Acil cerrahi girişim genellikle gerekmez.A cirurgia imediata nem sempre é necessária.
Sushruta Samhita tarafından tanımlanan cerrahi aletler batı dünyasında modifiye edilmiştir.Os instrumentos descritos no Sushruta Samhita foram modificados e aperfeiçoados no mundo ocidental.
Wil, çok başarılı bir cerrahtır.Will é um mergulhador hábil.
Alveolar ekinokokkoz ise çoğunlukla ilaç tedavisi ve ardından cerrahi müdahale gerektirir.O tipo alveolar precisa muitas vezes de cirurgia, seguida de medicação.
Annesi Teri (kızlık soyadı Duke) bir hemşire ve babası McCoy Lee Moretz ise bir estetik cerrahıdır.Sua mãe, Teri é uma enfermeira, e seu pai, Lee McCoy Moretz, é um cirurgião plástico.
Cerrahi, tıp dalı.Curador, curandeiro.
Frenik sinir torasik sırasında tespit edilmelidir cerrahi ve korunmuş.O nervo frênico deve ser identificado durante cirurgia torácica e preservado.
Tam o sırada bir askeri cerrah gelip Don Alvaro'nun iyileşmesinin mümkün olduğunu söyler.Naquele momento, um cirurgião traz palavra que D. Álvaro deve se recuperar.
Diğer çoğu durumda, cerrahi yöntemlerin yanında radyoterapi içeren ya da içermeyen kemoterapi kullanılır.Na maior parte dos outros casos, para além da cirurgia pode ser usada quimioterapia com ou sem radioterapia.
Dünyada gelmiş geçmiş en önemli plastik cerrahlardan birisi olarak görülmektedir.É considerado o maior cirurgião plástico do mundo.
Tedavisi cerrahi yöntemle yapılır.O tratamento é realizado através de cirurgia.
Tam kalınlıktaki yanıklar genellikle deri grefti gibi cerrahi tedaviler gerektirmektedir.As queimaduras de terceiro grau geralmente necessitam de tratamentos cirúrgicos, como enxertos de pele.
Astigmatizma gözlük, kontakt lens ya da refraktif cerrahi ile tedavi edilebilir.A miopia pode ser corrigida com o uso de óculos, lentes de contacto ou cirurgia.
Tedavi genellikle cerrahidir.O tratamento é usualmente cirúrgico.
1911) 2001 - Christiaan Barnard, Güney Afrikalı kalp cerrahı (d.2001 — Christiaan Barnard, cirurgião sul-africano (n. 1922).
Cerrahi dönemine göre oldukça gelişmişti.Ele evoluiu bem após a cirurgia.
Komplikasyonlar, cerrahların becerisine ve ameliyat sonrası tedavilere bağlıdır.Benefícios secundários podem influenciar o resultado de cirurgias e tratamentos.
Ünlü bir kalp cerrahıdır.Ela é uma cirurgiã cardíaca.
Kadın cerrahlar da ilk defa resimlendirilmiştir.Cirugiãs femininas também foram ilustradas pela primeira vez na Cirurgia Imperial.
Epenstein bir ordu cerrahı ve aynı zamanda Yahudi asıllı bir Hıristiyan idi.Epenstein era um cristão de origem judaica cujo pai era cirurgião no exército.
Deri altındaki kütlelerin cerrahi olarak çıkartılması da mümkündür.Os nódulos sob a pele também pode ser removido por cirurgia.
Bu aracı ilk kez kullanılan hekim olarak Fransız cerrahı Charles Gabriel Pravaz kabul edilir.A lesão foi descrita pela primeira vez por Sir Charles Bell, um cirurgião escocês.
Abisi Tarney estetik cerrah, diğer abisi Luke ise ortopedisttir.Tem três irmãos: Tarney, um cirurgião plástico ocular; Luke, um ortopedista e Polly, uma anestesista.
Bazen cerrahi hemostaz için kullanılırlar.A cirurgia, por vezes, é feita para eliminar os cistos.
Plastik cerrahi bile çirkinliğiniz için hiçbir şey yapmayacaktır.Até mesmo cirurgia plástica não adiantaria para sua feiura.
Dr. Olivia Benford (Sonya Walger) — Mark'ın eşi ve büyük bir hastanede cerrah.Dr. Olivia Benford (Sonya Walger) — Marks vrouw en succesvol chirurg in een groot ziekenhuis.
Cerrahi olarak kolayca çıkarılabilirler.Deze kunnen chirurgisch worden verwijderd.
Tam o sırada bir askeri cerrah gelip Don Alvaro'nun iyileşmesinin mümkün olduğunu söyler.Op dat moment laat de chirurg weten dat Don Alvaro zal herstellen van zijn verwondingen.
1918'de askeri cerrah olan Alex Zamkov ile evlenir.In 1918 trouwde ze de militaire chirurg Alexei Zamkov.
