Caz, diyezJazz, sustenidos
Caz, diyezΤζαζ, διέσεις
Caz, diyezДжазові, дієзи
Caz, diyezДжазовые, диезы
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsun재즈처럼요 -- 당신은 다른 이들과 함께 즉흥 연주를 하잖아요.
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunWaarbij je...
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunГде ты...
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunהאם אתה... זה כמו ג'ז: אתם מאלתרים, אתם עובדים ביחד,
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunإنها أشبه بموسيقى الجاز.. فأنت ترتجل، وتعمل يداً بيد مع غيرك
Caz gibi birşey - doğaçlama yapıyorsun, birlikte çalışıyorsunお互いやるのさ 僕があるものを作り
Cazibe biçimlendirmedir.Bei Glamour geht es um die Aufbereitung.
Cazibe biçimlendirmedir.Glamour gaat over bewerken.
Cazibe biçimlendirmedir.매력은 편집에 대한 것입니다.
Cazibe biçimlendirmedir.le glamour est à propos de montage.
Cazibe biçimlendirmedir.זוהר קשור לעריכה.
Cazibe biçimlendirmedir.الابهار هو التعديل
Cazibe biçimlendirmedir.いかに 超越の感覚を生み
Cazibe bir büyüdür.El glamur es un hechizo mágico.
Cazibe bir büyüdür.Glamour is een toverspreuk.
Cazibe bir büyüdür.Glamour ist ein Zauberspruch.
Cazibe bir büyüdür.Glamourul este o formulă magică.
Cazibe bir büyüdür.Il glamour è un incantesimo.
Cazibe bir büyüdür.Jest on magicznym zaklęciem.
Cazibe bir büyüdür.매력은 일종의 마법 주문입니다.
Cazibe bir büyüdür.Le glamour est une formule magique.
Cazibe bir büyüdür.Блясъкът е магическо заклинание.
Cazibe bir büyüdür.Гламур — это волшебное заклинание.
Cazibe bir büyüdür.זוהר הוא לחש קסמים.
Cazibe bir büyüdür.الانبهار هو تعويذة سحر
Cazibe bir büyüdür.危険な部分があります
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.El glamur es una forma de falsificación, pero una falsificación con una finalidad concreta.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Farmecul este o formă de falsificare, dar o falsificare pentru a atinge un scop particular.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Glamour is een vorm van vervalsing, maar vervalsing met een bedoeling.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Ők ellenálltak a kísértésnek.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Glamour ist eine Form der Falsifizierung, aber Falsifizierung, um einen gewissen Zweck zu erreichen.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Il glamour è una forma di falsificazione, ma una falsificazione per raggiungere uno scopo particolare.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.매력은 변조의 모습입니다. 하지만 변조는 특정한 목표를 이루어 냅니다.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Le glamour est une forme de falsification, mais une falsification pour atteindre un but particulier.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Блясъкът е вид фалшификация, но фалшификация за постигане на определена цел.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.Гламур — это особая форма фальсификации, которая, создаётся для достижения определённого эффекта.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.זוהר הוא צורה של זיוף, אבל זיוף לשם השגת מטרה מסויימת.
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.الابهار هو نوع من التزييف لكنه تزييف لتحقيق هدف معين
Cazibe bir sahtecilik şeklidir, ama bu sahtecilik belirli bir amaca ulaşmaya yönelik çalışır.効果を狙った偽りです これがスターを輝かせ 映画が売れるようにします
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.El glamur nos invita a vivir en otro mundo.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Glamour lädt uns dazu ein, in einer anderen Welt zu leben.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Glamourul ne invită să trăim într-o altă lume.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Glamour vraagt ons om in een andere wereld te gaan leven.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Glamour zaprasza nas do innego świata.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Il glamour ci invita a vivere in un mondo diverso.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.매력은 우리를 다른 세상에 살도록 인도합니다.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Le glamour nous invite à vivre dans un monde différent.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Блясъкът ни кани да живеем в различен свят.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.Гламур манит нас другой, непохожей жизнью.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.זוהר מזמין אותנו לחיות בעולם שונה.
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.الابهار يدعونا للعيش في عالم مختلف
Cazibe bizi farklı bir dünyada yaşamaya davet eder.グラマーは神秘的で 少しよそよそしいものです
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı글쎄, 유혹을 견디기는 어렵습니다. 19세기 영국 경제학자
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı19世紀のイギリス人経済学者の ナッソー=ウィリアム=シニアはこう言っています。
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıAt modstå fristelse er vanskeligt, som den engelske økonom fra det 19. århundrede
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBeh, è dura resistere alla tentazione, e come diceva l'economista inglese del 19° secolo,