Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Lei è la personificazione del coraggio, perché verrà qui a parlare davanti a tutti voi.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ona jest ucieleśnieniem odwagi, ponieważ zamierza stanąć przed wami i przemawiać.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Sie ist die Personifizierung von Mut, weil sie hier zu euch sprechen wird.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ze is de personificatie van moed, want ze gaat jullie allen toespreken.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Αυτή η μαθήτρια είναι η προσωποποίηση του θάρρους γιατί θα σηκωθεί εδώ και θα σας μιλήσει.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Вона є уособленням сміливості, тому що ця особа стоятиме тут і говоритиме з Вами.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Она является олицетворением смелости, поскольку сейчас выйдет сюда и будет перед вами выступать.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Тя е олицитворение на смелостта, защото ще застане пред вас и ще говори.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.והיא הביטוי האנושי של אומץ, כי היא הולכת לעמוד כאן עכשיו ולדבר אתכם.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.الآن هي تجسيد للشجاعة، لأنها ستقوم بالوقوف هنا، والتحدث معكم جميعا.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.話そうというのですから ではエイミー 来てくれるかな? (拍手)
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Ak budeš malátny v deň súženia, obmedzená bude tvoja sila.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Budeš-li se lenovati ve dni ssoužení, špatná bude síla tvá.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Če ti srce upade v čas stiske, majhna je krepost tvoja.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Dacă slăbeşti în ziua necazului, mică îţi este puterea. -
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Der ist nicht stark, der in der Not nicht fest ist.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Ga je door de knieën wanneer het erop aan komt, dan blijkt je kracht tekort te schieten.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Ha lágyan viselted magadat a nyomorúságnak idején: szûk a te erõd.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Jeźli będziesz gnuśnym, tedy w dzień ucisku słaba będzie siła twoja.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Jika engkau putus asa dalam keadaan gawat, maka engkau orang yang lemah
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Jos olet ollut veltto, joutuu ahtaana aikana voimasi ahtaalle.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.네가 만일 환난날에 낙담하면 네 힘의 미약함을 보임이니라
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Låter du modet falla, när nöd kommer på, så saknar du nödig kraft.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Nếu con ngã lòng trong ngày hoạn nạn, Thì sức lực con nhỏ mọn thay.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Nếu con ngã_lòng trong ngày hoạn_nạn , Thì sức_lực con nhỏ_mọn thay .
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Se enfraqueces no dia da angústia, a tua força é pequena.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Se ti avvilisci nel giorno della sventura, ben poca è la tua forza
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Si desmayas en el día de la dificultad, también tu fuerza se reducirá
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Si tu faiblis au jour de la détresse, Ta force n`est que détresse.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Taber du Modet på Trængslens Dag, da er din Kraft kun ringe.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Viser du dig motløs på trengselens dag, så er din kraft ringe.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Εαν μικροψυχησης εν τη ημερα της συμφορας, μικρα ειναι η δυναμις σου.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Ако покажеш малодушие в усилно време, Силата ти е малка.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.Если ты в день бедствия оказался слабым, то беднасила твоя.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.התרפית ביום צרה צר כחכה׃
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.ان ارتخيت في يوم الضيق ضاقت قوتك.
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.你 在 患 難 之 日 若 膽 怯 、 你 的 力 量 就 微 小
Sıkıntılı günde cesaretini yitirirsen, Gücün kıt demektir.你 在 患難 之 日 若 膽怯 、 你 的 力量 就 微小
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Aceşti oameni aveau curajul să fie imperfecţi.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Ainsi, ces gens avaient, très simplement, le courage d'être imparfaits.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Also hatten diese Leute, schlichtweg die Courage unvollkommen zu sein.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Así que estas personas, sencillamente, tenían el coraje de ser imperfectas.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.A títo ľudia mali jednoducho odvahu byť nedokonalí.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Deze mensen hadden heel simpel de moed om onvolmaakt te zijn.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Estas pessoas tinham, simplesmente, a coragem de ser imperfeitas.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Ezeknek az embereknek tehát volt bátorságuk, vagy másképp fogalmazva, volt merszük - tökéletlennek lenni.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.In tako so ti ljudje, zelo enostavno, imeli pogum biti nepopolni.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Jadi orang-orang ini secara sederhana, hanya punya keberanian untuk jadi tidak sempurna.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.그러니까 이들은 간단히 말해서, 자신이 불완전하다는 말을 할 용기가 있었다는 거죠.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Näillä ihmisillä oli siis yksinkertaisesti rohkeutta olla epätäydellisiä.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Og disse mennesker havde, simpelt sagt, modet til at være uperfekte.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Per cui queste persone avevano, semplicemente, il coraggio di essere imperfetti.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Så dessa människor hade helt enkelt modet att vara ofullkomliga.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Takže tihle lidé měli jednoduše odvahu být nedokonalí.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Vậy những người này rất đơn giản, có dũng khí để là người không hoàn hảo.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Zatem ci ludzie mieli zwyczajnie odwagę, aby być niedoskonałymi.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Κι έτσι αυτοί οι άνθρωποι είχαν, πολύ απλά, το θάρρος να είναι ατελείς.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.И така, тези хора имаха куража да не бъдат перфектни.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Итак, у этих людей было, просто говоря, мужество быть несовершенными.
Ve bu kişiler, basitçe, kusurlu olma cesaretine sahiptiler.Тож ці люди просто мали сміливість бути недосконалими.