Ana içeriğe geç
Sözlük

cesareti ile cümle

cesareti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Darum, dieweil wir ein solch Amt haben, wie uns denn Barmherzigkeit widerfahren ist, so werden wir nicht müde,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Deaceea, fiindcă avem slujba aceasta, după îndurarea pe care am căpătat -o, noi nu cădem de oboseală.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Derfor, da vi har denne tjeneste, eftersom vi har fått miskunn, så taper vi ikke motet;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Derfor, da vi have denne Tjeneste efter den Barmhjertighed, som er bleven os til Del, så tabe vi ikke Modet;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Dlatego mając to usługiwanie, tak jakośmy miłosierdzie otrzymali, nie słabiejemy.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Kami melakukan pekerjaan ini karena kemurahan hati Allah. Itu sebabnya kami tidak putus asa
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.이러하므로 우리가 이 직분을 받아 긍휼하심을 입은대로 낙심하지 아니하고
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Omdat God zo goed was ons dit werk toe te vertrouwen, geven wij de moed niet op.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Pelo que, tendo este ministério, assim como já alcançamos misericórdia, não desfalecemos;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Perciò, investiti di questo ministero per la misericordia che ci è stata usata, non ci perdiamo d'animo
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Por esto, teniendo nosotros este ministerio según la misericordia que nos fue dada, no desmayamos
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Preto majúc túto službu, jako sme dostali milosrdenstvo, neustávame;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Protož majíce toto přisluhování, tak jakž jsme milosrdenství došli, neoblevujeme v něm.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Sentähden, kun meillä on tämä virka sen laupeuden mukaan, joka on osaksemme tullut, me emme lannistu,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Vậy nên , chúng_tôi nhờ sự thương_xót đã ban cho , mà được chức_vụ nầy , thì chúng_tôi chẳng ngã_lòng ;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Vậy nên, chúng tôi nhờ sự thương xót đã ban cho, mà được chức vụ nầy, thì chúng tôi chẳng ngã lòng;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Zatorej, ker opravljamo to službo, kakor smo dobili usmiljenje, ne izgubljamo srca;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Δια τουτο, εχοντες την διακονιαν ταυτην, καθως ηλεηθημεν, δεν αποκαμνομεν,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.гонени сме, но не оставени; повалени сме, но не погубени.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Посему, имея по милости Божией такое служение, мы не унываем;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Тим же то, маючи се служенне, яко же помилувані, не слабнемо,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.על כן בהיות לנו השרות הזה כאשר חננו לא נחת׃
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.من اجل ذلك اذ لنا هذه الخدمة كما رحمنا لا نفشل
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.我 們 既 然 蒙 憐 憫 、 受 了 這 職 分 、 就 不 喪 膽
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.我 們 既然 蒙 憐憫 、 受了 這 職分 、 就 不 喪膽
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.누군가 그 소녀가 춤을 추게 만든 것 같았어요. 전 또 영감을 얻었죠.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.Takže to vyzeralo, ako keby to bola od nej výzva. A tým ma inšpirovala.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.Ze lachten, knuffelden elkaar en renden weg. Het leek dus een weddenschap te zijn.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.אז נראה כאילו מישהו איתגר אותה לעשות את זה. אז קיבלתי השראה מזה.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Azért mivelhogy mindenkor bízunk, és tudjuk, hogy e testben lakván, távol vagyunk az Úrtól.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Derfor ere vi altid frimodige og vide, at medens vi ere hjemme i Legemet, ere vi borte fra Herren
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Derfor er vi alltid frimodige og vet at så lenge vi er hjemme i legemet, er vi borte fra Herren;
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Dobre volje smo torej vsekdar in vemo, dokler stanujemo v telesu, potujemo na tujem daleč od Gospoda,
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.이러므로 우리가 항상 담대하여 몸에 거할 때에는 주와 따로 거하는 줄을 아노니
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Preto teda vždycky dôverujeme a vieme, že kým sme doma v tele, sme von od domova a vzdialení od Pána.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Przetoż mając zawsze ufność i wiedząc, że póki mieszkamy w tem ciele, pielgrzymujemy od Pana:
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Så äro vi då alltid vid gott mod. Vi veta väl att vi äro borta ifrån Herren, så länge vi äro hemma i kroppen;
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.So sind wir denn getrost allezeit und wissen, daß, dieweil wir im Leibe wohnen, so wallen wir ferne vom HERRN;
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Vậy , chúng_ta hằng đầy lòng tin_cậy , và biết rằng khi chúng_ta đang ở trong thân_thể nầy thì cách xa Chúa
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Vậy, chúng ta hằng đầy lòng tin cậy, và biết rằng khi chúng ta đang ở trong thân thể nầy thì cách xa Chúa
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Εχοντες λοιπον το θαρρος παντοτε και εξευροντες οτι ενοσω ενδημουμεν εν τω σωματι αποδημουμεν απο του Κυριου
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Итак мы всегда благодушествуем; и как знаем, что, водворяясь в теле, мы устранены от Господа, –
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.Оце ж маймо духа всякого часу знаймо, що, домуючи в тїлї, ми далеко від Господа:
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.לכן בטוחים אנחנו בכל עת וידעים כי כל עוד שמושבנו בגוף רחוקים אנחנו מן האדון׃
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.فاذا نحن واثقون كل حين وعالمون اننا ونحن مستوطنون في الجسد فنحن متغربون عن الرب.
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.所 以 我 們 時 常 坦 然 無 懼 、 並 且 曉 得 我 們 住 在 身 內 便 與 主 相 離
Bu nedenle her zaman cesaretimiz vardır. Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rabden uzaktayız.所以 我 們時 常 坦然 無懼 、 並且 曉 得 我 們 住在 身內 便 與 主相離
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.인터뷰중에 제 처남은 용기를 내서 그가 정말 묻고 싶어하던 것을 물어보았습니다.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.La un moment dat cumnatul meu isi face curaj si pune intrebarea la care vroia neaparat un raspuns:
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.Till slut tar min svåger mod till sig och ställer frågan han verkligen vill ha svar på.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.Uiteindelijk vindt mijn zwager de moed om te vragen wat hij echt wil weten.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.В един момент зет ми събрал смелост да зададе единствения въпрос, на който наистина искал да научи отговора.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.שני אלה נשלטים ע"י אזורים נפרדים במוח. אז בשלב מסוים אזר גיסי אומץ ושאל את השאלה האחת עליה באמת רצה תשובה.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.وفي إحدي النقاط، استجمع صهري شجاعته ليسأله سؤال يود حقًا أن يعرف إجابته.
Bu noktada, kayınbiraderim cevabını öğrenebilmeyi çok istediği soruyu sorabilecek cesareti toparladı.一番聞きたかった質問を尋ねることにしました それは「どうしてそういうことができたのか?」
C-Cesaretini yitirme, kardeşim!Ä-älä ruikuta, pikkuveli.
C-Cesaretini yitirme, kardeşim!Não te acobardes, irmãozinho!
C-Cesaretini yitirme, kardeşim!Nie płacz, braciszku.
C-Cesaretini yitirme, kardeşim!Non essere così fifone, fratellino!
C-Cesaretini yitirme, kardeşim!¡No te acobardes, hermanito!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod