Ana içeriğe geç
Sözlük

cesaret ile cümle

cesaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.이러하므로 우리가 이 직분을 받아 긍휼하심을 입은대로 낙심하지 아니하고
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Omdat God zo goed was ons dit werk toe te vertrouwen, geven wij de moed niet op.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Pelo que, tendo este ministério, assim como já alcançamos misericórdia, não desfalecemos;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Perciò, investiti di questo ministero per la misericordia che ci è stata usata, non ci perdiamo d'animo
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Por esto, teniendo nosotros este ministerio según la misericordia que nos fue dada, no desmayamos
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Preto majúc túto službu, jako sme dostali milosrdenstvo, neustávame;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Protož majíce toto přisluhování, tak jakž jsme milosrdenství došli, neoblevujeme v něm.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Sentähden, kun meillä on tämä virka sen laupeuden mukaan, joka on osaksemme tullut, me emme lannistu,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Vậy nên , chúng_tôi nhờ sự thương_xót đã ban cho , mà được chức_vụ nầy , thì chúng_tôi chẳng ngã_lòng ;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Vậy nên, chúng tôi nhờ sự thương xót đã ban cho, mà được chức vụ nầy, thì chúng tôi chẳng ngã lòng;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Zatorej, ker opravljamo to službo, kakor smo dobili usmiljenje, ne izgubljamo srca;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Δια τουτο, εχοντες την διακονιαν ταυτην, καθως ηλεηθημεν, δεν αποκαμνομεν,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.гонени сме, но не оставени; повалени сме, но не погубени.
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Посему, имея по милости Божией такое служение, мы не унываем;
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.Тим же то, маючи се служенне, яко же помилувані, не слабнемо,
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.על כן בהיות לנו השרות הזה כאשר חננו לא נחת׃
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.من اجل ذلك اذ لنا هذه الخدمة كما رحمنا لا نفشل
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.我 們 既 然 蒙 憐 憫 、 受 了 這 職 分 、 就 不 喪 膽
Bu hizmeti Tanrının merhametiyle üstlendiğimiz için cesaretimizi yitirmeyiz.我 們 既然 蒙 憐憫 、 受了 這 職分 、 就 不 喪膽
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Att vad de hade gemensamt var en känsla av mod.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Au în comun un sentiment al curajului.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Az volt a közös bennük, hogy volt bennük bátorság.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Cái mà họ có chung đó là lòng can đảm.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Ce qu'ils avaient en commun, c'était un sens du courage.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Det de havde til fælles var en følelse af mod.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Heitä yhdisti rohkeuden tunne.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Kar so imeli skupnega je bil pogum.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.가치감을 가진 사람들이 가진 공통점은 용기라는 것을 알았습니다.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.la cosa che avevano in comunue era un senso di coraggio.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Lo que tenían en común era un sentido de coraje.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.O que elas tinham em comum era um sentido de coragem.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.To, co měli společné je pocit odvahy.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Všetci mali spoločný zmysel pre odvahu.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Was sie gemeinsam hatten, war ein Gefühl der Courage.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Wspólnym mianownikiem była odwaga.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.ze hadden een bepaald soort moed gemeenschappelijk.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Αυτό που είχαν κοινό ήταν η αίσθηση του θάρρους.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Общото между тях беше куража.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Что у них было общего, так это чувство мужества.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.Що вони мали спільного, так це почуття сміливості.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.מה שהיה משותף להם הייתה תחושה של אומץ.
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.ما كان مشترك بينهم هو ميل للشجاعة .
Bu insanların ortak noktası bir cesaret duygusuydu.持っていたのは勇気でした ここでは勇気と勇敢は別なものとして考えます
Bu kadar cesaretli olduğu için çok mutluyum.Cieszę się, że był taki dzielny.
Bu kadar cesaretli olduğu için çok mutluyum.Ich bin sehr glücklich, dass er so mutig war.
Bu kadar cesaretli olduğu için çok mutluyum.Jsem vděčný, že byl tak statečný.
Bu kadar cesaretli olduğu için çok mutluyum.Χαίρομαι που ήταν τόσο γενναίος.
Bu kadar cesaretli olduğu için çok mutluyum.Я очень рад, что он такой храбрый.
Bu kaltak bizi hor görüyor. Buna nasıl cesaret edersin kaltak? Bak.D'accord, et ce soir je vais te montrer mes talents en cuisine !
Bu kaltak bizi hor görüyor. Buna nasıl cesaret edersin kaltak? Bak.Что возомнила о себе сучка.
Bu kaltak bizi hor görüyor. Buna nasıl cesaret edersin kaltak?Кучката ни мисли за нищожества.
Bu kaltak bizi hor görüyor. Buna nasıl cesaret edersin kaltak?إنّ السافلة تعتقد بأنّنا هراء كيف تتجرّأين أيتها السافلة
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.누군가 그 소녀가 춤을 추게 만든 것 같았어요. 전 또 영감을 얻었죠.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.Takže to vyzeralo, ako keby to bola od nej výzva. A tým ma inšpirovala.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.Ze lachten, knuffelden elkaar en renden weg. Het leek dus een weddenschap te zijn.
Buna cesaretinin olup olmadığını anlamaya yönelikmiş gibi duruyordu.אז נראה כאילו מישהו איתגר אותה לעשות את זה. אז קיבלתי השראה מזה.
Buna nasıl cesaret edersin kaltak? Bak. Konuşmalarına dikkat et.Kaj delaš?
Buna nasıl cesaret edersin kaltak?Bazdmeg.
Buna nasıl cesaret edersin kaltak?Chết tiệt.
Buna nasıl cesaret edersin kaltak?Comment oses-tu, salope ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod