Ana içeriğe geç
Sözlük

cemiyet ile cümle

cemiyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Cemiyette 10 sene rahiplik yaptım.Ich war in meiner Gemeinde für über 10 Jahre als Pastor.
Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adam Ayı olarak adlandırılıyor.In der schwulen Szene ein grosser, kräftiger, haariger, muskulöser Mann wird Bär genannt.
Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adam Ayı olarak adlandırılıyor.Um homem grande, forte, peludo e musculado é um Urso.
Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adam Ayı olarak adlandırılıyor.Большой, волосатый мужик - это медведь.
Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adamΕπειδή στην γκέι κοινότητα. Ένας μεγάλος, εύσωμος, τριχωτός, μυώδης άντρας λέγεται αρκούδα.
Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adamベアーって呼ぶらしいけど
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.Abbiamo visto gente parlare della "Società della terra piatta" e di composizioni floreali.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.Am avut oameni vorbind despre Pământul Plat
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.(Gelach) We hebben mensen horen praten over de Flat Earth Society en bloemschikken.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.Hemos tenido gente aquí que habla de la Sociedad de la Tierra Plana y gente que hace arreglos florales.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.평평한 지구에 대해서 이야기 하는 사람들이 있었습니다. 사회와 꽃에 대해 말하는 사람들이죠.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.Mówiono o Towarzystwie Płaskiej Ziemi i aranżerach kwiatowych.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.On a vu des interventions sur la Société Plate de la Terre et sur les compositions florales, et voici
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.Имаше хора, които говореха за обществото "Плоска земя" и аранжировки на цветя,
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.(Смех) У нас были люди, которые говорили об Обществе плоской Земли и цветочниках.
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.היו לנו אנשים שדיברו על "אגודת הארץ השטוחה" ומסדרי פרחים, אז ישנה
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.رأينا زملاء يتحدثون عن مجتمع الأرض المسطحة ومنظمي الورود، إذاً فهذا
Dünya Düzdür Cemiyetini ve çiçek aranjmancıları ağırladık.フラットアースソサイエティや 華道家の話を聞きました 理解が深まったとしても ここに
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Cette idée n'est pas juste une clinique, c'est un centre communautaire.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Die Idee ist, dass es nicht nur eine Klinik ist -- sondern auch ein Gemeinschaftszentrum.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Ésta me encanta. La idea es que no es solo una clínica -- es un centro comunitario.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Het idee is dat het niet alleen een kliniek is -- het is een gemeenschapscentrum.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Ideea e nu doar o clinică -- este un centru comunitar.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Ini bukan sekedar klinik -- tapi jadi balai desa juga.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.L'idea è che non è solo una clinica -- è un centro sociale.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Myšlienka je, že to nie je len klinika - je to tiež spoločenské centrum.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.To nie tylko klinika, ale centrum społeczne.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Η ιδέα είναι, ότι αυτή δεν είναι μόνο μία κλινική - είναι ένα κέντρο για την κοινότητα.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Идея в том, что это не просто клиника, а общественный центр.
Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi.Идеята е, че то е не само клиника, ами и обществен център.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.A múltban ezek az emberek láthatatlanok voltak. Kirekesztette őket a saját társadalmuk.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.Di masa lalu mereka diabaikan dikucilkan dari masyarakatnya sendiri
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.En el pasado esta gente era invisible, excluida de su propia sociedad.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.Förr i tiden de här människorna var osynliga, utestängda från sitt eget samhälle.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.Früher waren diese Menschen unsichtbar - ausgeschlossen von ihrer eigenen Gesellschaft.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.In passato questa gente era invisibile, esclusa dalla loro stessa società.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.No passado, esta gente vivia invisível. Excluída da sua própria sociedade.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.V minulosti boli títo ľudia neviditeľní, vylúčení z ich vlastnej spoločnosti.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.V preteklosti so bili ti Ijudje nevidni. Izključeni iz svoje družbe.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.W przeszłości ci ludzie byli niewidzialni - wykluczeni z własnego społeczeństwa
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.Στο παρελθόν, αυτοί οι άνθρωποι ήταν αόρατοι... αποκλεισμένοι από την ίδια τους την κοινωνία.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.В прошлом эти люди были невидимы - исключенные из собственного общества
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.Преди тези хора бяха невидими, изключени от обществото.
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler..בעבר, האנשים הללו היו בלתי נראים מנוּדים מהעם שלהם
Geçmişte, kendi cemiyetlerinden dışlanmış olan bu insanlar bir çeşit "görünmez"diler.自分たちの社会から 排除されていました 今日 彼らからは自信を感じられ
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Acum este vorba despre conectarea la comunitatile voastre, despre conectarea la retelele voastre sociale.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Adesso si tratta di connettersi alle vostre comunità, connettersi ai vostri social network.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Ahora tiene que ver con relacionarte con tus comunidades, conectar con tus redes sociales.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Es geht jetzt darum, in seine Umgebung integriert zu sein, mit seinen sozialen Netz verknüpft zu sein.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Il s'agit maintenant de se connecter à vos communautés, se connecter à vos réseaux sociaux.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.신뢰란 여러분의 지역사회에 연결되고 소셜 네트워크에 연결되는 걸 의미합니다.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Nu gaat het om verbinding met je gemeenschap, verbinding met je sociale netwerken.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Teraz zaufanie skupia się na łączeniu społeczności, tworzeniu sieci społecznych.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Τώρα το σημαντικό είναι να συνδεθείς με τις κοινότητές, και με τα κοινωνικά δίκτυα.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.Сейчас происходит объединение сообществ, объединение социальных сетей.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.То е свързано с връзката с вашите общности, свързано с вашите социални мрежи.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.היום מדובר בהתחברות לקהילה שלך, בהתחברות לרשתות החברתיות שלכם.
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.الأمر الآن يدور حول تواصل مجتمعكم والتواصل مع شبكتكم الإجتماعية
Güven artık kendi cemiyetinize, kendi sosyal ağınıza bağlanmakla ilgili.ご存じの通りです 拙著で述べましたが
Mimarlar Cemiyeti'nden muhteşem bir kurul ile.건축연맹으로부터 의뢰 받은 멋진 임무 입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod