Ana içeriğe geç
Sözlük

cennet ile cümle

cennet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok kültür gökkuşağını cennet ile dünya arasındaki köprü olarak görmektedir.Cette image est lourde de signification car l'arc-en-ciel est perçu comme un pont entre le ciel et la terre.
Bu dinde çaba dünyevi toplumu dönüştürmek ve dünyayı cennete çevirmektir.Il a pour objectif de convertir la société terrestre en un paradis sur terre.
Araf, cennet ve cehennemin arası.L'enfer et le paradis.
Boğazkent ayrıca "Kuş Cenneti" olarak da bilinmektedir.Elle est aussi appelée oiseau de paradis.
Surede cennet zevklerinden bahsedilir.De même, les douleurs de l’enfer et les plaisirs du paradis sont illustrés.
Cennette karışıklık daha da artar.Il me semble qu'il y a trop de misère dans le monde.
Asgard meleklerinin evi olan Heven (Cennet).La Chapelle des Ursulines d'Angers.
Özellikle, John Milton'ın Kayıp Cennet'i üzerinde büyük etki bıraktı.Le Paradis perdu de John Milton.
Ölüm olayının ardından ruh araf (purgatory), cennet ya da cehennemden birine gider.Après la mort, les âmes encourent un jugement et vont au ciel ou au purgatoire.
1989 yılında kurulmuş ve adını John Milton'ın Paradise Lost (Kayıp Cennet) isimli epik şiirinden almıştır.Une grande partie des paroles de l'album ont été inspirées par le poème de John Milton intitulé Paradise Lost.
"Cenneti Beklerken".Nous allons au paradis. ».
Eserin diğer parçaları Yeryüzü Cenneti, Der Abstieg der Verdammten in die Hölle ve Cehennem adlı eserlerdir.Il est borgne et il viendra avec ce qui ressemblera au Paradis et à l'Enfer.
Cennete nasıl gidebilirim?¿Cómo puedo ir al paraíso?
Cennetin anahtarı bende.Tengo la llave del paraíso.
Kim bunları sayarsa cennete girer.Quien los cuente entrará en el Paraíso.
Sen onları cennete davet edeceksin, onlar da seni cehenneme”.¡El infierno te llama!".
Kur'an'da Cennet, alelâde bir biçimde tanımlanmıştır.(Cuentos) La Morada del Signo.
O gün insanlar ya nimetleri bol olan Cennet’e ya da elem verici azabın olduğu Cehennem'e gireceklerdir.En ese día serán enviados al abismo del fuego, al tormento, y serán encadenados en prisión eternamente.
Cennet kuşugiller (Paradisaeidae): Eşeyler arasında büyük fark vardır.(Destiny) El Reino de destino es un jardín con senderos innumerables que se bifurcan entre sí.
Kıyamet, cehennem, cennet, cehennem ve ibret alınması gereken nesnelerden bahseder.El fuego: Ciudad sin sueño, Orestes parte y El fuego.
Ama şeytanlar cennete girmezler.Los muertos no van al cielo ni al infierno.
Cennetin en iyi generalleriyle karşılaşabilecek kadar yetenekli bir dövüşçüdür.Es un virtuoso luchador, capaz de darles la batalla a los mejores generales del Cielo.
Bundan dolayı kendisine ait bir cennet yaratmıştır.Su tumba se convirtió en un lugar de peregrinación.
Araf, cennet ve cehennemin arası.Entre el paraíso y el infierno».
Banu Cennetoğlu, (d.El jardín de aclimatación (poesía).
İsa, havarilerine şöyle dedi: "İçinizden kim Cennet karşılığında canını satar?"Respondió Jesús y le dijo: «¿Tú eres el Maestro de Israel, y no sabes esto?».
Bu dinde çaba dünyevi toplumu dönüştürmek ve dünyayı cennete çevirmektir.Se esfuerza por convertir nuestra sociedad en un paraíso terrenal.
Yukarıda cennet falan yok!Sin senos no hay paraíso.
1989 yılında kurulmuş ve adını John Milton'ın Paradise Lost (Kayıp Cennet) isimli epik şiirinden almıştır.El título del capítulo es una clara referencia a la obra de John Milton Paradise Lost (El Paraíso Perdido)
Cennet (film, 1998), Martin Donovan'ın oynadığı suç-dram türünde sinema filmi.Heaven (1998), película (drama criminológico) protagonizado por Martin Donovan.
