Basit Rolls-Royce Silver Ghost otomobilleri zırhlı levhalarla kaplanır ve cepheye sürülür.وسيارات رولز-رويس سيلفر غوست البسيطة مغطاة بلوحات مدرعة ومدفوعة للجبهه.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.يمكن مشاهدة حيود الضوء في حياتنا اليومية.
Savaşın birçok cephesinde konum odaklı savaş olarak adlandırılan yöntem baskın olmuştur.كانت حربًا غريبة يمكن تسميتها أيضًا بحرب الاتصال.
Bu sendikalardan birine Alman Emek Cephesi örnek olarak gösterilebilir.ويمكن اعتبار الملائكة أحد هذه العوامل.
Kafkas cephesinde 1587’de önemli bir olaylar olmadı.من أهم أعماله: 1587, a Year of No Significance.
2017 Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminde de Ulusal Cephe adayı oldu.ومن جهة أخرى اقتراب الانتخابات الرئاسية الفرنسية 2017.
Birincil yıldız Beta Cephei türü bir değişen yıldızdır.و نجم متغيرة نوع Beta Cephei .
Parti İlerici Ulusal Cephe’nin üyesidir.عضو في القيادة المركزية للجبهة الوطنية التقدمية.
Aynı yıl Sosyalist Halk Cephesini kurar.وغادرت رئاسة الحزب الاشتراكي في تلك السنة.
General Vatutin komutasındaki 1. Ukrayna Cephesi, Kiev'in kuzey ve güneyinde sağlam dayanaklar oluşturdu.تمكنت الجبهة الأوكرانية الأولى، بقيادة نيكولاي فاتوتين، من تأمين رؤوس جسر شمال وجنوب مدينة كييف.
Cepheye erzak ve mühimmat nakli için de otomobiller kullanılır.واستخدموا السيارات أيضاً لنقل الذخيرة والمؤن إلى الجبهه.
Birinci Dünya Savaşı'nda Batı Cephesinde savaştı.اشترك في الحرب العالمية الأولى وحارب على الجبهة الغربية.
Mevzubahis bireylerin çoğu Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) üyesiydi.لقد كان معظم السجناء من أتباع تنظيم مونتونيروس.
I. Dünya Savaşı sırasında cephedeyken kolu yaralandı ve ömrünün sonuna kadar kolu felç kaldı.وبقي في جبهات القتال - بالرغم من اصابته بجرح في رأسه أضر بعينه اليمنى- حتى نهاية الحرب العالمية الأولى.
Kenti kuşatan Sovyet güçleri, Rodion Malinovski'nin 2. Ukrayna Cephesi'ne bağlı birliklerdir.لقد حاصر السوفييت هذه المدينة خلال حملة الجبهة الأوكرانية الثانية بقيادة روديون مالينوفسكي.
Şah Çerağ'ın cephesi.لعبة الشطرنج القدرة .
Ardından, Alman orduları doğu cephesinden geri çekilmek zorunda kaldı.بعد ذلك، بدأ الجيش الألماني بالتراجع على الجبهة الشرقية.
Piyade olarak, doğu ve batı cephesine gönderildi.لذا ، اعتبر اقتناء مقاتلات جديدة والغربية.
Böylelikle Osmanlı cephesi tehlikeli bir duruma girmişti.وذلك في الوقت الذي كان فيه الغزاة في وضع خطير.
Ancak Tümen Komutanlığı, Cephe Komutanlığı'nın bu emrini iletmek için Alay Karargâhına ulaşamamıştır.وقد أرادا قيادة تلك العملية العسكرية بدون إذن من القيادة العليا.
Ağustos’ta orduya katılma isteğini Mustafa Kemal’e telgrafla iletti ve cephe karargâhında görevlendirildi.وفي أغسطس قد أبلغت مصطفى كمال من خلال التلغراف برغبتها في الإنضمام إلى الجيش وعينت في القيادة العامة للجبهة.
Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale Cephesinde hizmet vermiş olan büyük gemilerdendir.خدم مُعظم البحارة على متن السفينة الحربية السطحية خلال الجزء الأول من الحرب.
Sırplar açık yaklaşma ve net şekilde doğrudan cepheden saldırının kibri içindeydiler."يبدو أن شفاء قد اقتربت من الخطوط الأمامية بدافع الجدية."
Kaidenin üç cephesine bronz madalyon şeklinde yazıtlar monte edilmiştir.ويظهر شعار الجمهورية في منتصف الورقة مكرر 3 مرات.
Libya Özgürlük ve Demokrasi Cephesi tarafından kuruldu.فرنسا تخلع حجاب الحرية والديموقراطية.
Brunelleschi'nin yapının ön cephesi asla inşa edilmedi ve boş bırakıldı.برجي مركز التجارة العالمي لا زالا موجودين ولم يتم تدميرهما.
Daha sonra bir sağlık memuru olarak, Birinci Dünya Savaşı sırasında cephede görev yaptı.كما خدم في الجيش كطبيب لمدة عام خلال الحرب العالمية الأولى.
Cepheye gitme fırsatı bulan İbrahim, ölmeden babasından helallik almak istemektedir.عرض عدي على لطيف فرصة العودة إلى العراق مهددا بقتل والده إذا رفض.
