križarje pomirilo in ohrabrilo.
Gülümsemeye ve arkadaşlarını cesaretlendirmeye bayılır.Kartais mėgsta atsipalaiduoti ir pašėlti su draugais.
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.그리고 이 변호인들이 이 법률을 적용시키는데 서로 일어서서 지원하기 시작하는것을
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.וזה הצריך הרבה אומץ לסנגורים האלה להחליט שהם יתחילו לעמוד ולתמוך אחד בשני
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.وقد تطلب الكثير من الشجاعة لأولئك المكافحين حيث بدأوا في التكتل ودعم بعضهم البعض
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.これらの法を施行させるために行動を起こすこと そしてお互いに助け合うことを決心するというのは 非常に勇気のいることです
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.C'est simplement de l'internet haut-débit, de la collaboration et des encouragements.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.[EAAO] Son, básicamente, Internet de banda ancha, colaboración y estímulo colocados juntos.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Het is een combinatie van breedband,. samenwerking en aanmoediging.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.În esență, sunt combinații de conexiune bună de Internet, colaborare și încurajare.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Je to vlastne pripojenie, spolupráca a povzbudzovanie spojené do jedného.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.그런 환경은 기본적으로 광역대 통신망, 공동 작업, 그리고 격려가 합쳐진 것들입니다.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Lényegében szélessáv, együttműködés és bátorítás egybegyúrva.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Ne ovat käytännössä laajakaista, yhteistyö ja rohkaisu koottuna yhteen.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Những môi trường này cơ bản là đường truyền Internet, sự cộng tác và khích lệ được kết hợp lại với nhau.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Potrzebne są trzy rzeczy: szybki internet, współpraca, wsparcie.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.São, basicamente, banda larga, colaboração e encorajamento unidos.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Sie sind im Grunde eine Kombination aus Breitbandverbindung, Zusammenarbeit und Ermutigung.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Sono fondamentalmente banda larga, collaborazione e incoraggiamento messi insieme.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.V podstatě se jedná o připojení k internetu, spolupráci a podporu v jednom.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Yang pada dasarnya adalah broadband, kolaborasi dan dorongan diletakkan bersama-sama.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Πρόκειται βασικά για ευρυζωνικά δίκτυα, συνεργασίας και ενθάρρυνσης μαζί.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.По суті, це поєднання інтернету, співпраці та підбадьорення.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Это интернет, взаимодействие и похвала, взятые вместе.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.שהם למעשה אינטרנט מהיר, שיתוף פעולה ועידוד, משולבים יחד.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.هي ببساطة اتصال بالشبكة + تعاون + تشجيع يعملوا سوياً.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.励ましを提供する場です 世界中の数多くの学校で 試しました
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Aanmoediging lijkt het sleutelwoord te zijn.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.A legfontosabb a bátorítás.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Dorongan tampaknya menjadi kunci.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Dường như chìa khóa chính là sự động viên, khích lệ.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.El estímulo parece ser la clave.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Ermutigung scheint der Schlüssel zu sein.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Être encouragé semble être l'explication.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Încurajarea pare a fi cheia.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Klíčem k tomu se zdá být podpora.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.북돋워주는 것이 그 열쇠처럼 보입니다.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.L'incoraggiamento sembra essere la chiave.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Najważniejsze jest wsparcie.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.O encorajamento parece ser a chave.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Povzbudenie sa zdá byť kľúčom.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Rohkaisu näyttää olevan avain.
Cesaretlendirme işin anahtarı gibi duruyor.Η ενθάρρυνση φαίνεται να είναι το κλειδί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod