Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBom, resistir à tentação é difícil, tal como o economista Inglês do século XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıChống lại những cám dỗ rất khó, giống như nhà kinh tế người Anh thế kỷ 19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıCóż, opieranie się pokusie jest trudne, jak określił to XIX-wieczny angielski ekonomista,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEi bine, e greu să rezistăm tentaţiilor, după cum spunea economistul englez din secolul al 19-lea
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEt bien résister à la tentation est difficile, comme l'économiste anglais du 19ème siècle
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıHet is moeilijk om de bekoring te weerstaan, zoals de 19de-eeuwse Engelse econoom
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıMenahan godaan itu sulit seperti yang dikatakan ekonom Inggris abad ke-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNo protože odolat pokušení je těžké, jak řekl anglický ekonom z 19. století,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNos, ellenállni a kísértésnek nehéz, ahogy a 19. századi angol közgazdász
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıPues porque es difícil resistirse a las tentaciones, como dijo el economista del siglo XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıОпиратися спокусі дуже важко. Як сказав у 19 столітті англійський економіст
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıПротивостоять соблазну очень тяжело. Как сказал английский экономист XIX века
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıТрудно е да устоиш на изкушението, както казва английският икономист от 19. век
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıטוב, קשה לעמוד בפני פיתויים, כפי שאמר הכלכלן האנגלי מהמאה ה-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıفي الحقيقة ان مقاومة الاغراءات صعب للغاية في القرن ال19 قال الاقتصادي الانجليزي
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.El glamur no tiene que ser necesariamente personas.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Glamour hoeft niet over mensen te gaan.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Glamour ist nicht auf Menschen beschränkt.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Glamour niekoniecznie cechuje ludzi.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Glamourul nu se limitează la oameni.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Il glamour non si deve per forza associare alle persone.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.매력의 대상이 사람일 필요는 없습니다.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Le glamour n'est pas limité aux personnes.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Блясъкът не се асоциира само с хората.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.Гламур — это не обязательно люди.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.זוהר לא חייב להיות לגבי אנשים.
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.ليس من الضروري أن يكون الابهار للأشخاص فقط
Cazibe insanları nitelemek zorunda değildir.建築写真も そう
Cazibe karşıtı değilim.Ich bin nicht gegen Glamour.
Cazibe karşıtı değilim.Ik ben niet tegen glamour.
Cazibe karşıtı değilim.Io non sono contro il glamour.
Cazibe karşıtı değilim.Je ne suis pas contre le glamour.
Cazibe karşıtı değilim.저는 매력에 반대하지 않습니다.
Cazibe karşıtı değilim.Nie jestem przeciwna glamour.
Cazibe karşıtı değilim.No estoy en contra del glamur.
Cazibe karşıtı değilim.Nu sunt împotriva glamourului.
Cazibe karşıtı değilim.Не съм срещу блясъка.
Cazibe karşıtı değilim.Я не противник гламура.
Cazibe karşıtı değilim.אני לא נגד זוהר.
Cazibe karşıtı değilim.أنا لست ضد الروعة
Cazibe karşıtı değilim.ただ 隠されたものにも 素晴らしさがあります
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Beh, una cosa che potete fare per sapere cosa significhi glamour è guardare sul dizionario.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Bueno, si quieren saber el significado de glamur, lo que pueden hacer es buscarlo en el diccionario.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Évidemment, une chose que vous pouvez faire si vous voulez le savoir est de chercher dans le dictionnaire.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Je kan het opzoeken in het woordenboek.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Jeśli chcecie wiedzieć, co oznacza glamour, możecie zajrzeć do słownika.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.좋습니다. 매력의 의미가 무엇인지 알기 원한다면 해볼 수 있는 것이 하나 있죠. 사전을 찾아보는 것입니다.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Nun, eine Möglichkeit herauszufinden, was Glamour heißt, ist im Wörterbuch nachzuschlagen.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Un lucru pe care puteți să-l faceți dacă vreți să știți ce înseamnă glamourul este să căutați în dicționar.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Можно начать с поиска значения слова в толковом словаре.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.דבר אחד שאתם יכולים לעשות אם אתם רוצים לדעת מהו זוהר זה לבדוק במילון.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.حسناً، هناك شيء يمكن فعله إذا أردت معرفة ماذا يعني الإبهار وهو أن تنظر في المعجم
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.辞書で調べることです しかも 古い辞書が役立ちます
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.Glamour gaat over het overstijgen van het alledaagse.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.것에 관한 것이라고 나와 있습니다.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.le glamour est à propos de surpasser le quotidien.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.זוהר הוא כולו התעלות על היום-יומיות.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.الابهار هو تجاوز الشيء المعتاد يومياً
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.グラマーにも いろいろありますが
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.당신은 매력(a glamour)을 가지고 있습니다.