Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert når i fickan för att ta ut, ni vet, den där svarta gummisnodden men ut kommer istället en kniv.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert plonge la main dans sa poche pour attraper l'élastique noir mais il en sort en fait un couteau.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert sięga do kieszeni po gumkę, ale wyciąga nóż.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.앨버트가 뭘 꺼내려고 주머니에 손을 넣었는데, 이런 검은 고무밴드인가 했더니, 그게 아니고 칼이더군요.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Tôi tưởng Albert lấy ra từ trong túi dây cao su màu đen nhưng thay vào đó là một con dao.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Албърт пъха ръка в джоба си, за да измъкне онази черна гумена лента но вместо това излиза нож.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Альберт лезет в карман за круглой резинкой но вместо этого достает нож,
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.אלברט רוכן כדי לשלוף מהכיס, אתם יודעים, גומייה שחורה אבל מה שיוצא במקומה הוא סכין.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.ألبرت يضع يده في جيبه ليسحب، كما تعلمون، ليظهر الشريط المطاطي الأسود ولكن ما خرج كان سكيناً بدلاً من ذالك.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.しかし代わりに出てきたのは ナイフだった 「バンドじゃない ナイフだ...」
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-džebr je končno v angleščini postal algebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-džebr sa napokon dostal do angličtiny ako algebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebra finalmente llegó al inglés como algebra (álgebra).
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi."Al-jebr" a intrat în final în l. engleză ca "algebra".
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr akhirnya sampai ke Inggris sebagai aljabar.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebra kom ind i engelsk som algebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebra végül "algebra"-ként jelent meg az európai nyelvekben.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr cuối cùng dịch thành tiếng Anh có nghĩa là đại số học.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr est devenu algèbre en anglais.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr kwam uiteindelijk bij ons als 'algebra'.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr ostatecznie w angielskim przybrał formę algebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr surgiu no Inglês como álgebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr trat in die westlichen Sprachen als Algebra ein.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Al-jebr накрая влиза в английския като алгебра.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Alla fine al-jebr entrò nell'inglese come algebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.이것은 후에 알제브라 , 즉 대수학이라는 영어 단어가 되었죠.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.Το al-jebr, ενσωματώθηκε στην Αγγλική ως άλγεβρα.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi."Аль-джебр" зрештою перетворилось на слово алгебра.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.В итоге "аль-джабр" пришла в русский язык как алгебра.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.בסופו של דבר אל-ג'בר הפך באנגלית לאלגברה.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.والجبر جاء أخيرا إلى اللغة الإنجليزية كـ algebra.
Al-jebr dilimize en sonunda cebir olarak geldi.これは ほんの1例です
Ama basit cebirden de bildiğimiz gibi, bir denklemde hiçbir şeyi tek taraflı yapamayız.Ale pamiętamy z algebry, że cokolwiek zrobimy po jednej stronie równania, musimy zrobić także po drugiej.
Ama basit cebirden de bildiğimiz gibi, bir denklemde hiçbir şeyi tek taraflı yapamayız.Men vi kender fra basis algebra, at noget du gør for en side af en ligning, du skal gøre til en anden.
Ama basit cebirden de bildiğimiz gibi, bir denklemde hiçbir şeyi tek taraflı yapamayız.Men vi vet från grundläggande algebra att allt man gör på ena sidan måste man även göra på andra
Ama basit cebirden de bildiğimiz gibi, bir denklemde hiçbir şeyi tek taraflı yapamayız.لكننا نعلم من الجبر الاساسي ان اي شيئ تفعله لجانب واحد من المعادلة عليك ان تفعله للجانب الآخر
Ama basit cebirden de bildiğimiz gibi, bir denklemde hiçbir şeyi tek taraflı yapamayız.他のためにしている方程式の側。 私たちを追加は、乗それではここでは、追加は、
Ama basit cebirden de bildiğimiz gibi, bir denklemde hiçbir şeyi tek taraflı yapamayız.但方程一侧进行运算 另一侧 需要进行相同运算
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.그러나 주머니에서 계산기를 꺼내 두드리면, 전자 회로와 그 작동만이 본질적인 현상이 됩니다.
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.Kun kaivan taskulaskimeni esille ja lasken, ainoa ehdoton ilmiö on elektronipiiri ja sen käyttäytyminen.
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.Но когда я пользуюсь карманным калькулятором, единственным реальным явлением является электрический ток.
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.لكن عندما أخرج حاسبة جيبي و أعمل الحسبة، الظاهرة الضمنية الوحيدة هي الدارة الإلكترونية و سلوكها
Ama ben cebimden hesap makinamı çıkartıp hesap yapınca, tek gerçek olgu elektronik devreler ve onun davranışı.計算する場合 本質的な事象は 電気回路と その挙動だけです それだけが絶対的な事象で
Ama ben size bu işlemi uzun cebirsel bölmeyle nasıl yapılacağını göstereceğim.이제부터는 다항식 직접 나눗셈을 보여 주겠습니다
Ama ben size bu işlemi uzun cebirsel bölmeyle nasıl yapılacağını göstereceğim.لكنني ايضاً سأوضح لكم كيفية حلها باستخدام القسمة الجبرية الطويلة
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Mais je ne dispose que de $250,000.
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.그런데 제가 가진 돈은 25만 달러 뿐이라고 합시다
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Ale v kapse mám, řekněme, 250 000 dolarů.
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Ale w kieszeni mam tylko 250 000 gotówki.
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Mutta minulla on taskussani vain 250.000 dollaria.
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Nhưng toàn bộ số tiền tôi có chỉ được 250,000 USD
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Όμως στην τσέπη μου έχω μόλις, ας πούμε ότι έχω $250,000.
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.Але все що я маю в моїй кишені це 250,000 доларів.
Ama bu kadar param yok, diyelim ki cebimde sadece 250.000 $ var.それでは、これからする全ての事をする前に、
Ama bunu cebir olarak yapma gibi sezgisel bir durum da ortaya çıkıyor. .그러나 대수학에서 이런 문제를 푸는 것 또한 사실 하나의 직관적인 방법입니다.
Ama bunu cebir olarak yapma gibi sezgisel bir durum da ortaya çıkıyor. .Но има действително интуитивен начин да го направите също и чрез алгебра.
Ama bunu cebir olarak yapma gibi sezgisel bir durum da ortaya çıkıyor. .لكن توجد طريقة بديهية لحل ذلك باستخدام الجبر
Ama bunu cebirsel olarak görmek istiyorsanız, 2ax eşittir 16x'e eşittir yazıp, iki tarafı da 2x'e bölebiliriz.Ale jeśli chcesz otrzymać a jako rozwiązanie równania, można zapisać że 2ax równa się 16x.
Ama bunu cebirsel olarak görmek istiyorsanız, 2ax eşittir 16x'e eşittir yazıp, iki tarafı da 2x'e bölebiliriz.Ma se volessi vederlo algebricamente potresti scrivere 2ax = 16x.
Ama bunu cebirsel olarak görmek istiyorsanız, 2ax eşittir 16x'e eşittir yazıp, iki tarafı da 2x'e bölebiliriz.Men hvis du ønsker at se det gjort algebraisk du kunne faktisk skriver 2ax er lig med 16x.