Mimarlar Cemiyeti'nden muhteşem bir kurul ile.Projekt powstał dzięki wspaniałomyślnej pomocy Ligi Architektów.
Mimarlar Cemiyeti'nden muhteşem bir kurul ile.Проект был запущен благодаря щедрой комиссии Лиги архитекторов.
Mimarlar Cemiyeti'nden muhteşem bir kurul ile.יחד עם נציגות נפלאה מהליגה לארכיטקטורה.
Mimarlar Cemiyeti'nden muhteşem bir kurul ile.مع لجنة رائعة من رابطة المعماريين.
Mimarlar Cemiyeti'nden muhteşem bir kurul ile.魚と意思疎通すると言われても ピンとこないかもしれませんが
Şunu seviyorum. Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.A ideia é que isto não é só uma clínica — é um centro comunitário.
Şunu seviyorum. Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.제가 좋아하는 이 아이디어는 단순한 진료소가 아니라 커뮤니티센터입니다.
Şunu seviyorum. Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.את זה אני אוהב. הרעיון הוא לא רק של מרפאה, אלא מרכז קהילתי
Şunu seviyorum. Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.هذا المشروع هو المفضل لدي. فهو ليس مجرد عيادة وإنما مركز إجتماعي أيضا.
Şunu seviyorum. Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.これは 地域社会における交易路や
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Động lực, phát triển ý tưởng với các cộng đồng và các tổ chức phi lợi nhuận cạnh tranh thiết kế mã nguồn mở
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Instigación, desarrollo de ideas con las comunidades y ONGs creando concursos de diseño de código abierto.
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.커뮤니티와 비영리단체들로 하여금 오픈소스 디자인 공모전을 위한 아이디어를 발굴하도록 이끌고,
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Penyuluhan, mengembangkan ide bagi komunitas dan membantu LSM-LSM menggelar kompetisi perancangan
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Stimolare, sviluppare idee con le comunità e le ONG che organizzano concorsi di progetti open-source.
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.Стимулирование: мы внедряем идеи среди местных общин и НПО, организуем конкурсы дизайнов открытого доступа .
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.תמרוץ, פיתוח רעיונות בשיתוף קהילות וארגונים לא ממשלתיים שעוסקים בתחרויות עיצוב של קוד פתוח.
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.التشجيع وتطوير الأفكار مع المجتمعات والمنظمات الّا حكومية للقيام بمسابقات للتصميم المفتوح.
Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar.コミュニティやNGOを盛り立てアイデアを発展させ デザインとコミュニティをペアリンクします
Ve ben hiç aanlamıyorum. Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adam Ayı olarak adlandırılıyor.E non capisco perche' nella cominuta' gay uno grande, grosso, peloso e muscoloso e' chiamato orso.
Ve ben hiç aanlamıyorum. Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adam Ayı olarak adlandırılıyor.Un truc que je ne comprends pas, dans la communauté gay un mec gros, baraqué, poilu, musclé es appelé un Bear.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.A jednak ludzie tutaj trzymają się razem zachowali poczucie własnej dumy i tożsamości
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.Ändå har de här människorna hållit ihop sin identitetskänsla, sin samhällskänsla.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.A predsa tu ľudia držali pospolu vďaka zmyslu pre spoločnú identitu a spoločenstvo.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.Az embereket itt még összetartja az identitástudatuk, a közösségük.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.E, apesar de tudo, as pessoas, aqui, manteram-se unidas. Por um sentimento de identidade e de comunidade.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.E tuttavia la gente qui ha mantenuto la sua identità e senso della comunità.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.Kljub temu, pa Ijudje tukaj držijo skupaj. Imajo smisel za identiteto, za skupnost.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.Rakyat di sini tetap memegang... ...sentimen identitas, komunitas mereka
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.Und schon fingen die Leute hier an, ihren Identitätssinn, ihre Gemeinsamkeit zu erkennen.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.И все пак, хората тук са запазили своята идентичност и своята общност.
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.И люди здесь все еще хранили совместно чувство идентичности их сообщества (Пение)
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar..ובכל זאת האנשים כאן נשארו יחד .תחושת הזהות, הקהילה
Ve buradaki insanlar hala birbirlerine, kimliklerine, cemiyetlerine tutunuyorlar.彼らのアイデンティティ コミュニティです 2000年ボリビア 第二の都市コチャバンバで
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiNa to członkowie społeczności medycznej odpowiedzieli:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiA lekárska komunita nam povedala:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi ki 'Biz bunu 10 senedir söylüyoruz.Và cộng đồng, cộng đồng y tế ở đó cho biết: " Chúng tôi đã bàn về điều này cả chục năm nay.
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiE la comunità, la comunità medica locale, ha detto,
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiEn de medische gemeenschap daar zei:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiEt la communauté, la communauté médicale, nous a dit,
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi ki그런데 커뮤니티, 의료 커뮤니티에서 그런 말들을 하더군요.
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiMas a comunidade médica local disse-nos:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiȘi comunitatea, comunitatea medicală de acolo a zis:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiUnd die Gemeinschaft, die medizinische Gemeinschaft dort sagte:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiΚαι η κοινότητα, η ιατρική κοινότητα εκεί, μας είπε,
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiНо местные доктора нам ответили:
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiОбществото, медицинското общество там каза,
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiוהקהילה, הקהילה הרפואית שם אמרה
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi kiفقال المجتمع الطبي هناك،
Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi ki「知ってるよ 過去10年間 これを言ってきたんだ
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.Allora ecco qui il progetto vincente e poi naturalmente, andiamo e lavoriamo con la comunità e gli assistiti.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz. Bu tasarımcı. OradaEl diseño ganador es este, y por supuesto, fuimos y trabajamos con la comunidad y con los clientes.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.Este é o projeto vencedor. Fomos para lá e trabalhámos com a comunidade e os clientes.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.최종 선정작은 바로 이것입니다. 그리고 물론, 우리는 커뮤니티로 가서 그들과 함께 일을 했습니다.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.Oto zwycięski projekt. Oczywiście poźniej pracowaliśmy nad nim razem ze społecznością i klientami.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.Takže tu je víťazný návrh. Samozrejme, potom sme išli a pracovali s komunitou a klientmi.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.זהו העיצוב הזוכה וכמובן אנחנו למעשה עבדנו עם הקהילה והלקוחות
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.فاصبح لدينا التصميم الفائز، وبعد ذلك بالطبع عملنا مع السكان والعملاء.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz.もちろん 僕達は実際にそこへ行って 地域社会や顧客と一緒に働きます これがデザイナーです 彼は実際そこで
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına lezbiyen deniyor. harika bir şey.E nella comunita' lesbica una grande, grossa, muscolosa e pelosa e' chiamata lesbica. quindi e' incredibile.