Ertesi gün İsa, Celileye gitmeye karar verdi. Filipusu bulup ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.На другой день Иисус восхотел идти в Галилею, и находит Филиппа и говорит ему: иди за Мною.
Ertesi gün İsa, Celileye gitmeye karar verdi. Filipusu bulup ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.Назавтра хотів Ісус вийти в Галилею і знаходить Филипа, й рече йому: Йди слїдом за мною.
Ertesi gün İsa, Celileye gitmeye karar verdi. Filipusu bulup ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.ויהי ממחרת ויואל ישוע לצאת הגלילה וימצא את פילפוס ויאמר אליו לך אחרי׃
Ertesi gün İsa, Celileye gitmeye karar verdi. Filipusu bulup ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.في الغد اراد يسوع ان يخرج الى الجليل. فوجد فيلبس فقال له اتبعني.
Ertesi gün İsa, Celileye gitmeye karar verdi. Filipusu bulup ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.又 次 日 、 耶 穌 想 要 往 加 利 利 去 、 遇 見 腓 力 、 就 對 他 說 、 來 跟 從 我 罷
Ertesi gün İsa, Celileye gitmeye karar verdi. Filipusu bulup ona, ‹‹Ardımdan gel›› dedi.又 次日 、 耶穌 想要 往 加利利 去 、 遇見 腓力 、 就 對 他 說 、 來跟從 我 罷
Ey Rabbımız İsmi Celili'ni bize unutturma Ya Rabbi.يا ربنا ، لا تجعلنا ننسى إسمك المقدس يا رب .
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.A žasli všetci, divili sa a hovorili jeden druhému: Či hľa, nie sú všetci títo, ktorí to hovoria, Galileania?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Chúng đều sợ hãi và lấy làm lạ mà rằng: Hết thảy người nói đó, há chẳng phải là người Ga-li-lê sao?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Chúng đều sợ_hãi và lấy_làm lạ mà rằng : Hết_thảy người nói đó , há chẳng phải là người Ga-li-lê sao ?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Dengan heran dan terpesona mereka berkata, "Orang-orang yang berbicara ini semuanya orang-orang Galilea, bukan
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Erano stupefatti e fuori di sé per lo stupore dicevano: «Costoro che parlano non sono forse tutti Galilei
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Estaban atónitos y asombrados, y decían: --Mirad, ¿no son galileos todos estos que hablan
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.In vsi se zavzemajo in čudijo ter govore: Glej, niso li vsi ti, ki govore, Galilejci?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Ja he hämmästyivät ja ihmettelivät sanoen: "Katso, eivätkö nämä kaikki, jotka puhuvat, ole galilealaisia?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.다 놀라 기이히 여겨 이르되 보라 이 말하는 사람이 다 갈릴리 사람이 아니냐
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Och de uppfylldes av häpnad och förundran och sade: »Äro de icke galiléer, alla dessa som här tala?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.og de blev forferdet og undret sig, og sa: Men er ikke alle disse som taler, galileere?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Og de forbavsedes alle og undrede sig og sagde: "Se, ere ikke alle disse, som tale, Galilæere?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Toţi se mirau, se minunau, şi ziceau unii către alţii: ,,Toţi aceştia cari vorbesc, nu sînt Galileeni?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Zij begrepen er niets van. "Dat zijn toch mannen uit Galilea?" riepen zij verbaasd uit.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.А тогава престояваха в Ерусалим юдеи, благочестиви човеци, от всеки народ под небето.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.Здуміли ся ж усі і дивувались, говорячи один до одного: Чи не всі оце сі, що розмовляють, Галилейцї?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.И все изумлялись и дивились, говоря между собою: сии говорящие не все ли Галилеяне?
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.וישתוממו ויתמהו ויאמרו איש אל רעהו הנה כל אלה המדברים הלא גלילים המה׃
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.فبهت الجميع وتعجبوا قائلين بعضهم لبعض أترى ليس جميع هؤلاء المتكلمين جليليين.
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚 訝 希 奇 說 、 看 哪 、 這 說 話 的 不 都 是 加 利 利 人 麼
Hayret ve şaşkınlık içinde, ‹‹Bakın, bu konuşanların hepsi Celileli değil mi?›› diye sordular.都 驚訝 希奇說 、 看 哪 、 這說話 的 不 都 是 加利利 人麼
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Acesta este iarăş al doilea semn, făcut de Isus, după ce S'a întors din Iudea în Galilea.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Ấy là phép lạ thứ hai mà Ðức Chúa Jêsus đã làm, khi Ngài từ xứ Giu-đê trở về xứ Ga-li-lê.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Ấy_là phép lạ thứ_hai mà Ðức_Chúa_Jêsus đã làm , khi Ngài từ xứ Giu-đê trở_về xứ Ga-li-lê .
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Das ist nun das andere Zeichen, das Jesus tat, da er aus Judäa nach Galiläa kam.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Dette var det andet Tegn, som Jesus gjorde, da han var kommen fra Judæa til Galilæa.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Dette var det annet tegn som Jesus gjorde da han var kommet fra Judea til Galilea.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Dit was het tweede wonder dat Jezus deed toen Hij uit Judea naar Galilea was gekomen.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Ezt ismét második jel gyanánt tevé Jézus, mikor Júdeából Galileába ment.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Foi esta a segunda vez que Jesus, ao voltar da Judéia para a Galiléia, ali operou sinal.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Itulah keajaiban kedua yang dibuat Yesus di Galilea setelah Ia datang dari Yudea
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Jésus fit encore ce second miracle lorsqu`il fut venu de Judée en Galilée.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.이것은 예수께서 유대에서 갈릴리로 오신 후 행하신 두 번째 표적이니라
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Questo fu il secondo miracolo che Gesù fece tornando dalla Giudea in Galilea
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Tämä oli taas tunnusteko, toinen, jonka Jeesus teki, tultuaan Juudeasta Galileaan.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.También hizo Jesús esta segunda señal cuando vino de Judea a Galilea
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Tenci zasię wtóry cud uczynił Jezus, przyszedłszy z Judzkiej ziemi do Galilei.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.To je drugi čudež, ki ga je zopet storil Jezus, ko je prišel iz Judeje v Galilejo.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.To opět druhý div učinil Ježíš, přišed z Judstva do Galilee.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.To učinil Ježiš zase druhý div prijdúc z Judska do Galilee.
İsa bu sözleri söyleyip Celilede kaldı.Après leur avoir dit cela, il resta en Galilée.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Τουτο παλιν δευτερον θαυμα εκαμεν ο Ιησους, αφου ηλθεν εκ της Ιουδαιας εις την Γαλιλαιαν.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Подир това имаше юдейски празник, и Исус влезе в Ерусалим.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Се знов другу ознаку зробив Ісус, прийшовши з Юдеї в Галилею.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.Это второе чудо сотворил Иисус, возвратившись изИудеи в Галилею.
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.זה הוא האות השני אשר עשה ישוע בבאו מיהודה לארץ הגליל׃
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.هذه ايضا آية ثانية صنعها يسوع لما جاء من اليهودية الى الجليل
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.這 是 耶 穌 在 加 利 利 行 的 第 二 件 神 蹟 、 是 他 從 猶 太 回 去 以 後 行 的
İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.這是 耶穌 在 加利利 行的 第二 件 神蹟 、 是 他 從猶 太 回去 以 後 行的
İsa bu sözleri söyleyip Celilede kaldı.A keď im to povedal, zostal v Galilei.
İsa bu sözleri söyleyip Celilede kaldı.A to im powiedziawszy, został w Galilei.
İsa bu sözleri söyleyip Celilede kaldı.Begitulah kata Yesus kepada saudara-saudara-Nya, dan Ia pun tinggal di Galilea
İsa bu sözleri söyleyip Celilede kaldı.Da er aber das zu ihnen gesagt, blieb er in Galiläa.