cephe ile cümle
cephe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Cephe iki doğrultuda üçe bölünmüş.De voorzijde is in drieën gedeeld in twee richtingen.
Cephe iki doğrultuda üçe bölünmüş.Fasáda je rozdělena do třetin ve dvou směrech.
Cephe iki doğrultuda üçe bölünmüş.Fasada podzielona jest na trzy części w dwóch kierunkach.
Cephe iki doğrultuda üçe bölünmüş.La façade est divisée en trois dans deux directions.
Cephe iki doğrultuda üçe bölünmüş.Фасад разделён на три части в двух направлениях.
Cephe iki doğrultuda üçe bölünmüş.Фасад розбитий на три частини по обидва напрямки.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.David pa pusti svoje stvari v roki čuvaja prtljage in teče v vojne vrste ter dospe in pozdravi svoje brate.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.다윗이 그 짐을 짐 지키는 자의 손에 맡기고 군대로 달려가서 형들에게 문안하고
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.Давид оставил свою ношу обозному сторожу и побежал в ряды и, придя, спросил братьев своих о здоровье.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.ויטש דוד את הכלים מעליו על יד שומר הכלים וירץ המערכה ויבא וישאל לאחיו לשלום׃
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.فترك داود الامتعة التي معه بيد حافظ الامتعة وركض الى الصف وأتى وسأل عن سلامة اخوته.
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛 把 他 帶 來 的 食 物 、 留 在 看 守 物 件 人 的 手 下 、 跑 到 戰 場 、 問 他 哥 哥 們 安
Davut getirdiklerini levazım görevlisine bırakıp cepheye koştu; kardeşlerinin yanına varıp onları selamladı.大 衛把 他 帶來 的 食物 、 留在 看守 物件 人 的 手下 、 跑到 戰場 、 問 他 哥哥 們安
"Doğu Cephesi" isimli diğer harita ise bizim için biraz yeni.Die andere Karte, "Ostfront", ist etwas Neues für uns.
"Doğu Cephesi" isimli diğer harita ise bizim için biraz yeni.Druga z nich, czyli "Front wschodni", jest dla nas czymś nowym.
"Doğu Cephesi" isimli diğer harita ise bizim için biraz yeni.Druhá mapa nese název "Východní fronta" a je to pro nás něco nového.
"Doğu Cephesi" isimli diğer harita ise bizim için biraz yeni.El otro mapa, llamado Frente oriental, es algo nuevo para nosotros.
"Doğu Cephesi" isimli diğer harita ise bizim için biraz yeni.L'autre carte, Front de l'Est, est plutôt inédite à nos yeux.
- Doğu cephesinde. Onu sık sık düşünüyor musun?Вы часто о нём думаете?
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.Como faltaban médicos, los mandaron al campo de batalla.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.De begav sig ud på slagmarken, og der blev lægemangel.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.De gav sig ut på slagfältet och det blev ont om läkare.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.Foram para o campo de batalha, devido à falta de médicos.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.He lähtivät taisteluun, koska lääkäreistä oli pulaa.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.Partirono per il fronte, perché là erano a corto di medici.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.Z braku lekarzy znaleźli się w centrum działań wojennych.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.Πήγαν στο πεδίο της μάχης, υπήρχε έλλειψη γιατρών.
Doktor sıkıntısı olunca cepheye gittiler.Они отправились на войну, где не хватало врачей.
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseDessa hemlängtan trupper har liten magen för att fylla upp med utbildning
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japanese가장 중요한 코미디에 대한 전면 만주의 병사에 의해 개최됩니다
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseMarshall johnson jälkeen ikä puuttua japanilainen joulukuussa 1936
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseMarshall Johnson preko starost za boj proti japonski
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseNajdôležitejšie Predné proti komédia je držaný vojakmi Manchurian kriminality mládeže japonská
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseהחשוב ביותר חזית נגד קומדיה מוחזק על ידי חיילי המנצ'ורי
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseأهم جبهة ضد كوميديا ويقام على أيدي جنود من منشوريا
En önemli komedi karşı cephe manchurian askerleri tarafından düzenlenen çocuk suç japaneseコメディに対するフロント 満州の兵士によって保持されている 少年犯罪日本
Geçen yıl birkaç ayımı yaralanmış askerleri belgeleyerek geçirdim, Irak'taki cepheden eve kadar.L'anno scorso ho passato molti mesi a documentare i nostri feriti, dai campi di battaglia in Iraq fino a casa.
Geçen yıl birkaç ayımı yaralanmış askerleri belgeleyerek geçirdim, Irak'taki cepheden eve kadar.Tavaly több hónapig fotóztam a sérült csapatainkat, az iraki harcmezőktől egészen hazáig.
Geçen yıl birkaç ayımı yaralanmış askerleri belgeleyerek geçirdim, Irak'taki cepheden eve kadar.W zeszłym roku dokumentowałem losy rannych żołnierzy z pól bitwy w Iraku aż do powrotu do kraju.
Geçen yıl birkaç ayımı yaralanmış askerleri belgeleyerek geçirdim, Irak'taki cepheden eve kadar.Прошлый год я провёл, фотографируя наших раненых в войсках с полей битвы в Ираке и по дороге домой.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Anh ấy đến mỗi ngày, vượt qua chiến tuyến.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Arrivava tutti i giorni, attraversando la linea del fronte.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Chodil každý deň, prekračujúc frontovú líniu.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Ele vinha todos os dias, atravessando a linha da frente.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Eljött minden nap, át a frontvonalon.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Er kam jeden Tag, überquerte die Front.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Hij kwam elke dag, dwars door de frontlinie.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Il venait tous les jours, il traversait la ligne de front.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.그는 매일 전투가 가장 치열한 지역을 가로질러 찾아왔습니다.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Přicházel každý den, pokaždé překračující frontovou linii.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Przychodził każdego dnia przechodząc przez linię frontu.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Venea în fiecare zi, trecând linia frontului.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Venía todos los días, cruzando el frente de batalla.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Ερχόταν καθημερινά, περνώντας τη γραμμή του πυρός.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Идваше всеки ден, като пресичаше фронтовата линия.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Он не пропускал ни дня, переходил линию фронта, рискуя жизнью.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.הוא הגיע כל יום, חוצה את קו החזית.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.كان يأتي كل يوم يقطع الخط الأمامي.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.前線をくぐって 私もマフムードと彼の息子が通る
Heykel cepheden bakıldığında oldukça simetrik,yalın ve dalgın ifadelidir.Es muy frontal, es muy simétrica y grave y abstracta. Y se siente muy distante de esa manera.