Bu iki uç arasında yaptığı yolculuk kalkınmanın değişmekte olan çehresini yansıtıyordu.開発環境の変化を映す鏡でした 今 私はこの変化に鼓舞され
Değişti çehren zulümler yüzündenLe ha cambiado la cara por la tiranía
Değişti çehren zulümler yüzündenSous la tyrannie, son visage a changé
Değişti çehren zulümler yüzündenVanwege de tirannie is haar gezicht verandert
Değişti çehren zulümler yüzündenبسبب الطاغوت وجهها تغيّرت
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Daca reusim asta, putem schimba fata asistentei medicale din Africa.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Jeżeli to zrobimy, możemy zmienić oblicze ochrony zdrowia w Afryce.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Se lo facciamo, possiamo cambiare il volto della sanità in Africa.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Si hacemos esto, podremos cambiar la cara de la asistencia médica en África.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Si on fait ceci, nous pouvons changer l'image des soins médicaux en Afrique.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Wenn wir dies tun, können wir die Gesundheitspflege in Afrika grundlegend ändern.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Ако направим това, можем да променим лицето на здравеопазването в Африка.
Eğer bunu yaparsak, Afrikada'ki sağlık hizmetlerinin çehresini değiştirebiliriz.Если мы будем это делать, то сможем изменить здравоохранение Африки.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Chúa hãm đánh và thắng hơn loài người luôn, đoạn nó đi qua mất; Chúa đổi sắc mặt nó, và đuổi nó đi.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Chúa hãm đánh và thắng hơn loài_người luôn , đoạn nó đi qua mất ; Chúa đổi sắc mặt nó , và đuổi nó đi .
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.denn du stößest ihn gar um, daß er dahinfährt, veränderst sein Wesen und lässest ihn fahren.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.du overvelder ham for alltid, og han farer bort; du forvender hans åsyn og lar ham fare.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Du slår henne ned för alltid, och hon far hädan; du förvandlar hennes ansikte och driver henne bort.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.For evigt slår du ham ned, han går bort, skamskænder hans Ansigt og lader ham fare.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Hatalmaskodol rajta szüntelen és õ elmegy; megváltoztatván az arczát, úgy bocsátod el õt.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Îl urmăreşti într'una, şi se duce; Îi schimonoseşti faţa, şi apoi îi dai drumul.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Kaukalahkan dia untuk selama-lamanya; Kausuruh dia pergi dan Kauubah wajahnya
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.주께서 사람을 영영히 이기셔서 떠나게 하시며 그의 얼굴 빛을 변하게 하시고 쫓아 보내시오니
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Para siempre prevaleces contra él, hasta que se va; desfiguras su rostro y lo despides
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Přemáháš jej ustavičně, tak aby odjíti musil; proměňuješ tvář jeho, a propouštíš jej.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Prevaleces para sempre contra ele, e ele passa; mudas o seu rosto e o despedes.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Przemagasz go ustawicznie, a on schodzi; odmieniasz postać jego, i wypuszczasz go.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Sinä masennat hänet iäksi, ja hän lähtee; sinä muutat hänen muotonsa ja lähetät hänet menemään.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Ti ga ukrotiš za vselej, in odide; ko mu onespodobiš lice, ga pošlješ v grob.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Tu es sans cesse à l`assaillir, et il s`en va; Tu le défigures, puis tu le renvoies.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Tu lo abbatti per sempre ed egli se ne va, tu sfiguri il suo volto e lo scacci
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Večne ho premáhaš, a ide ta; mení svoju tvár a tak ho zaháňaš.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.υπερισχυεις παντοτε εναντιον αυτου, και αυτος παρερχεται μεταβαλλεις την οψιν αυτου και αποπεμπεις αυτον.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Надделяваш всякога над него, и той прехожда; Изменяваш лицето му, и го отпращаш.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.Теснишь его до конца, и он уходит; изменяешь ему лице и отсылаешь его.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.תתקפהו לנצח ויהלך משנה פניו ותשלחהו׃
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.تتجبر عليه ابدا فيذهب. تغير وجهه وتطرده.
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.你 攻 擊 人 常 常 得 勝 、 使 他 去 世 、 你 改 變 他 的 容 貌 、 叫 他 往 而 不 回
Onu hep yenersin, yok olup gider, Çehresini değiştirir, uzağa gönderirsin.你 攻擊人 常常 得勝 、 使 他 去世 、 你 改變 他 的 容貌 、 叫 他 往 而 不回
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Annan ihmiskasvot, koska olette asiantuntijoita.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Ich zeige menschliche Gesichter, weil Sie darin Experten sind.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Ik geef je een menselijk gezicht omdat je daar experts in bent.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Jeg giver jer et menneskeansigt fordi I er eksperter i det.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Je vous montre des visages humains parce que c'est votre domaine.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.저는 여러분께 사람의 얼굴을 보여드립니다. 여러분들은 이 얼굴을 쉽게 알아챌 수 있습니다.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Pokażę wam ludzką twarz, jesteście ekspertami.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Te presento una cara humana porque ustedes son expertos en eso.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Vă arăt o faţă umană pentru că sunteți experți în asta.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Vi do un volto umano perché siete voi gli esperti nel campo.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Давам ви човешко лице, защото сте експерти в това.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.Я показываю вам человеческое лицо, потому что здесь вы эксперты.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.לוקח לנו שנים להבין איך לעשות את זה עם דינוזאורים.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.أعطيكم وجه بشري لأنكم خبراء في ذلك.
Size insan çehresi çizdiririm, çünkü zaten bu konuda uzmansınız.これが恐竜相手だと何年も掛かります
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.A tecnologia está a transformar a face da vulnerabilidade alimentar nos lugares onde se assiste à fome.
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.Công nghệ đang thay đổi tình trạng thiếu lương thực ở những nơi đói kém truyền thống.
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.기술은 식량 공급의 취약성을 변화시키고 있습니다. 전통적인 기근이 발생하는 곳에서 말이죠.
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.Saat ini teknologi mengubah rentannya ketersediaan pangan di tempat-tempat yang sering dilanda kelaparan.
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.Technologia zmienia oblicze głodu tam, gdzie obserwujemy "klasyczną" klęskę głodu.
Teknoloji, klasik kıtlığın görüldüğü yerlerdeki gıda kırılganlığının çehresini dönüştürüyor.Technologie mění jídlo, aby bylo trvanlivější a dostupnější na místech, kde dochází ke klasickému hladomoru.