Günümüzde bu operasyon laparoskopik cerrahi ile yapılabilmektedir.Tegenwoordig wordt deze ingreep laparoscopisch uitgevoerd.
Babasının izinden gidip bir cerrah olan kardeşi Mursal ise genç yaşta hayatını yitirdi.Mursal, zijn jongere broer was een veelbelovend chirurg, maar overleed op jonge leeftijd.
Ender olarak küçük cerrahi müdahaleler gerekebilir.Zelfs kleine chirurgische ingrepen kunnen van invloed zijn.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi.Faculteit der geneeskunde, blz.
Cerrahi turnike hemen hemen daima uygulanır.De volgende regels zijn bijna altijd van toepassing:
Cerrahi, tıp dalı.Chirurgie, rundergezondheid.
Wil, çok başarılı bir cerrahtır.Ras Thavas is een zeer bedreven chirurg.
Sıklıkla uygulanan tedavi yöntemleri; cerrahi, kemoterapi ve radyoterapidir.Gebruikelijke behandelingen zijn onder meer chirurgie, chemotherapie en radiotherapie.
Tedavi genellikle cerrahidir.De behandeling is meestal operatief.
Bu durumda da cerrahi tedaviler gerekli olabilmektedir.Er dient dus omgesprongen te worden met chirurgische behandelingen.
Kahire'de bir Cerrahi tekkesi kurdu.Hij had ze gevonden in een synagoge in Caïro.
Üç yıl boyunca Mısır ordusunda cerrah olarak görev aldı.Hij was ruim drie jaar sergeant in Indonesië.
Tartışmalı bir tedavi yöntemi multipl subpial rezeksiyon adı verilen cerrahi bir teknik kullanımıdır.Reden waarom een neuscorrectie een veelgevraagde cosmetisch chirurgische ingreep is.
Bu ellerle cerrah olmalıymışım.Met zulke handen had ik chirurg moeten worden.
Kim Tae - hyun yetenekli bir cerrah.Kim Tae-hyun jest utalentowanym chirurgiem.
Tam o sırada bir askeri cerrah gelip Don Alvaro'nun iyileşmesinin mümkün olduğunu söyler.W tym samym momencie chirurg obozowy informuje go, że Don Alvaro ma jednak szanse na przeżycie.
Bunlardan biri ortopedi cerrahı, Gavriil Abramovich İlizarov bir portre oldu.Jednym z nich był portret chirurga ortopedy Gawriiła Abramowicza Ilizarowa.
Hasta olan kişilerin cerrahi maske takması da hastalığı önleyebilir.Zapobiec zarażeniu może też pomóc noszenie masek chirurgicznych przez chore osoby.
Çok sayıda cerrahi müdahale gerektirebilir.Niektórzy chorzy mogą wymagać interwencji chirurgicznej.
1998 yılından beri plastik cerrah Stefano Piccolo ile yaşamaktadır.W latach 1998-2008 była związana z młodszym od niej chirurgiem plastycznym Stefano Piccolo.
Avrupa Kalp Damar Cerrahisi Derneği'nin üyesidir.Członek Europejskiego Towarzystwa Leczenia Ran.
Bu grup hastalarda en etkin tedavi cerrahidir.W stadium tym są najgorsze rokowania, co do wyników leczenia.
Wil, çok başarılı bir cerrahtır.Jest cyborgiem i wyśmienitym szkutnikiem.
Bu durumda da cerrahi tedaviler gerekli olabilmektedir.Stosuje się w miarę możliwości leczenie chirurgiczne.
Dizide İngiliz cerrah Doktor Elizabeth Corday'i canlandırdı.Mark ostatecznie spotkał brytyjska panią chirurg, Elizabeth Corday.
Amerikalı tanınmış kalp cerrahı Prof. Dr. Michael De Bakey’in yanında ihtisas yaptı.Współpracował m.in. ze światowej sławy kardiochirurgiem Michaelem de Bakeyem.
İleri cerrahiler içinse "ameliyathane" koşullarında çalışırlar.W zaawansowanym wypadaniu stosuje się zabiegi operacyjne.
Yüksek lisansını İrlanda Kraliyet Cerrahları Koleji'nde tamamladı.Z zawodu lekarz rodzinny, kształcił się w Royal College of Surgeons in Ireland.
İcat ettiği cerrahi aletlerden bazıları günümüzde hala kullanılmaktadır.Niektóre ze zbudowanych wtedy akweduktów są używane do dziś.
Bazen cerrahi müdahale ile açılması gerekebilir.Czasem konieczne jest postępowanie chirurgiczne.
Bakıcı, ayağının kesilmesi için yapılan cerrahi müdahaleden sonra ölmüştür.Dedo zmarł w wyniku operacji, która miała na celu zmniejszenie jego tuszy.