Ana içeriğe geç
Sözlük

cemaat ile cümle

cemaat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2009 yılında kayıtlı Müslümanlar 126 farklı cemaatin üyesiydi.[4]In 2009, the registered Muslims were members of 126 different congregations.[29]
1941'de Malikiye'deki Süryani cemaati şiddetli bir saldırıya maruz kaldı.In 1941, the Assyrian community of al-Malikiyah was subjected to a vicious assault.
Bu, Müslüman cemaatin çıkarına olanın ne olduğunu belirlemesini ona bırakıyor.That leaves him to determine what is in the interest of the Muslim community.
1941'de Cemaat-i İslami partisini kurdu ve 1972'ye kadar liderliğini sürdürdü.Maududi founded the Jamaat-e-Islami party in 1941 and remained its leader until 1972.
Patrik İoannis, cemaatinin katılımını kabul edilemez buldu.Patriarch John found his flock's attendance unacceptable.
Yahudi cemaatinin sinagogları, Suriye hükûmeti tarafından korunan bir statüye sahiptir.The synagogues of the Jewish community have a protected status by the Syrian government.
1941 yılında, el-Malikiye'deki Süryani cemaati şiddetli bir saldırıya maruz kaldı.In 1941, the Assyrian community of al-Malikiyah were subjected to a vicious assault.
Ölümünden sonra Zeydi cemaati iki rakip imam arasında bölündü.After his demise, the Zaidi community was split between two rival imams.
Fransa'dayken altı roman yazdı ve yerel Ermeni cemaatiyle ilişkiler kurmaya devam etti.While in France, she wrote six novels and continued to engage with the local Armenian community.
1909 Adana katliamından sonra yerel Ermeni cemaatinde aktif almaya başladı.She started to become active in the local Armenian community after the Adana massacre of 1909.
Cemaat ile Romaniyot Yahudileri arasında çok fazla benzerlik vardır.[1]There are numerous commonalities between the community and the Rabbinical Romaniote Jews.[2]
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.Aus der jüdischen Gemeinde war er bereits am 1. Juli 1914 ausgetreten.
Şmuel'le olan arkadaşlığı Yahudi cemaati için çok sayıda avantaj sağladı.Seine Freundschaft zu Shmuel brachte der jüdischen Gemeinschaft zahlreiche Vergünstigungen ein.
Cemaat ile kılınması daha makbuldür.Die Federaufhängung war bei ihnen weicher (mit mehr Durchbiegung) ausgeführt.
Aden Yahudileri, "bir zamanların cemaati" haline geldi.Das Judentum von Aden wurde schlechterdings zur "Gemeinschaft, die einmal war".
1972’de Los Angeles ve San Francisco’da bir cemaat oluştu.1972 entstanden Filialen in Los Angeles und San Francisco.
Ülkedeki dini cemaatler barış içinde birlikte yaşıyorlar.Die Religionsgemeinschaften koexistieren friedlich.
Moğol istilası ve Orta Çağ'da İslami dönemdeki ayrımcılıklarla cemaat düşüşe geçti.Der Mongolensturm und die Islamisierung im Mittelalter führten zu einem Niedergang.
Aynı zamanda, cemaat üyeleri Osmanlı İmparatorluğuyla olan bağlarını sıkı tuttular.Gleichzeitig hielten die Gemeindemitglieder enge Verbindungen zum osmanischen Reich aufrecht.
Cemaat bunu söylemez.Die Zeitgenossen berichten nichts davon.
Fakat Yahudi cemaatinin bazı üyeleri ise Irak ve Aden'liydi.Es gab jedoch Mitglieder der jüdischen Gemeinde, die aus dem Irak oder aus Aden eingewandert waren.
Âyinlerinde cemaatin "Âmîn!" ya da "Halleluya!" diye bağırmaları da yaygındır.So suchen manche den Ursprung des Wortes in den Wortteilen Sal (beten), ell (gebirgig), oder sel (erleuchtet).
Yahudi cemaatlerine kayıtlı 77.100 kişi bulunmaktadır.Jüdischen Gemeinden gehörten 77.100 Mitglieder an.
Bazı reformist cemaatler bu bakış açısını benimsemektedir.Manche Mitglieder des Reformjudentums teilen diesen Standpunkt.
Son cemaat yerinin önünde 2 küçük mihrap var.Am vorderen Ende befinden sich zwei kleine Spitzen.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Dort war ihm auch eine Kirche geweiht.
Uzun görüşmeler sonucunda Sefarad cemaatine bazı özerk haklar tekrar tanındı.Während der weiteren Ermittlungen wurden viele bekannte Linke im ganzen Land verhört.
Aralık 2006'da Küba Yahudileri cemaatlerinin 100. kuruluş yıldönümünü kutlamıştır.Im Februar 1993 feierten die südafrikanischen Gemeinden ihr hundertjähriges Jubiläum.
Her cemaatten sorumlu olarak bir "prest" (papaz) atanır.Jedem Bezirk steht ein Priester („Bezirksdekan“) vor.
Böylece Ermenistan'da bir Yahudi cemaati kurulmuş oldu.Es wurde eine arabische Zitadelle errichtet.
Ancak bu cemaatlerin ne kadarının Karakeçili aşiretine bağlı olup olmadığı belli değildir.Dabei spiele es keine Rolle, wie groß dieses Stück Land sei.
Cemaat de aynısını yapar.Die Gräfin tut dasselbe.
Cemaat Toprakları: Köy halkına ait topraklar.Landkreis: Nennt den Landkreis, dem die Gemeinde angehört.
Kilise, 1730'da kilise cemaati tarafından ahşaptan yapılmıştır.Die Pfarrkirche wurde 1730 durch das Kloster Prüfening neu erbaut.
Gelenek olarak da Cuma günleri cemaate sıra ile yemek verilir.Sie werden dort traditionell am Karfreitag gegessen.
Eskiden yüzyıllar boyunca Yahudilerin varlğı süren Umman'da bugün bir Yahudi cemaati bulunmamaktadır.Im Judentum der Zeitwende war seit etwa 300 Jahren kein jüdischer Prophet mehr aufgetreten.
Hemen hemen tüm Yahudi cemaati Naziler tarafından öldürüldü.Fast alle verschleppten Juden wurden ermordet.
Musevi cemaati başkanı Esther Fritsch sertifikayi Innsbruck sinagogunda Andreas Maislinger'e taktim etti.IKG-Präsidentin Esther Fritsch überreichte die Urkunde in der Synagoge Innsbruck.
Cemaat ise kendini İsro'il ve Yahudi olarak tanımladı."Ich fühle russisch und denke jüdisch".
II. Şapur'un annesi Yahudiydi, bu da Yahudi cemaatine bir takım avantajlar ve dini özgürlük getirdi.Schapur II.s Mutter war angeblich Jüdin, wodurch die jüdische Gemeinde gewisse religiöse Freiheiten genoss.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Was macht die Senatskanzlei?
İstanbul'da 2010 yılı itibarıyla Musevi cemaatine ayrılan 8 gömü alanı vardır.Es existieren gegenwärtig (Stand 2013) acht Orientierungslaufvereine in Südafrika.
Kendisi Tebliğ Cemaati'nin dördüncü emiri idi.Er war der 4. Imam der Schiiten.
İlk Hong Kong Yahudi cemaati 1857'de kuruldu.Ein eigener jüdischer Friedhof wurde 1857 angelegt.
Paradesi Yahudileri Hindistan'ın Kerala eyaletindeki Yahudi cemaatinin bir parçasıdır.Die Beni Israel sind nur eine Gruppe innerhalb der Juden Indiens.
2011 itibariyle cemaati 32 kişiden oluşuyordu.Im Jahr 2011 lebten in Kırklar 32 Menschen.
Orta Çağ'ın başlarında Bari ve Otranto'da büyük Yahudi cemaatleri bulunmaktaydı.Bereits in Mittelalter und früher Neuzeit gab es jüdische Einwohner in Warburg.
Cemaat vakıfları mülk edinebilecek.An ihnen kann Eigentum erworben werden.
Cemaatin kendine has dini gelenekleri mevcuttu.Seine Familie bekannte sich zur traditionellen Religion.
Günümüzde Bursa Yahudileri çok küçük bir cemaat olarak yaşamaktadır.Die jüdische Gemeinde war inzwischen auf eine sehr kleine Gruppe zurückgegangen.
Cemaat azlığı nedeniyle 1950'lerin sonunda terk edildi.Sie wurden Ende der 1950er Jahre wegen Baufälligkeit abgetragen.
Muhafazakar cemaatler bu geleneğe kadınları da eklediler.Angeblich stellten die Revolutionären Garden in jüngster Zeit auch Einheiten mit weiblichen Mitgliedern auf.
Cemaat ülkeden 1921'de kovuldu.Das Ministerium wurde 1921 aufgelöst.
Beş ağa bölüğü ve yetmiş cemaat ortası vardı.Es beinhaltete 5 Eskadrone und 10 Kompanien.
Yahudi cemaati sitesinde bu sinagog dışında diğer dinî binalar ve bir de okul bulunmaktaydı.Im Synagogengebäude befand sich neben einem Schulraum auch die Wohnung des jüdischen Lehrers.
Halife Muaviye (642–680) Trablusşam'da Yahudi cemaati kurdu.Kalif Muʿāwiya I. (642–680) verankerte seine Macht in Tripoli im Libanon.
Son cemaat yeri çok rahat ve aydınlıktır.Die Zwischenräume sind glatt und glänzend.
Bunun için cemaati tutabilecek büyük meydan seçmeyi ve Ham'ın oraya davet etmeyi buyurmuşlardır.Doch nun versuchte man, Huo auf ein Fest zu locken und dort ermorden zulassen.
Yahudi cemaatinden zaten 1 Temmuz 1914 yılında çıkmıştı.Il a déjà quitté la communauté juive le 1er juillet 1914.
Cemaatin hayat öyküsü Roger Ikor'un Les Eaux Mêlées ("Kızgın Sular") adlı eserinde anlatılır, .La vie de cette communauté a été évoquée dans Les Eaux mêlées de Roger Ikor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod