Peru'daki Yahudi cemaati, coğrafik kökenlerine göre üç kola ayrılır.Vatikanstaten har låtit prägla tre serier av euromynt.
Hässleholm Cemaati Tore Johansson, red (1988).Hässleholms församling Tore Johansson, red (1988).
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Тут також була збудована церква.
Ayrıca şehirde Musevi Cemaati için sinagoglar, Müslümanlar için de camiler bulunur.Крім того, у місті діють протестантські, та мусульманські громади.
Anglikan Cemaati’nin üyesi olan her bir kilise, cemaatler arası ilişkilerde kendi kararını vermektedir.Кожен член церкви ортодоксальних АСД тепер вирішує сам для себе, як йому вчинити.
2011 itibariyle cemaati 32 kişiden oluşuyordu.Населення за даними перепису 2011 року становило 32 осіб.
Yahudi kimliği, bir Yahudi cemaatine bağlı olmayı gerektirebilir.Політичне рішення єврейського питання, на його думку, має бути узгоджене з великими державами.
II. Dünya Savaşı'ndan önce Monako'da yaklaşık 300 kişilik küçük bir Yahudi cemaati vardı.Před druhou světovou válkou mělo Monako pouze malou židovskou komunitu, čítající asi 300 osob.
Fakat Yahudi cemaatinin bazı üyeleri ise Irak ve Aden'liydi.Někteří z členů místní komunity však byli imigranti z Iráku nebo z Adenu.
1939'da Yahudi cemaati daha istikrarlı hale geldi.Teprve roku 1909 se tato židovská osada proměnila na trvalé sídlo.
Ayrıca, Roma İmparatorluğu döneminde Aydın'da da bir Yahudi cemaati bulunduğu bilinmektedir.Je zajímavé, že s mandejským praporem se někdy v souvislosti s Ježíšem setkáváme i v katolickém kostele.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.V roce 2000 komunita otevřela novou synagogu a kulturní centrum.
11 Eylül 1948'den beri cemaatin "Colegio Estado de Israel" isimli bir Yahudi okulu vardır.V dnešním domě čp. 91 sídlila židovská škola.
Musevi cemaati bu önderi kendi içinde seçiyor, yalnızca sonucu padişaha bildiriyorlardı.Zpěvák tvrdí, že tento způsob výslovnosti přichází v hlubokých polohách sám od sebe.
Cemaatin küçük boyuna tezat olarak birçok kültürel aktiviteler gerçekleştirilmektedir.V obci se pořádá celá řada menších kulturních akcí.
Hemen hemen tüm Yahudi cemaati Naziler tarafından öldürüldü.Židé byli téměř zcela zlikvidováni během nacistické okupace.
Bu değişiklik cemaatin daha rahat ibadet etmesine hizmet etmiştir.Vaše kultura se přizpůsobí, aby sloužila nám.
Bu kişiler Yahudi cemaatini tekrar hayata geçirdi.Viața a revenit în comunitatea evreiască.
Kilisenin cemaati 200 kişi civarındadır.La data construirii bisericii, comunitatea număra doar 200 de suflete.
Karadağ Yahudilerinin organize bir cemaati bulunmamaktadır.Nu mei este necesară o rezistență subterană evreiască.
Kurslar cemaatin önemli bir finans kaynağı haline gelmiştir.Din acest motiv, inelul de logodnă a devenit o sursă de asigurare financiară pentru femeie.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Satul a mai avut o biserică.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Care este însă modul românesc de comuniune cu ordinea spiritualã transcendentã?
Yahudi cemaati bir de sinagog inşa etti.Cimitirul Evreiesc și sinagoga.
Günümüzde de varlığını sürdüren Aziz Maurus Cemaati ismini bu azizden almıştır.XVIII în jurul Mănăstirii Sfântul Spiridon, al cărui nume îl poartă și astăzi.
Yahudi cemaatinden filosemitizme farklı tepkiler gelmiştir.Filosemitismul a avut parte de o reacție mixtă din partea comunității evreiești.
Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır.De atunci, comunitatea evreilor din Sibiu nu mai are rabin.
Kilisenin cemaati 200 kişi civarındadır.Nászik a templomok városa, mintegy 200 szentéllyel.
"Bir cemaatin anatomisi"."Az ember anatómiája".
1996'dan 2006'ya kadar din adamlarının cemaatinin öndeydi.A zenekar közvetlen elődjének az 1996-tól 1999-ig működő Inferno számít.
1567'de Katolikliği yaymış ve günümüzde de Katolik cemaatiyle meşhurdur.1711-ben azonban mégis a katolikusé lett és azóta is a katolikus egyház tulajdona.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.A templom része volt egy kápolna is.
Debbağlar Camii: Kireçle yapılmış, cemaati bol bir camidir.The Boomer: Ez az idegen egy hájas, kelésekkel teli mutáns.
Tebliğ Cemaati, davanın hem kocalarından, hem de çocuklarına bakmaktan mühim olduğunu öğretir.Hutunaiset, olkaa tarkkaavaisia ja varmistakaa, että aviomiehenne, veljenne ja poikanne tajuavat tämän.
"Bir cemaatin anatomisi".Erään yhtyeen anatomia.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Mitä mieltä olet Laura Närhen kappaleesta Tuhlari?
Kadın imamlar sadece kadın cemaatin namazını yönetip onlara vaaz verebilirler.Muiden rabbien mukaan naisilla on velvollisuus rukoilla vain kerran päivässä.
Filistin Yahudi Cemaati Temsilciler Kurulunda toprak satın alma işinde calıştı.Keskitysleirin juutalaiset naisvangit joutuivat tekemään työtä lentoasemalle.
Kilise hem katolik cemaati, hem de Protestan Cemaati tarafından kullanılmaktadır.Lisäksi siellä on sekä katolinen että protestanttinen hautausmaa.
Hemen hemen tüm Yahudi cemaati Naziler tarafından öldürüldü.Melkein kaikki Valko-Venäjään jääneet juutalaiset ammuttiin.
Mısır Yahudileri, dünyanın hem en eski hem en yeni cemaatini oluşturur.Jumalallinen laki koostuu vanhasta ja uudesta.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Sielläkin kirkko oli yhteinen toisen seurakunnan kanssa.
Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır.Η πρώην εβραϊκή συνοικία της Βαρσοβίας δεν υπάρχει πλέον.
Dünyada yaklaşık 225-300 milyon kişilik cemaati vardır.Στον κόσμο υπάρχουν περίπου 250.000-2.500.000 άτομα.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Από την ένωσή τους γεννήθηκε η Τελετή.
"Bir cemaatin anatomisi".«Ανατομία της διατροφής».
1796'da Avusturya'nın Viyana kentindeki Yunan cemaatinin Agios Georgios Kilisesinin papazı oldu.Το 1796 έγινε εφημέριος του ναού του Αγίου Γεωργίου της ελληνικής παροικίας στη Βιέννη της Αυστρίας.
Buenos Aires Yahudi cemaati 1862'de kuruldu ve ilk geleneksel Yahudi düğünü 1868'de gerçekleşti.Buenos Aires jødiske samfund blev etableret i 1862 og holdt sit første traditionelle jødiske bryllup i 1868.
1939'da Yahudi cemaati daha istikrarlı hale geldi.Siden 1939 fik det jødiske samfund en større stabilitet i landet.
Bunlardan bazıları ise sonradan Yahudi cemaatini desteklemeye başladı.Formålet er at de skal kunne hjælpe til under deportationen af en større gruppe jøder efterfølgende.
"Bir cemaatin anatomisi".En komponists mareridt.
Halihazırda 2000 kişilik cemaatiyle Koçin Yahudileri 1954'te göç etmişti.De fleste af de omkring 2.000 Cochini-jødene var udvandret allerede i 1954.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Her ligger også Spørring Kirke.
2011 itibariyle cemaati 32 kişiden oluşuyordu.Bygden havde ved folketællingen i 2012 32 indbyggere.
Böylece Ermenistan'da bir Yahudi cemaati kurulmuş oldu.Således skal det jødiske samfunnet i Armenia ha blitt etablert.
Fas'taki 265.000 kişilik Yahudi cemaatinin coğunluğu 1948'den sonra İsrail'e göç etti.De aller fleste av Marokkos 265 000 jøder utvandra til Israel etter 1948.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.Det har også i lang tid vært et lite jødisk samfunn.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Seinere har det også stått en kirke der.
Halihazırda 2000 kişilik cemaatiyle Koçin Yahudileri 1954'te göç etmişti.De fleste av de rundt 2000 Cochini-jødene utvandret allerede i 1954.
Mısır Yahudileri, dünyanın hem en eski hem en yeni cemaatini oluşturur.Egyptiske jøder utgjør både en av de aller eldste og de yngste jødiske samfunnene i verden.