Ne var ki mart ayı sonlarında Kızıl Ordunun da soluğu kesilmiş ve cephe istikrara kavuşmuştur.Её остатки в марте — апреле сдались в плен Красной армии и частью перешли в её ряды.
Batı Bryansk cephesi, 1.,2. ve 3. Beyaz Rus Cephelerinde savaştı.Воевал на Западном, Брянском, 1-м и 2-м Белорусских фронтах.
Bu kesimde Sovyet cephe hattında oluşan çıkıntı 1943 yılına kadar sabit kalmıştır.Ожесточённые бои на этом участке фронта продолжались весь остаток 1943 года.
Filistin'de ortaya çıkmasını beklediği cepheye gitti.И вот он на стадионе, ожидающий своего выхода.
Sovyetler Birliği II. Dünya Savaşı'na girince eğitimini bıraktı ve gönüllü olarak cepheye gitti.После начала Второй мировой войны, прервал обучение и отправился добровольцем на фронт.
Cephedeki görevinin bitmesi üzerine Kasım ayı sonunda Meclis’e gelerek görevine başladı.В конце того же месяца убыл с ней на Центральный фронт.
Bu sayede cephe kaplaması gece aydınlatmalarıyla çarpıcı bir görüntü oluşturuyor.На его вершине был установлен светящийся элемент, чтобы повысить видимость ночью.
19 Ağustos 1915’te yedek asteğmen rütbesiyle Çanakkale ve Kafkas cephelerinde savaşa katıldı.4 февраля 1915 во время одного из боёв контужен в голову и спину.
İsviçre'deki Ulusal Cephe politikalarını da onayladı.Выступал в национальной сборной Швейцарии.
Localar bazen bir alınlık eşliğinde cephelerde vurgulanıyordu.Иногда жертву насаживали на уже поставленный кол.
M718 – Ön cephe cankurtaran modeli.M718 — Фронтовой санитарный вариант.
Dizide 1915 yılında Seddülbahir Cephesi'nde yaşanan olaylar anlatılıyor.До сих пор на острове видны следы событий 1945 года.
Doğu cephesinde çarpıştı ve yaralandı.Он сражался на итальянском фронте и получил ранения.
M16A4 tüfeği ön cephedeki Amerikan birliklerinin standart piyade tüfeğidir.Пушка М61А1 стала позднее стандартным вооружением американских истребителей.
Ulusal Atavatan Cephesi'nin adı, 1987 yılında "Ulusal Cephe" olarak değiştirildi.Переименование на «Национальную» состоялось в 1987 году.
Batı Cephesi Mareşal Semyon Timoşenko komutasında idi.Координировал и командовал действиями фронтов Семён Тимошенко.
Yapının cephesinde toplam 3.862 pencere yer almaktadır.В фондах музея 8 636 единиц хранения.
Müttefik kuvvetlerin taarruzu, saat 09:00’da, cephenin sol kesiminden başladı.Её разместили на крайнем правом фланге армии, но около 09:00 перебросили на усиление левого фланга.
Böylece 25 Nisan akşamı Seddülbahir Cephesi’nde 12 İngiliz taburuna karşı 5 Osmanlı taburu mevzi almıştır.С наступлением темноты 26 сентября он организовал пять пунктов переправы.
Devrimci Birleşik Cephe, Sierra Leoneli militan grubu.ОРФ — Объединённый революционный фронт в Сьерра-Леоне.
Suriye İç Savaşı Humus Cephesi, Suriye İç Savaşı'nda Humus ilindeki çatışmaları kapsamaktadır.Имя Хамзы стало символом борьбы для протестующих в Сирии.
Seddülbahir Cephesi’nde ise harekata gece taarruzu olarak uygulanmıştı.Марш корпус должен был совершать с маскировкой и по ночам.
Simav cephesinde de vaziyet iyi değildi.Не все спокойно было и в Куэ.
İngiliz cephesinin sağ kanadında hiçbir ilerleme gösterilemedi.На правом крыле и в центре фронта существенного продвижения не имели.
Koloğlu ve Ahududu sokakları arasındaki alanda, İstiklal Caddesi`ne bakan dar cepheli bir binadır.Между Стандартной и Инженерной улицами Фотографии застройки бывшего посёлка Бескудниково.
1943'ten 1945 yılına kadar 2. Baltık Cephesi'nde savaştı.С 1943 по 1945 год воевал на 2-м Прибалтийском фронте.
Aşınmayı gündelik yaşamın her cephesinde de görmek mümkündür.Это означает, что каждый пункт на земном шаре можно наблюдать ежедневно с высоким разрешением.
Volkhov Cephesi taarruzu 27 Ağustos sabahı başladı.Ударная группировка Волховского фронта переходила в наступление 27 августа.
Kuzey cephesinde küçük fil ayakları vardır.У ног ангела сидит маленькая собачка.
Kraliçenin bahçelerinin merkezine; Buckingham Sarayı'nın ön cephesine konuşlandırılmıştır.Сады королевы), напротив Букингемского дворца.
