Biyolojikçeşitlilik, cesaret verici birkaç başarıya ve artan politikaPřes určité povzbudivé výsledky a intenzivní politickou činnost
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Aşa am făcut, am rugat-o şi ea a luat în joacă scrisoarea.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.C'est que nous avons fait, nous lui avons demandé, elle a joué le jeu et pris la lettre.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Dus dat deden we, we vroegen het haar, en ze nam de brief sportief aan.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.E cosi' abbiamo fatto, e lei giocosamente ha preso la lettera.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Ezt tettük, megkértük, és együttműködően felvette a levelet.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Jadi kami meminta ibu itu kemudian dia mengambil surat itu,
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.그래서 우리는 그 분께 부탁했고, 그녀는 편지를 집어들었습니다.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Poprosiliśmy i ona dzielnie wzięła list.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Så det gjorde vi, vi bad hende, og hun var med og samlede brevet op.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Så vi gjorde det, vi frågade henne, och hon tog brevet.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.So geschah es, wir fragten sie und sie nahm bereitwillig den Brief.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı. "Tabi ki." Okumaya başladı.E foi isso que fizemos, pedimos-lhe, e ela pegou na carta, contente por participar.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Tak jsme se jí zeptali a ona hravě zvedla dopis.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Tak sme to teda spravili. Požiadali sme ju o to a ona list statočne vzala do rúk.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Và chúng tôi đã làm như thế, chúng tôi đề nghị cô ấy và cô ấy đã cầm lấy bức thư
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Y eso hicimos, y ella se ofreció a participar en el juego.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Έτσι της το ζητήσαμε και εκείνη έπιασε το γράμμα.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.И мы это сделали, мы попросили её, она игриво подняла письмо.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.И ние го направихме, помолихме я и тя смело взе писмото.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.וכך עשינו, בקשנו ממנה, והיא הרימה את המכתב הצורה משחקית.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.فقمنا بذالك، و عرضنا عليها الأمر، فقبلت اللعب و أخذت بالرسالة.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.「もちろん」と彼女はいい、読み始めてくれました
Bize cesaret veren ne?Apa yang memberikan kami keberanian?
Bize cesaret veren ne?Ce ne da curajul?
Bize cesaret veren ne?Co dodaje nam odwagi?
Bize cesaret veren ne?Cosa ci dà il coraggio?
Bize cesaret veren ne?Điều gì đã cho chúng tôi động lực?
Bize cesaret veren ne?우리에게 용기를 주는 것은 무엇일까요?
Bize cesaret veren ne?Mi adja nekünk a bátorságot?
Bize cesaret veren ne?¿Qué nos da valor?
Bize cesaret veren ne?Qu'est-ce qui nous donne du courage?
Bize cesaret veren ne?Was verleiht uns den Mut?
Bize cesaret veren ne?Wat geeft ons de moed?
Bize cesaret veren ne?Διερωτάστε τι μας δίνει κουράγιο;
Bize cesaret veren ne?Кое ни дава този кураж?
Bize cesaret veren ne?Что же придает нам храбрости?
Bize cesaret veren ne?מה נותן לנו את האומץ?
Bize cesaret veren ne?ما الذي يعطينا الشجاعة؟
Bize cesaret veren ne?近しい友人に言われたのですが
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Cred că generaţia noastră va fi judecată după curajul de a face ce e corect.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Ik geloof dat onze generatie beoordeeld zal worden op onze morele moed om te beschermen wat juist is.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Jag tror att vår generation vill bli bedömd utifrån vårt moraliska mod att försvara det som är rätt.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Je crois que notre génération sera jugée pour son courage moral à protéger ce qui est juste.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.저는 우리 세대가 옳은 것을 보호하고자 하는 우리의 윤리적 용기의 정도에 따라 평가받을 거라 믿습니다.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Nasze pokolenie zostanie osądzone na podstawie moralnej odwagi do ochrony tego, co dobre.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Saya percaya bahwa generasi kita akan dinilai dari keberanian moral kita untuk melindungi apa yang benar.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Věřím, že naše generace bude souzena podle morální odvahy chránit to, co je správné.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Yo creo que nuestra generación será juzgada por nuestro valor moral para proteger lo que es correcto.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Πιστεύω ότι η γενιά μας θα κριθεί από το ηθικό μας σθένος να προστατεύσει το σωστό.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Думаю, наше поколение будут судить по его мужеству защищать то, что нам кажется правильным.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Смятам, че поколението ни ще бъде оценявано според нашата морална смелост да защитим това,което е правилно.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.Я вірю, що наше покоління буде засуджене за нашу моральну мужність захищати правильне.
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.אני מאמין שהדור שלנו יישפט לפי האומץ המוסרי שלנו להגן על מה שצודק,
Bizim kuşağın doğru olanı korumak için vicdani cesaretimiz tarafından yargılanacağına inanıyorum.正しいことを守り抜く 道徳的な勇気で判断されると 価値のある行動は 何らかの犠牲を伴います
Bizim şarabımızı dökmeye nasıl cesaret edersin?¡Cómo te atreves a derramarme el vino?
Bizim şarabımızı dökmeye nasıl cesaret edersin?Désolée ! Comment oses-tu renverser notre vin ?!
Bizim şarabımızı dökmeye nasıl cesaret edersin?Sao người dám làm đổ rượu của bọn ta?
Bizim şarabımızı dökmeye nasıl cesaret edersin?Как се осмеляваш да ме заливаш със вино?
Bizim şarabımızı dökmeye nasıl cesaret edersin?Как ты посмела пролить наше вино?!