Ruby: Eddie'nin cennette karşılaştığı üçüncü kişi.Es el primer personaje con nombre que Dante encuentra en el infierno.
Bu dirilme Gökteki Krallık hüküm sürerek yeryüzünü cennete dönüştürdüğünde yeryüzünde olacaktır.Cuando el Cielo había sido separado de la Tierra, Y cuando la Tierra había sido separada del Cielo...
Surede cennet zevklerinden bahsedilir.También están ilustrados los sufrimientos del infierno y placeres del cielo.
Cennet, 1588, Venedik, Dükalık Sarayı.El paraíso, 1588-92, palacio de los dux, Venecia.
1492: Cennetin Keşfi (İng.1492 - Expulsión de los árabes.
Tanrı ve Tanrı'nın annesi ruhunu korusun, onu Işık ve cenneti ile ödüllendirsin.”Que Dios y la Madre de Dios guarden su espíritu y alma; le concedan luz y Paraíso.
İlk grupta, Tanrının cenneti ve dünyayı yaratması sahnelenmiştir.En el principio creó Dios los cielos y la tierra.
Tanrı suları Gök cennetten ayırmakta.ZapagPase del Infierno al Cielo.
Gökyüzünde Cennetkuşu takımyıldızı yönünde bulunur.Gobierna el sitio de castigo situado en el cielo.
Cennet Sineması (İtalyanca özgün adıyla Nuovo Cinema Paradiso), 1988 yapımı İtalyan filmi.Cinema Paradiso (Nuovo Cinema Paradiso) es una película italiana que fue estrenada en 1988.
Eserde iki mekan resmedilmiştir, biri cennet, diğeri yeryüzü.El mismo consiste en dos partes similares: una representa la Tierra y la otra, el Cielo.
Cennetin Yumruğu: Angemon yumruğundan kutsal bir ışın fırlatır.Su naturaleza secreta se manifiesta: despide un fuego sagrado.
Bunun üzerine cennetin Tanrısı huzurunda secde ettim.Hubo lugar para ellos en la viña del Señor.
Üçlemenin ilk bölümü Cennetin Buyruğu ve son bölümü Trompetlerin Vedası dır.La tercera palabra clave es 咎 人, y el cuarto es 地獄 の 門.
Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır.Harem sono i luoghi a loro destinati e vietati sotto disposizione di Allah.
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."I preti invece invocano e scagliano un ingranaggio infuocato.
Jabal Mar-Elias geleneksel olarak peygamber İlyas'ın cennete yükseldiği yer olarak tanımlanmaktadır.Jabal Mar-Elias è tradizionalmente identificato come il luogo dell'assunzione in cielo del profeta Elia.
Elijah'in Cennete taşınması.Viaggio di Elia in paradiso.
Cennet ve dünya ilahiyi yankılasın!Illumina questo mondo e questa terra!
Nintendo'nun Türkçe olarak kelime anlamı "şansı cennete bırak"tır.Il nome Nintendo significa "lasciare la sorte al cielo".
Banu Cennetoğlu, (d.Il suo capoluogo è Gədəbəy.
Eserin diğer parçaları Yeryüzü Cenneti, Der Abstieg der Verdammten in die Hölle ve Cehennem adlı eserlerdir.Scatenò un regno di terrore sulla terra, in cielo e negli inferi.
"İmansız cennete gidemez; fakat tasavvufsuz cennete giden pek çoktur.Questa è la vostra terra promessa, non andatevene perché molte generazioni vivranno in questo luogo".
Ama kibiri yüzünden Cennetten kovuldu.Per questo è stato scacciato dal paradiso.
“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu!E dove Allah toccò i due animali vi lasciò, in rosso, le impronte della sua mano.
Cehennemde günah borcu ödeninceye kadar kalınıp sonra tekrar cennete gidilebilir.In cambio costoro avrebbero ottenuto la remissione dei peccati e l'accesso al Paradiso.
Üç serinin (2c, 3c, 7c) hepsi Pekin'deki Cennet Tapınağı'ni gösteriyordu.Questa serie di tre francobolli da 2, 3 e 7 centesimi raffigurava il Tempio del Cielo a Pechino.
Ama şeytanlar cennete girmezler.I non circoncisi sono all'Inferno.
Yukarıda cennet falan yok!Ma il Paradiso non c'è.
1989 yılında kurulmuş ve adını John Milton'ın Paradise Lost (Kayıp Cennet) isimli epik şiirinden almıştır.È basato sul tema dell'apocalisse e sul poema di John Milton: Paradise Lost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod