Ana içeriğe geç
Sözlük

caz ile cümle

caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Aveați un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Je had 'een' glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Man hatte "einen" Glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Tenías un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Tu avevi un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Urok się posiadało.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Vous aviez un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Гламур был в человеке.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Да притежаваш блясък.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.זוהר היה שייך לך.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.انت مبهر
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.性質を表すというよりは 相手に「かける」ものでした
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.A glamour to coś wykraczającego poza ten świat i docierającego do wyidealizowanego, doskonałego miejsca.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Bei Glamour geht es darum, über die Welt hinauszugehen und den idealisierten, perfekten Ort zu erreichen.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.E il glamour è tutto sul trascendere questo mondo e arrivare in un posto idealizzato, perfetto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Et le glamour est entièrement à propos de transcender ce monde et d'arriver à un endroit idéalisé et parfait.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Glamour gaat over deze wereld overstijgen om op een geïdealiseerde, perfecte plek te geraken.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.그리고 매력은 모두 이 세상을 초월하는 것에 대한 것이며, 이상화된, 완벽한 곳으로 도달하는 것입니다.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Și glamourul înseamnă transcendența acestei lumi și ajungerea într-un loc idealizat, perfect.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Y el glamur es todo aquello que te eleva más allá de este mundo hasta un lugar idealizado, perfecto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Блясъкът е извисяването над този свят и достигането до идеализирано, перфектно място.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Гламур заходит за рамки привычного мира и превращает его в совершенное, идеальное место.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.וזוהר הוא כולו התעלות מהעולם הזה והגעה למקום אידיאלי, מושלם.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.وكل مافي الابهار هو أنه يرتقي بالعالم ويذهب به إلى مكان مثالي
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.理想的で 完璧な場所に 至ることを意味します 乗り物がグラマーなのは
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.El glamur era literalmente un hechizo mágico.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Glamour betekende letterlijk een magische spreuk.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Glamourul era literalmente o formulă magică.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Glamour war ein buchstäblicher Zauberspruch.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Il glamour era un vero incantesimo magico.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.매력은 문자 그대로의 마법 주문이었습니다.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Le glamour était une formule magique littérale.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Urok był dosłownie magicznym zaklęciem.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Блясъкът е бил буквално магическо заклинание.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Гламур был буквально волшебством.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.זוהר היה לחש קסמים מילולי.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.الإبهار كانت تعويذة سحرية حرفية
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.比喩ではなく 文字通りの魔法で
Cazibeye karşı koyuyorlar.Các bé này phản kháng lại sự cám dỗ.
Cazibeye karşı koyuyorlar.De modstår fristelse.
Cazibeye karşı koyuyorlar.De motstår frestelsen.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Ellos resisten la tentación.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Ils résistent à la tentation.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Mereka menahan godaan.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Odolajú pokušeniu.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Oni odolají pokušení.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Opierają się pokusie.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Sie wiederstehen der Versuchung.
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.Ei rezistă în fața tentației și amână prezentul pentru mai târziu.
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.그들은 유혹을 뿌리칩니다. 그들은 나중을 위해서 현재의 것을 미룹니다.
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.Resistono alla tentazione, riservano l' "adesso" per "dopo".
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.Они-то как раз противостоят искушению и откладывают сейчас на потом.
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.הם מתנגדים לפיתוי. הם מעכבים את העכשיו בשביל האח"כ.
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.إنهم يقاومون الإغراء. ويؤجلون ما يريدون الان لما بعد.
Cazibeye karşı koyuyorlar. Şimdiyi, sonrası için erteliyorlar.私のスタンフォードの同僚、ウォルター・ミシェルは
Cazibeye karşı koyuyorlar.Zij weerstaan aan de verleiding.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Αντιστέκονται στον πειρασμό.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Вони перемагають спокусу.
Cazibeye karşı koyuyorlar.Те устояват на изкушението.
Cazice yarısaydamdır -- transparan veya opak değildir.Glamour is doorschijnend: niet transparant en ook niet opaak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod