Shego, Nakasumi'nin ancak ceketini alabilir.Han gir Szpilman sin egen Wehrmacht-uniformsfrakk.
Aynı Ben'in ceketinden giyer.Saya memberinya jaket saya.
Eğer biri yeşil giyiniyorsa, diğeri yeşil ceket giyecektir.Kelompok satu menggunakan celana berwarna merah sedangkan kelompok lainnya menggunakan celana berwarna hijau.
Klip sırasında Tim Burton'a ait olan siyah kadife bir ceket giydi.Trong suốt quá trình, cô mặc một chiếc áo khoác nhung đen đã từng là của Tim Burton.
Filmin devamında Schindler onun, sadece üstündeki kırmızı ceket sayesinde tanınabilen ölü bedenini görür.Sau đó, Schindler nhận ra xác của cô bé đang bị mang đi thiêu hủy nhờ chiếc áo choàng đỏ mà cô bé mặc.
Yerine batılı devletlerinki gibi pantolon ve ceket geldi.Nam giới La Hủ mặc quần áo giống như các dân tộc khác ở vùng Tây Bắc.
Krem rengi pantolon, mavi ceket ve sarı gömlek giyer.Khăn màu son, áo màu vàng.
Ancak bir gün evine siyah ceketli biri gelir.そこに一人の黒いコートの男がやってきた。
Sarı ceketlerin çoğu, düşük maaşlar ve yüksek enerji fiyatları nedeniyle ekonomik zorluklar çeken insanlardır.黄色いベスト運動の抗議者のおおくは、主に低給与と高エネルギー価格による経済的困難によって動機づけられている。
Olay mahallini ceketini bırakarak terketti.ついにはコートから出された。
Carlos’un ceketinin cebinden deste deste para çıkmaktadır.上着が外ポケットになっている。
Çıktıklarında ceket yine Vincentin üzerindeydi.ヴァランチーヌの館で再登場したときは庭師の格好をしていた。
Işıklar geldiğinde Undertaker'ın bir yıl önce ringe bıraktığı ceket ve şapka göründü.オーバーラップコート あいるとリューコが3年前にタイムスリップした時に、姿を隠す為に着たコート。
Ceket: Kumaştan dikilir üzeri çiçekli olanlar özellikle tercih edilir.花をつなげた首飾りが特に有名。
Bu kümeye bir dürbünle bakıldığında görülen desenden ötürü ceket askısı (the Coathanger) da denmiştir.’后见一金紫贵人坠地,云:‘此徐舍人也。
Ceket, bir düğme ile kapanıyordu ve kenarlarında dörder düğme sıralı idi.这是一个包含了一个旋钮的盒子,这个旋钮有40种位置。
Bu durum t-shirt ve deri ceketlere de yansıdı.我只注意到了大衣和肩膀。
Bunun dışında eteklik, ceketlik olarak da kullanılır.재킷이나 셔츠를 제외한 나머지는 자유이다.
Mavi renk deri ceket giymesi.파란 자켓이 트레이드 마크.
Ceket altına beyaz bir gömlek giyerlerdi, boyunbağı bağlarlardı.그녀는 하얀 망토를 입고, 주름을 잡아서 목에 걸었다.
Spears adamın ceketini açar ve adamda robot çıkar.ספירס גונבת לו את המעיל ואת המפתחות.
Kıyafet genellikle bir giysiye monteli olarak gelmektedir, bunlar ceketler veya gömlekler olabilir.מראהו החיצוני של המיולין דומה לזה של המומינים, אך הם לרוב לבושים בשמלות ארוכות, או מעילים.
Genç çocuk annesinin ceketini giydi.הנער הצעיר לבש המעיל של אמו.
Ceketimi alacağım.אקח את המעיל שלי.
Sonraki Raw gecesinde Ambrose, Jericho'ya saldırdı ve Jericho'nun ceketini yırttı.На следващата Първична сила, Амброуз атака Джерико и скъса якето му.
Modern kuşaklar genellikle takım elbiselerde ceketin altında giyilir.В мъжката мода, често маншета се показва под ръкавите на сакото.
Rousey'nin görünürken giydiği ceket Roddy Piper'a aitti.Росицки облича фланелка с номер 7, която преди това бе носена от Робер Пирес.
Tom ceketinin düğmelerini açtı.Том си откопча якето.
Tom bir ceket denedi.Том пробва едно яке.
Pehlivanlar soyunmazlar; yalnız ceketlerini ve ayakkabılarını çıkarırlar.Cure dolaze, ali Crveni Kaput ne.
Sarı ceketlerin çoğu, düşük maaşlar ve yüksek enerji fiyatları nedeniyle ekonomik zorluklar çeken insanlardır.Številni rumeni jopiči so predvsem posledica gospodarskih težav zaradi nizkih plač in visokih cen energije.
2007 yılındaki kreasyonda kadife ceketler, kaşmir kazaklar, kotlar ve polo tişörtler yer aldı.Linija, ki je izšla leta 2007, je vsebovala jopiče, puloverje iz kašmirja, kavbojke in polo srajce.
Swift yazdığı mektubu erkek arkadaşının ceketinin cebine koyar.Drevo je pognalo iz datljeve koščice, ki je bila v žepu Feinbergovega suknjiča.
Ceketi düğmelerle süslerdi.Večji denar so skrivali v škornje.
Erkekler kravat ile tercihen bir ceket, kadınlar ise etek giyimeye zorunda idiler.Vyrai dėvi švarką su kaklaraiščiu, moterys – dalykinį kostiumėlį.
Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.Juos paprastai sudaro švarkas ir kelnės.
Bolero (giysi), bir tür uzun kollu kısa ceket.Üks hetk, sa logardlik, odav karusnahkne kasukas!
Modern kuşaklar genellikle takım elbiselerde ceketin altında giyilir.Nüüdisaegsed tipid on reeglina kaetud riidega.
Ceketi düğmelerle süslerdi.Bobrikust õmmeldakse mantleid.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.Alfred az, hmm... Az a vászonzakós elgáns úr ott oldalt. Igen, ő az.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.Alfred, c'est... pas lui. C'est le monsieur en veste de lin. C'est lui, Ià-bas.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.Alfred e... E domnul cu haina de in de-acolo. El e.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.Alfred es, um... ...es aquel caballero con el abrigo de lino de allá. Ése es él.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.Alfred is die man in de linnen jas.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.O Alfred... , é o cavalheiro com o casaco de linho, ali.
Alfred, şu keten ceketli beyefendi.هو السيد الذي يرتدي المعطف الليموني
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.하지만 회사했습니다. 난 넥타이를 묶어 코트를 탔고
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.لكنني كنت حازما. تعادل لي ربطة عنق ، وصلت الى ومعطف
Ama firma oldu. Ben, kravat bağladılar, ceket içine aldım ve yelek, ve oturma odasına gitti.チョッキと、居間に入った。
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Aber sie fanden auch einen neuen Weg der Hitze aus dem Weg zugehen: Eis-Jacken.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ale vynalezly novinku, jak vedro přežít: ledové bundy.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Dar au găsit și o metodă inedită de a lupta împotriva căldurii: jachetele cu gheață.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ils ont aussi trouvé un moyen innovant de rouler dans la grande chaleur : la veste réfrigérée.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Pero también encontraron una forma novedosa para eludir el calor: chaquetas de nieve.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Βρήκαν όμως και έναν έξοχο τρόπο για να τα καταφέρουν με τη ζέστη: μπουφάν πάγου.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Помимо этого, они придумали оригинальный способ борьбы с жарой: ледяные куртки.
Bayılıyor bu cekete.היא מתה עליו.
Bayılıyor bu cekete.لقد أعجبتها.
Bayılıyor bu cekete.Cô ta thích nó
Bayılıyor bu cekete.Elle l'adore.