Ana içeriğe geç
Sözlük

cesareti ile cümle

cesareti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Keşke Tom'un yaptığını yapma cesaretim olsa.I wish I had the courage to do what Tom did.
Keşke onu yapacak cesaretim olsa.I wish I had the courage to do that.
Onun numarasını istemek için cesaretim olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have the courage to ask for her number.
Asla cesaretimi kırmayacaksın.You'll never break my spirit.
O, suçluların cesaretini kıracak.That'll discourage criminals.
Cesareti için Tom'a teşekkür ediyorum.I commend Tom for his bravery.
Tom'un cesareti zayıf.Tom is lacking in courage.
Tom'un onu yapacak cesareti yok.Tom doesn't have the courage to do that.
Jamal'ın karakterini, büyük nezaketini ve cesaretini biliyoruz.We know Jamal's character, his great kindness, his courage.
Bu gece ona söyleyecek cesareti bulsan iyi olur.You'd better find the courage to tell him tonight.
Tom sonunda Mary'nin onunla evlenmesini isteyecek cesareti buldu.Tom finally got the courage to ask Mary to marry him.
Tom nihayet Mary'ye çıkma teklif edecek cesareti buldu.Tom finally got the courage to ask Mary out.
Onu yapmaya cesaretin var mı?Do you have the guts to do that?
Bunu ona söyleyecek cesaretim yok.I don't have the courage to say that to him.
Bence Tom'un bunu yapmak için cesareti yok.I think Tom doesn't really have the courage to do that.
Bence Tom'un cesareti kırıldı.I think Tom is discouraged.
Sonunda Tom'un bunu yapmasını isteme cesaretini buldum.I finally found the courage to ask Tom to do that.
Tom'un cesaretinin kırıldığını biliyorum.I know that Tom is discouraged.
Tom'un bunu yapmak için cesareti vardı.Tom had the courage to do that.
Tom'un cesareti kırılmış olmalı.Tom must've been discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılacağını düşündü.Tom thought Mary would be discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is discouraged.
Tom Mary'nin cesareti kırılmış olduğunu düşünmedi.Tom didn't think Mary was discouraged.
Tom Mary'nin cesaretinin kırılacağını düşünüyor.Tom thinks Mary would be discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be discouraged.
Tom cesareti kırıldığını söyledi.Tom said he's discouraged.
Tom Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşündü.Tom thought Mary was discouraged.
Tom Mary'nin cesareti kırılmış olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't discouraged.
Tom çok cesareti kırılmış.Tom is very discouraged.
Cesareti kırılmış görünüyorsun.You look discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşünüyor.Tom thinks Mary is discouraged.
Tom bana cesareti kırıldığını söyledi.Tom told me that he was discouraged.
Tom cesareti kırılmış gibi görünüyordu.Tom looked like he was discouraged.
Tom'un cesareti kırılmış gibi.Tom looks like he's discouraged.
Tom'un Mary'yi öpmek için cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to kiss Mary.
Mary Tom'un cesaretinin kırılmış olacağını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom would be discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılmış olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be discouraged.
Tom Mary'nin cesareti kırılmış göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary looked discouraged.
Tom'un muhtemelen cesareti kırılacaktır.Tom is probably going to be discouraged.
Tom cesareti kırılmadığını söyledi.Tom said that he wasn't discouraged.
Tom, Mary'nin cesareti kırılmış olduğunu söyledi.Tom said that Mary was discouraged.
Tom cesaretimin kırılmış olduğunu biliyordu.Tom knew that I was discouraged.
Hiç kimse cesaretinizden kuşku duymuyor.No one is doubting your courage.
Tom gerçekten cesaretinin kırıldığını söyledi.Tom said that he was really discouraged.
Tom Mary'yi öpmek için cesaretini topladı.Tom plucked up the courage to kiss Mary.
Tom, çok cesareti kırıldığını söyledi.Tom said that he was very discouraged.
Tom herkese cesaretinin kırıldığını söyledi.Tom told everybody that he was discouraged.
Tom, bunu tekrar yapacak cesareti olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have the nerve to do that again.
Tom, bunu yapacak cesareti olmadığını söyledi.Tom said that he didn't have the courage to do that.
Tom'un çok cesareti kırılmıştı.Tom got very discouraged.
Hayır diyecek cesaretim yok.I don't have the guts to say no.
Tom'un cesareti kırıldığından şüpheleniyorum.I suspect Tom is discouraged.
Tom ve Mary'nin cesareti kırıldığından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary are discouraged.
Cesaretin yok, değil mi?You're discouraged, aren't you?
Tom cesareti kırılmış, değil mi?Tom is discouraged, isn't he?
Tom sonunda sevgilisine evlilik teklif etme cesaretini buldu.Tom finally got the courage to propose to his girlfriend.
Ona doğruyu söyleyecek cesareti yoktu.She didn't have the courage to tell him the truth.
Tom'un ona doğruyu söyleyecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to tell her the truth.
İngilizce cümleler yazmaya yeterince cesaretim yok ve muhtemelen yazmamalıyım.I don't have enough courage to write sentences in English and I probably shouldn't.
Böyle bir şeyi ona söyleyecek cesaretim yok.I don't have the courage to tell him something like that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod