Kilise hem katolik cemaati, hem de Protestan Cemaati tarafından kullanılmaktadır.El estado apoya tanto a la Iglesia Católica como a la Protestante.
Selam verip cemaatin içine giren bir kişiyi herkes ayakta karşılamak zorundadır.A todos los que llegan a este lugar, bienvenidos.
Suriye hükümeti, Yahudi cemaatine göç de dahil birçok konuda katı kısıtlamalar getirmiştir.El gobierno sirio impuso severas restricciones a la comunidad judía, en particular sobre la emigración.
1939'da Yahudi cemaati daha istikrarlı hale geldi.Desde 1939, las comunidades judías lograron mayor estabilidad.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?¿Cómo es el moco cervical?
Şam Yahudi cemaati dini cinayet işlediği gerekçesiyle suçlandı.El jurado encontró a Shore culpable de asesinato capital.
Az nüfusa ve karışık evliliklere rağmen cemaatin varlığını sürdürmesi için istekle çalışılmaktadır.A pesar de las burlas y dudas de sus amigos, deciden llevar a cabo el proyecto.
"Bir cemaatin anatomisi".Anatomía de un crimen".
Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır.Oggi la comunità indigena berbero-ebraica non esiste più in Marocco.
Cemaatin hemen hemen hepsi İsrail, Fransa ve Kuzey Amerika'ya göç etmiştir.Quasi tutta la comunità è emigrata in:Israele, Francia e Nord America.
1970'li yıllarda Maruni cemaati, Lübnan’ın geleneksel sisteminden en çok faydalanan kesimdi.Negli anni settanta, la comunità maronita è la principale beneficiaria del sistema confessionale libanese.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.È da anni presente anche una piccola società pugilistica.
Finlandiya'da çok az da olsa Ortodoks cemaati bulunmaktaydı.Una piccola comunità ortodossa finlandese è presente in Svezia.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Alfred: Cosa ne pensi di Linux?
FBI, Tebliğ Cemaati'nin neredeyse 50.000 üyesinin Amerika Birleşik Devletleri'nde faal olduğunu tahmin eder.L'FBI ritiene che siano circa 50.000 i membri della Jamaat Tabligh attivi negli Stati Uniti.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.A Viareggio esiste un piccolo cimitero ebraico.
Ayrıca cemaatin araçlarını rahatlıkla park edeceği otopark yerleri mevcuttur.Rimane irrisolto il problema dei parcheggi a disposizione della struttura.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Da questo la certezza che questa ancora apparteneva a questa chiesa.
Böylece Ermenistan'da bir Yahudi cemaati kurulmuş oldu.Un comitato ebreo antifascista venne rapidamente istituito a Mosca.
Hemen hemen tüm Yahudi cemaati Naziler tarafından öldürüldü.L'anno seguente pressoché tutti gli Ebrei di Brėst vennero assassinati dai nazisti.
2003 yılında gelindiğinde ise, bu bir zamanların müreffeh cemaatinden geriye yaklaşık 100 kişi kalmıştı.Ma nel 2003, solo un quarto di tutte le grandi logge continuava a farlo.
Çalışmanın süresi her cemaatin takdirine bağlıdır.La durata di ciascuna di esse dipende dal livello dell'esame.
Aralarında Mendel Portugali'nin de bulunduğu çoğu genç cemaatin korunması için çaba gösterdi.Многие из молодых евреев, в том числе Мендель Португальский, пытались защитить сообщество.
Haziran 1840'ta Rodos Yahudi cemaati resmi olarak beraat edildi.В июле 1840 года еврейская община Родоса была официально признана невиновной.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Здесь, видимо, и была церковь.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Каково Ваше отношение к «РС»?
Halife Muaviye (642–680) Trablusşam'da Yahudi cemaati kurdu.Халиф Муавия (642—680), создал еврейскую общину в Триполи, Ливан.
Suriye hükümeti, Yahudi cemaatine göç de dahil birçok konuda katı kısıtlamalar getirmiştir.Правительство Сирии наложило на евреев ряд ограничений, в том числе на эмиграцию.
Fas'taki 265.000 kişilik Yahudi cemaatinin coğunluğu 1948'den sonra İsrail'e göç etti.Подавляющее большинство из 265 000 марокканских евреев после 1948 года эмигрировали в Израиль.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.В 2000 году еврейская община открыла и освятила синагогу и культурный центр.
Böylece Ermenistan'da bir Yahudi cemaati kurulmuş oldu.В Закавказье сформировалась группа грузинских евреев.
Kilise, 1730'da kilise cemaati tarafından ahşaptan yapılmıştır.Деревянный храм в 1730 году заменили каменным.
Hemen hemen tüm Yahudi cemaati Naziler tarafından öldürüldü.При обороне погибли почти все еврейские кавалеристы-добровольцы.
Ermeni cemaati, aslen kilisenin sahip olduğu mülkün iadesini ve getirilen gelirin geri ödenmesini de istedi.وعلاوة على ذلك، طلبت الجماعة الأرمنية إعادة الممتلكات المملوكة للكنيسة الأرمنية وسداد إيراداتها المتولدة.
Yahudi kimliği, bir Yahudi cemaatine bağlı olmayı gerektirebilir.اليهود الملحدون قد يتماهى مع الهوية اليهودية.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.ويبدو هذا المستشفى إدراج كنيسة.
Âyinlerinde cemaatin "Âmîn!" ya da "Halleluya!" diye bağırmaları da yaygındır.ونطق القاضى بحكمه: أن جاءت سكينة بينة على دعواها، وإلا فاليمين على زيد.
Günümüzde de varlığını sürdüren Aziz Maurus Cemaati ismini bu azizden almıştır.وعرفت سابقاً باسم "مارافتيميوس" نسبة إلى القديس الذي أسس هذا المكان.
Halife Muaviye (642–680) Trablusşam'da Yahudi cemaati kurdu.وبين عام 642م و 680م، أنشأ معاوية مستوطنات يهودية في طرابلس .
İzlanda'da Yahudi cemaati bugün neredeyse kalmamıştır.يهود عدن أصبح تقريبا ليس له وجود حاليا.
Tutucu selefi cemaati Juhayman al-otaibiالجماعة السلفية المحتسبة جهيمان العتيبي
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.Em Karlsruhe havia e existem até a atualidade diversos cemitérios judaicos.
"Bir cemaatin anatomisi".«Anatomia de uma mulher».
Her cemaatin bir hahamı olması gerekmez.Não faz sentido tornar tudo branco.
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.O condado foi fundado em 14 de julho de 1914.
Bir diğer iddiada köyün adını Ahmedlü cemaatinden gelmektedir.0 mais certo e que venha do nome próprio de um antigo povoador.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Hier bevond zich ook de kerk.
Her iki cemaatin de iyi bakılmış mezarlıkları bulunur.Beide begrafenissen vonden met veel luister plaats.
Şam Yahudi cemaati dini cinayet işlediği gerekçesiyle suçlandı.Asjkenasische joden worden verdacht van de moord om rituele redenen.
Bölgedeki bu ilk Yahudi cemaati Büyük Veba Salgını'yla hemen hemen yok oldu.Rondom deze basiliek breidde Pest zich snel uit.
2006 yılında Straubing, yaklaşık 950 üyeyle hareketli bir Yahudi cemaatine sahipti.W 2006, Straubing zamieszkiwało 950 członków społeczności żydowskiej.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Jednym z nich miał być właśnie ten kościół.
2011 itibariyle cemaati 32 kişiden oluşuyordu.W 2011 roku gmina liczyła 32 mieszkańców.
31 Aralık 1958'de Yahudi Cemaati Konseyi kanunen kaldırıldı.31 grudnia 1958 władze Libii rozwiązały Radę Społeczności Żydowskiej.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.Synagoga została zbudowana w 2000 roku wraz z żydowskim centrum kulturalnym.
Kilisenin cemaati 200 kişi civarındadır.Kościół mieścił zaledwie 200 osób.
Tolunoğulları döneminde ise (863-905), Karay cemaati büyük ölçüde kalkındı.Za panowania Tulunidów (868-905) społeczność Karaitów cieszyła się znacznym rozwojem.
1982'de hahamlık kariyeri İsviçre'de Biel şehrinde iki dilde (Fransızca ve Almanca) Yahudi cemaatinde başladı.År 1982 startade han sin rabbinska karriär i Schweiz som rabbin i staden Biel, en tvåspråkig fransk/tysk stad.
Umman'da zulmün olmamasına rağmen cemaatin 1900'den önce yok olduğuna inanılır.Trots brist på förföljelse i Oman menas samhället att ha försvunnit före 1900.
Finlandiya'da çok az da olsa Ortodoks cemaati bulunmaktaydı.I Sverige har ortodoxa samfund historiskt varit små.