Gün içindeki kayıplar sonucu 26 Nisan gecesi, Arıburnu Cephesi’nde olduğu gibi sakin geçti.وقد بدا في يوم 27 آذار غضاً طرياً كما كان ليلة وفاته.
2012 ve 2013 yıllarında cephe hatları çok fazla değişmemiştir.ومنذ موسم 2004/2003 حتى الآن لم يتغير شكل القميص الأساسي كثيراً.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Enquanto isso, outra frente foi aberta.
Bununla birlikte, bu ateşkes yalnızca Mezopotamya cephesine uygulanmıştı; Kafkasya'da savaş devam etti.Porém, estas tréguas se aplicavam unicamente ao front mesopotâmico; no Cáucaso, a guerra continuava.
Ocak 1916 itibarıyla, Osmanlı kuvvetlerinin bu cephede 126.000 erkek, ama sadece 50.539 mücadele gücü vardı.Em janeiro de 1916, as forças otomanas eram 126.000 homens, apenas 50.539 eram soldados de combate.
İmparator muhtemelen prensi tutmak ve böylece batı cephesini güvence altına almak istiyordu.O imperador provavelmente pretendia prender o príncipe para assegurar o seu flanco ocidental.
578'de, Mezopotamya'daki ateşkes sona erdi ve savaşın ana odağı bu cepheye kaydı.Em 578, a trégua na Mesopotâmia terminou e o foco principal da guerra novamente voltou para a região.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Knappe foi então lutar na Frente Leste e na Frente na Itália.
10 Mart'ta 2. Ukrayna Cephesi, Uman'ı geri aldı ve 2. Panzer Kolordusu'nu imha etti.Em 10 de março, a 2ª Frente Ucraniana destruiu dois Panzer Corps, capturando-os durante a queda de Uman.
Şubat 1945 tarihinde hala 350 Ausf M cephelerde görev yapmaktaydı.Em fevereiro de 1945, cerca de 350 Ausf.
1915 yılında Doğu Cephesi'ne gönderildi ve 1917 yılına kadar burada kaldı.Em 1915, foi transferido para a Frente Leste, onde permaneceu até 1917.
Batı Cephesinde kaldı ve yeni filosuna Sopwith 1½ Strutter takıldı.Tedder permaneceu na Frente Ocidental, e seu novo esquadrão foi equipado com aviões Sopwith 1½ Strutter.
Balkanlar bulunan askeri kuvvetlerin çoğunu zaten azaltmıştı, onları tekrar Pers cephesinde görevlendirdi.Ele já havia retirado a maioria das suas forças militares dos Bálcãs, enviando-as para a frente persa.
Bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda Alman Doğu Cephesi kuvvetlerinin tüm güney kanadı çökeceği açıktır.Se tal sucedesse ficaria em risco toda a manobra alemã.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.1961 — A Frente Sandinista de Libertação Nacional é fundada na Nicarágua.
Otelin güney cephesinden görüntüsü.Vista panorâmica do hotel.
Dış cephesi seramiklerle süslendi.Ganha a vida com serviços sujos.
Bu yüzden savaş boyunca Karadeniz Sovyet donanmasının temel cephesi olmuştur."Toda a minha vida tem sido a Frota Soviética.
Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.Prefere morrer do que viver em cativeiro.
İki cephede bir savaştan kaçınmak için, Theodosius Ardaburius'u geri çağırdı.Para evitar uma guerra em duas frentes, Teodósio chamou de volta Ardabúrio.
Nisan ayı sonlarında 800.000'den fazla Alman askeri Doğu Cephesi'nde teslim oldu.Até o final de abril 800.000 soldados alemães foram capturados na frente oriental.
Bu iki kitle, caminin kuzey cephesi yönünde bitiştirilirler.Esses dois trechos passam então a constituir a linha Norte.
Bu düzenlemeler sonucunda her Cephe, 700 - 800 uçaktan oluşan kendi hava ordularına sahip olmuşlardı.Cada Fliegerkorps tinha entre 300 a 700 aeronaves de todos os tipos.
Ulusal Cephe (Fransızca: Front National, FN) Fransa'da milliyetçi bir siyasi partidir.FN: Frente Nacional, em francês Front National.
1945'te Doğu Cephesi'nde Kuzey Ordular Grubu komutanı oldu.Ele se tornou o Comandante em Chefe do Grupo de Exércitos Norte no Fronte Oriental em 1945.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Em alguns cômodos, as paredes também não têm janelas.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.O imperador francês pretendia combater as duas forças de forma separadas.
Sırplar açık yaklaşma ve net şekilde doğrudan cepheden saldırının kibri içindeydiler."Parece que Shifa se aproximou das linhas de frente com seriedade em seu trabalho."
Dış cephesinde kullanılan heykeltıraşlığın Yunan sanatının en yüksek noktası olduğu düşünülür.Suas esculturas decorativas são consideradas um dos pontos altos da arte grega.
1974 yılında cephe piyade birlikleri için hizmete girmiştir.1974 - O Regimento de Infantaria adere desde a primeira hora ao MFA.
1915 yılında kötü bir şekilde yaralandı ve cepheden çekildi.Durante a Primeira Guerra Mundial foi ferido e afastado da linha de frente em 1915.
Cephe geçtikten sonra artarApós a instalação acesse en