Adam: Cebinizde ne var?Τι έχετε στις τσέπες σας;
Adam: Cebinizde ne var?Что у вас в карманах?
Adam: Cebinizde ne var?الرجل: ماذا لديك في جيوبك؟
Adam: Cebinizde ne var?ナイフ
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Da ist nichts in meinen Taschen.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Er zit helemaal niks in mijn zakken.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Il n'y a rien dans mes poches.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Jag har inget i mina fickor.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Jeg har ingenting i mine lommer.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Je n'ai rien dans mes poches.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.남자(현지어): 주머니에 아무것도 없어요.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Nic v kapsách nemám.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Nie mam nic w kieszeniach.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Non ho niente in tasca.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Non ho niente nelle tasche.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Semmi sincs a zsebemben.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok. Sıfır.Ich habe nichts in den Taschen.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok. Sıfır.남자: 제 주머니에는 아무 것도 없어요. 아무 것도.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok. Sıfır.الرجل: ليس لدي شيء في جيوبي. لا شيء.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok. Sıfır.男(母国語): ポケットの中は空なんだ
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.Taskuissani ei ole mitään.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.У меня в карманах нет ничего.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.رجل يتحدث لغته الأصلية: لا يوجد أي شيء في جيوبي.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Cebimde hiçbir şey yok.空っぽだよ
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Als je in Afghanistan kunt lezen en schrijven, steek je meestal een pen in je zak.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Dacă știi să scrii și să citești în Afganistan, de obicei îți pui un stilou în buzunar.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.En Afganistán cuando alguien sabe leer y escribir, es costumbre cargar un bolígrafo consigo.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Khi bạn có thể đọc và viết ở Afghanistan, bạn cơ bản sẽ để cây viết vào trong túi mình.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.여러분이 아프가니스탄 언어를 읽고 쓰실 수 있을 때 여러분은 분명 펜을 주머니에 집어 넣으실 겁니다.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Lorsque vous pouvez lire et écrire en Afghanistan, généralement, vous mettrez un stylo dans votre poche.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Quando sai leggere e scrivere in Afganistan, metti solitamente una penna in tasca.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.W Afganistanie, kiedy potrafisz czytać i pisać, nosisz w kieszeni długopis.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Wer in Afghanistan lesen und schreiben kann, trägt einen Stift in der Tasche als Zeichen seiner Fähigkeiten.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Όταν μπορείς να διαβάζεις και να γράφεις στο Αφγανιστάν, βάζεις συνήθως ένα στυλό στην τσέπη σου.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.А в Афганистане, когда ты умеешь читать и писать, обычно ты кладёшь ручку в карман.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Когато можете да четете и да пишете в Афганистан, обикновено слагате химикалка в джоба си.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.Якщо афганець вміє читати та писати, то він кладе до кишені ручку.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.ברגע שאתם יכולים לקרוא ולכתוב באפגניסטאן, אתם לרוב תשימו עט בכיסכם.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.عندما يكون بمقدورك القراءة والكتابة فى أفغانستان، فأنك سوف تضع قلما فى جيبك.
Afganistan'da okuma yazma biliyorsanız genellikle cebinizde bir kalem bulundurursunuz.ポケットにペンを挿すのが 普通です だから修了式では
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Nie uczyłem się algebry aż do mojego pierwszego roku na Uniwersytecie w Alabamie.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.저는 알라바마주립대학 1학년때까지 대수학이란 것을 배우지도 않았습니다.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Eu só aprendi álgebra no meu primeiro ano na Universidade do Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Ich hatte, bis ich zu studieren anfing, nie Unterricht in Algebra gehabt.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Ik leerde geen algebra tot mijn eerste jaar op de Universiteit van Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Je n'ai pas fait d'algèbre avant ma première année de fac à l'université d'Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.N-am făcut algebră până în primul an de facultate la Universitatea Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Nem tanultam algebrát, amíg be nem iratkoztam az alabamai egyetemre.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.No estudié álgebra hasta mi primer año en la Universidad de Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Non ho studiato algebra fino al primo anno di università alla University of Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Saya tidak mendapat aljabar sampai kuliah tingkat pertama di Universitas Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Tôi đã học đại số cho tới năm freshman của tôi tại Đại học Alabama.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Δεν είχα επαφή με την άλγεβρα μέχρι το πρώτο μου έτος στο Πανεπιστήμιο της Αλαμπάμα.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Не съм учил алгебра докато не станах студент първа година в университета на Алабама.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.Я не учил алгебру до первого курса университета Алабамы.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.לא למדתי אלגברה עד תחילת התואר הראשון באוניברסיטת אלאבמה.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.لم أدرس الجبر حتى سنتي الأولى بالجامعة في جامعة ألاباما.
Alabama Üniversitesi'ndeki ilk yılıma kadar cebir dersi almamıştım.私はアラバマ大学に入学するまで 代数学を勉強しませんでした その前は誰も教えてくれなかったのです
Alan teorisi problemleri için bilgisayar cebir sistemiמערכת אלגברית ממוחשבת לבעיות בתורת השדות
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert belenyúl a zsebébe, hogy kivegye ezt a fekete gumiszalagot, de helyette egy kés kerül elő.