Savaş üç temel cephede cereyan etti.Война велась на трех фронтах.
Dış cepheler oldukça sadedir.Телосложение довольно плотное.
Böylesine delice bir keşmekeş içinde cephe hattı gözden kaçtı.Со слабым криком человек на той стороне исчез.
Daima cephede olmak isterler.И всегда был в первых рядах.
Tümen Komutanlığı durumu Batı Cephesi Komutanlığı’na bildirmiştir.О замеченном движении своевременно доложил командиру...».
Ekim ayında (1917) Filistin Cephesindeki Osmanlı kuvvetlerinin mevcudu 40.000 kişi kadardı.К ноябрю 1917 года на Восточном фронте находилась половина германской армии — более 1,7 млн человек.
Cephenin komutanlığı İsmet Paşa'ya verdi.Затем его произвели в генерал-майоры с титулом паши.
Arka planda cephesi yapılıp bitirilmemiş "San Petronio Bazilikası".На площадь выходит неоконченный фасад базилики Сан-Петронио.
4 Mayıs 1921 tarihinde Batı Cephesi Komutanlığına atandı.9 мая 1921 — ПомначВОСО Западного фронта.
Cephenin bu durumunda Sovyet komutanların iki seçeneği vardı.Встретившись с такой ситуацией, советское командование имело два варианта решения задачи форсирования Днепра.
Savaş esnasında cephelerde bulundu.Во время боя был контужен.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.Мужа забирают на фронт.
Daha sonra da 6. Ordu Kurmay Başkanı olarak Irak Cephesine gönderildi.Для объединения с 6-й армией был послан в Ирак.
Fransız cephesinde tam bir bozgun yaşanmaktadır.В африканском французском нет гортанного звука .
Doğu ve güney cephelerinde de meşguldüler.Воевал на Восточном и Южном фронтах.
İmparatorluğun Asya cephesindeki sorunlar Avrupa cephesinden daha derindi.وقد تعمقت المشكلات المنبثقة من الجبهة الأسيوية للدولة أكثر بكثير من الجبه الأوربية .
2 Mart 2014'te Kuzey Fırtınası Tugayı, İslami Cephe'ye katıldığını açıklamıştır.في 2 مارس 2014، أعلن لواء عاصفة الشمال أنه سينضم إلى الجبهة الإسلامية بقيادة لواء التوحيد.
Bu taksiler, beşer kişi taşıyarak ve iki kere gidiş-geliş yaparak 5.000 askeri cepheye taşır.وقامت هذه السيارات بحمل 5,000 جندي إلى الجبهه مرتين ذهاباً وإياباً.
Cezayir Milli Kurtuluş Cephesi kendisinin ana müşterilerinden biriydi.وكان حزب جبهة التحرير الوطني الجزائرية واحدة من زبائنه الرئيسي.
General Joseph Gallieni askerleri cepheye taşımak için Paris taksilerini kullanmaya karar verir.وقررت باريس استخدام سيارات الأجرة لحمل جنود الجنرال جوزيف غالياني للجبهة.
Haziran sonlarında Türkler karşı saldırıya geçerek Rus cephesini 35 kilometre (20 mil) kadar yardılar.وفي نهاية شهر يوليو، قام الأتراك بهجوم مضاد واقتحموا الجبهة الروسية حتى 35 كم(أي 20 ميلاً).
El oğlunun adı cephe boyunca dolaştı.انتشر اسم هذا البطل على طول خط الجبهة.
1915 yılında Doğu Cephesi'ne gönderildi ve 1917 yılına kadar burada kaldı.نقل فون إلى الجبهة الشرقية في عام 1915، حيث مكث حتى عام 1917.
Yaklaşık 3.500 top, Alman 6. Ordusu sol gerisine, Rumen 3. Ordusu cephesine ateş açtı.ضرب نحو 3,500 مدفع نيرانهم ضد الجيش الثالث الروماني والمنطقة الشمالية من أجناب الجيش السادس.
Konsey, 9 Aralık 2013 tarihinde Suriye Devrimciler Cephesi'ne katıldı.انضم المجلس إلى جبهة ثوار سوريا في 9 كانون الأول/ديسمبر 2013.
Alman ilerleyişini durdurmak için Fransızların yedek güçlerini hızla cepheye ulaştırmaları gerekmektedir.وتوجب وصول قوات الاحتياط الفرنسية سريعاً إلى الجبهة لوقف الزحف الألماني.
Askeri düzenekte ama cephe gerisi destek birimleri.أي كل الطاقم ما عدا قسم الإنقاذ.
Cephe taarruzu tüm gün sürmüştür.يستمر التبول المفرط طوال اليوم.
Babası II. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Cephesi'nde ölmüştür.قُتل والده أثناء خدمته في حرب المحيط الهادئ خلال الحرب العالمية الثانية.
Kızıl Ordu taarruzu da Rumen kuvvetlerin cephesi üzerinden yapılmıştır."أنا، سيد الرونية أخفي هنا رونية القوة.