caz ile cümle
caz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Cazibe karşıtı değilim.أنا لست ضد الروعة
Cazibe karşıtı değilim.ただ 隠されたものにも 素晴らしさがあります
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Beh, una cosa che potete fare per sapere cosa significhi glamour è guardare sul dizionario.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Bueno, si quieren saber el significado de glamur, lo que pueden hacer es buscarlo en el diccionario.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Évidemment, une chose que vous pouvez faire si vous voulez le savoir est de chercher dans le dictionnaire.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Je kan het opzoeken in het woordenboek.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Jeśli chcecie wiedzieć, co oznacza glamour, możecie zajrzeć do słownika.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.좋습니다. 매력의 의미가 무엇인지 알기 원한다면 해볼 수 있는 것이 하나 있죠. 사전을 찾아보는 것입니다.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Nun, eine Möglichkeit herauszufinden, was Glamour heißt, ist im Wörterbuch nachzuschlagen.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Un lucru pe care puteți să-l faceți dacă vreți să știți ce înseamnă glamourul este să căutați în dicționar.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.Можно начать с поиска значения слова в толковом словаре.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.דבר אחד שאתם יכולים לעשות אם אתם רוצים לדעת מהו זוהר זה לבדוק במילון.
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.حسناً، هناك شيء يمكن فعله إذا أردت معرفة ماذا يعني الإبهار وهو أن تنظر في المعجم
Cazibenin ne anlama geldiğini anlamak istiyorsanız, sözlük kullanmak yapabileceğiniz şeylerden biri.辞書で調べることです しかも 古い辞書が役立ちます
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.Glamour gaat over het overstijgen van het alledaagse.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.것에 관한 것이라고 나와 있습니다.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.le glamour est à propos de surpasser le quotidien.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.זוהר הוא כולו התעלות על היום-יומיות.
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.الابهار هو تجاوز الشيء المعتاد يومياً
Cazibenin tam anlamı gündelik dünyayı aşabilmektir.グラマーにも いろいろありますが
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.당신은 매력(a glamour)을 가지고 있습니다.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Aveați un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Je had 'een' glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Man hatte "einen" Glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Tenías un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Tu avevi un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Urok się posiadało.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Vous aviez un glamour.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Гламур был в человеке.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.Да притежаваш блясък.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.זוהר היה שייך לך.
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.انت مبهر
Cazibe somut bir şekilde sahip olunabilen bir şeydi.性質を表すというよりは 相手に「かける」ものでした
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.A glamour to coś wykraczającego poza ten świat i docierającego do wyidealizowanego, doskonałego miejsca.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Bei Glamour geht es darum, über die Welt hinauszugehen und den idealisierten, perfekten Ort zu erreichen.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.E il glamour è tutto sul trascendere questo mondo e arrivare in un posto idealizzato, perfetto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Et le glamour est entièrement à propos de transcender ce monde et d'arriver à un endroit idéalisé et parfait.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Glamour gaat over deze wereld overstijgen om op een geïdealiseerde, perfecte plek te geraken.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.그리고 매력은 모두 이 세상을 초월하는 것에 대한 것이며, 이상화된, 완벽한 곳으로 도달하는 것입니다.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Și glamourul înseamnă transcendența acestei lumi și ajungerea într-un loc idealizat, perfect.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Y el glamur es todo aquello que te eleva más allá de este mundo hasta un lugar idealizado, perfecto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Блясъкът е извисяването над този свят и достигането до идеализирано, перфектно място.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Гламур заходит за рамки привычного мира и превращает его в совершенное, идеальное место.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.וזוהר הוא כולו התעלות מהעולם הזה והגעה למקום אידיאלי, מושלם.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.وكل مافي الابهار هو أنه يرتقي بالعالم ويذهب به إلى مكان مثالي
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.理想的で 完璧な場所に 至ることを意味します 乗り物がグラマーなのは
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.El glamur era literalmente un hechizo mágico.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Glamour betekende letterlijk een magische spreuk.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Glamourul era literalmente o formulă magică.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Glamour war ein buchstäblicher Zauberspruch.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Il glamour era un vero incantesimo magico.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.매력은 문자 그대로의 마법 주문이었습니다.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Le glamour était une formule magique littérale.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Urok był dosłownie magicznym zaklęciem.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Блясъкът е бил буквално магическо заклинание.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.Гламур был буквально волшебством.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.זוהר היה לחש קסמים מילולי.
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.الإبهار كانت تعويذة سحرية حرفية
Cazibe tam anlamıyla bir büyüydü.比喩ではなく 文字通りの魔法で
Cazibeye karşı koyuyorlar.Các bé này phản kháng lại sự cám dỗ.