Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Non abbandonate dunque la vostra franchezza, alla quale è riservata una grande ricompensa
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Oleh karena itu, janganlah putus asa, sebab kalau kalian tetap percaya, maka ada upah yang besar untuk itu
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Protož neodmítejtež od sebe smělé doufanlivosti vaší, kterážto velikou má odplatu.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Przetoż nie odrzucajcie ufności waszej, która ma wielką zapłatę.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Så kasten nu icke bort eder frimodighet, som ju har med sig stor lön.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Să nu vă părăsiţi dar încrederea voastră, pe care o aşteaptă o mare răsplătire!
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Tedy neodhoďte svojej smelej dôvery, ktorá má veľkú odplatu.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Vậy chớ bỏ lòng dạn dĩ mình, vốn có một phần thưởng lớn đã để dành cho.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Vậy chớ bỏ lòng dạn_dĩ mình , vốn có một phần_thưởng lớn đã để_dành cho .
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Werfet euer Vertrauen nicht weg, welches eine große Belohnung hat.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Μη αποβαλητε λοιπον την παρρησιαν σας, ητις εχει μισθαποδοσιαν μεγαλην.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Итак не оставляйте упования вашего, которому предстоит великое воздаяние.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.Не кидайте ж сьміливости вашої, котра має нагороду велику.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.לכן אל תשליכו את בטחונכם כי יש לו שכר רב׃
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.فلا تطرحوا ثقتكم التي لها مجازاة عظيمة.
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.所 以 你 們 不 可 丟 棄 勇 敢 的 心 . 存 這 樣 的 心 必 得 大 賞 賜
Onun için cesaretinizi yitirmeyin; bu cesaretin ödülü büyüktür.所以 你 們不可丟棄 勇敢的心 . 存這樣 的 心 必得 大 賞賜
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?És miért idegenítitek el Izráel fiainak szívét, hogy által ne menjenek a földre, a melyet adott nékik az Úr?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Hvorfor vil I vende Israels barns hu bort, så de ikke vil dra over til det land Herren hat gitt dem?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?In zakaj odvračate srce Izraelovih sinov, da ne bi šli tja v deželo, ki jim jo je dal GOSPOD?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?I proč roztrhujete mysli synů Izraelských, aby nesměli jíti do země, kterouž jim dal Hospodin?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?너희가 어찌하여 이스라엘 자손으로 낙심케 하여서 여호와께서 그들에게 주신 땅으로 건너갈 수 없게 하려느냐
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Miksi viette israelilaisilta halun mennä siihen maahan, jonka Herra on heille antanut?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Nuž prečo zdŕžate a odvraciate srdce synov Izraelových, aby neprešli do zeme, ktorú im dal Hospodin?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Og hvorfor vil I betage Israelitterne Modet til at drage over til det Land, HERREN har givet dem?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Perché volete scoraggiare gli Israeliti dal passare nel paese che il Signore ha dato loro
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?¿Por qué desalentáis a los hijos de Israel, de modo que no crucen a la tierra que les ha dado Jehovah
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Pourquoi voulez-vous décourager les enfants d`Israël de passer dans le pays que l`Éternel leur donne?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Sao các ngươi xui dân Y-sơ-ra-ên trở lòng , không khứng đi qua xứ mà Ðức_Giê - hô-va đã cho ?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Sao các ngươi xui dân Y-sơ-ra-ên trở lòng, không khứng đi qua xứ mà Ðức Giê-hô-va đã cho?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?для чего вы отвращаете сердце сынов Израилевых от перехода в землю, которую дает им Господь?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Защо обезсърчавате сърцата на израилтяните, та да не преминат в земята която Господ им е дал?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?ולמה תנואון את לב בני ישראל מעבר אל הארץ אשר נתן להם יהוה׃
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?فلماذا تصدّون قلوب بني اسرائيل عن العبور الى الارض التي اعطاهم الرب.
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?你 們 為 何 使 以 色 列 人 灰 心 喪 膽 、 不 過 去 進 入 耶 和 華 所 賜 給 他 們 的 那 地 呢
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?你 們為 何 使 以色列人 灰心 喪膽 、 不 過 去 進入 耶和華 所 賜給 他 們 的 那 地 呢
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Acum suntem într-un timp când curajul este necesar pentru a avansa.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Ahora estamos en una época en la que se requiere audacia para avanzar.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Bây giờ chúng ta đang tại thời điềm khi lòng dũng cảm phải có để tiến lên phía trước.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Jetzt ist wieder eine Zeit, in der Mut gefordert ist, um uns weiterzubewegen.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.우리는 지금 전진하기 위해 대담해져야 하는 시대에 와 있습니다.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Ma egy olyan korhoz érkeztünk, amikor merészségre van szükség az út folytatására.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Maintenant, nous sommes à un moment où l'audace est nécessaire pour avancer.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Nu is de tijd dat moed nodig is om vooruit te komen.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Nyní jsme v době, kdy odvaha je nutná k posunu kupředu.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Ora siamo in un momento in cui ci vuole molta sfrontatezza per andare avanti.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Teraz jest czas, kiedy bezczelność jest konieczna do tego, by iść naprzód.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Τώρα είμαστε σε μια εποχή που η ανδρεία απαιτείται για να προχωρήσουμε.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Сега сме във време, когато смелост се изисква за да се придвижим напред.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.Теперь мы живём во времена, когда храбрость необходима чтобы идти вперёд.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.כיום אנו בתקופה שבה נדרשת תעוזה בכדי להתקדם.("סכנה מתמדת,חזרה מוטלת בספק")
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.نحن الآن في وقت مطلوب فيه الجرأة للمضي قدما.
Simdi ilerleyebilmek icin cesaretin gerekli oldugu bir zamandayiz.アーネスト・シャクルトン卿がこの言葉を話した100年後、
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Alors, elle est le courage personnifié, parce qu'elle va se tenir ici and parler devant vous tous.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.A ona je stelesnením odvahy, pretože príde sem hore a bude hovoriť pred vami všetkými.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Dialah perwujudan dari keberanian, karena dia akan berdiri di sini dan berbicara dengan Anda semua.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ea e personificarea curajului deoarece va sta aici şi va vorbi cu voi.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ela é a personificação da coragem, porque vai estar aqui e falar para todos vocês.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.Ella es la personificación del coraje dado que se parará aquí y hablará para todos.
Şimdi o cesaretin ete kemiğe bürünmüş hali çünkü burada durup hepinize konuşma yapacak.이 아이는 용기의 화신이라고 할 수 있겠죠, 왜냐하면 여기 올라와서 여러분들에게 강연을 할테니까요.