Ana içeriğe geç
Sözlük

casus ile cümle

casus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında Rus casusudur.Samoučiteľ russkoj skoropisi.
Romalı casusun yardımıyla.Poprsje rimskega moškega.
Bu gecede Lincoln, Konfederasyon adına çalışan Mryland'lı casus John Wilkes Booth tarafından suikaste uğradı.Atentat na Lincolna je izvedel igralec in konfederacijski vohun John Wilkes Booth.
Savaş sırasında, Ganiyeva cepheden 16 kez geçilen bir telsiz operatörü ve casustu.Karo metu Ganijeva buvo radijo operatorė ir šnipė, kuriai teko kirsti fronto liniją 16 kartų.
Bu kod adı ünlü casus karakteri James Bond'un kod adı olan 007'ye bir gönderme idi.Šiuo automobiliu važinėjo pats „James Bond“ agentas 007.
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.Teigiama, kad jis lankėsi Egipte ir susipažino su Mozės raštais bei pomirtinio gyvenimo idėjomis.
Casus (Spy): Casus krallığın bir yerde pis işlerini yapar.Demonai (Yōma) – žemiausi Tamsos Karalystės pavaldiniai „purvinam darbui“ atlikti.
Kendisine isnat edilen suç yabancı bir ülke için casusluk yapmaktan suçlu bulunur.Siis aga selgub, et talle on esitatud absurdne süüdistus välisriikide kasuks spioneerimises.
Askerî veya casusluk alanlarında sıkça kullanılmaktadır.Sageli lõigatakse ära sõjaväeteenistusse astujate ja orjade juuksed.
1951 - Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.19. juuni – NSV Liidu kasuks spioneerimise eest hukati Ethel ja Julius Rosenberg.
Ben'in gemideki casusudur.Linda on laevasõiduselts.
Son destek sınıfı Spy (Dennis Bateman seslendirmiştir), bir Fransız casus.Spy (Dennis Bateman) – saladuslik, härrasmehelik prantslane.
Bir olay subayının, kontrolündeki casus ve ajanlardan sağladığı bilgiye insan istihbaratı HUMINT adı verilir.Luureohvitseri, kelle ülesandeks on juhendada koostööle värvatud spiooni, nimetatakse kontrollohvitseriks.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Amerikanska domstolar har aldrig tillåtet regeringen att driva ett spionerar program av denna skala.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Az amerikai törvényszék soha nem engedélyezte a kormánynak kémprogram működését.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.미국 법원은 정보가 이러한 규모의 감시 프로그램을 운영하는 것으로 법적으로 허용하지 않습니다
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Los tribunales estadounidenses nunca han permitido al gobierno la ejecución de un programa de esta magnitud.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Pengadilan tidak pernah membiarkan pemerintah menjalankan program sebesar ini.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Rechtbanken in de VS hebben nooit toegestaan dat de overheid een spionageprogramma van deze grootte leiden.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Sady USA nigdy nie zezwolily rzadowi wykorzystywanie progamu szpiegowskiego na taka skale.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Soudy nikdy nedovolil vládě, aby používali špionážní program v tomto rozsahu.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Tòa án Hoa Kỳ đã không bao giờ cho phép chính phủ chạy một chương trình gián điệp của quy mô này.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Tribunalele americane nu au permis guvernului să deruleze un asemenea program de spionaj.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.US Gerichte haben der Regierung nie erlaubt, Spionageprogramme dieser Ausmaße auszuführen.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.Суды США не разрешали правительству реализовывать программу слежки такого масштаба.
ABD mahkemeleri hükumetin bu çapta bir casus projesi uygulamasına izin vermemişti.美国法院从来没有允许政府在如此规模 进行间谍活动
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Chúng không bao gồm vệ tinh quân sự hay vệ tinh thời tiết cũng như vệ tinh truyền thông hay vệ tinh do thám
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Kami belum memasukkan satelit militer, satelit cuaca, satelit komunikasi, dan satelit pengintai.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık. Katsaydık, tam bir karmaşa olurdu.De hacerlo, sería una total confusión porque hay muchísimas cosas allí.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.저희는 이 프로그램에 군용 위성, 기상 위성 통신 위성, 그리고 첩보 위성은 넣지 않았습니다.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.N-am inclus sateliții militari sau meteorologici, nici de comunicare sau recunoaștere.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Não incluímos satélites militares ou meteorológicos, nem satélites de comunicação e de reconhecimento.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Nem tettük fel a katonai és meteorológiai szatelliteket, sem pedig a kommunikációs és felderítő műholdakat.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Nie pokazujemy tych wojskowych, meteorologicznych, komunikacyjnych i wywiadowczych.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Non abbiamo incluso satelliti militari o metereologici, per le comunicazioni e da ricognizione.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Vi har inte tagit med militära satelliter, vädersatelliter, kommunikationssatelliter eller spaningssatelliter.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Wir haben Militär-, Wetter-, Kommunikations- und Spionagesatelliten nicht eingeschlossen.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Ми не включили військові та метеорологічні, комунікаційні та розвідувальні супутники.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Мы не включили военные, метеорологические, коммуникационные и разведывательные спутники.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.Не сме включили военните и метеорологични сателити и комуникационните и разузнавателни сателити.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.לא כללנו לווינים צבאיים ולוויני חיזוי מזג אוויר ולוויני תקשורת ולוויני ריגול.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.لم نشمل الأقمار العسكرية وأقمار الطقس وأقمار الاتصالات وأقمار الاستطلاع.
Askeri uydular ile hava durumu, iletişim ve casusluk uydularını katmadık.偵察用のものは含めていません こういった衛星は無数に飛んでいて
Ben umut, bir tür casusluk yapmakAku mata-mata semacam harapan,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakÉn kém egyfajta remény,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakEn spy sellaista toivoa,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakEu faço uma espécie de espião a esperança,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakFaccio spiare una sorta di speranza,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakFac spion un fel de speranţă,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakIch weiß Spion eine Art von Hoffnung,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakIk ben een soort spion van hoop,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakJag spion ett slags hopp,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakJá Spy druh naděje,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakJa Spy druh nádeje,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakJaz vohun neke vrste upanje,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakJeg spion en slags håb,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakJe ne espionnage une sorte d'espoir,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakTôi làm gián điệp của hy vọng,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakYo veo un tipo de esperanza,
Ben umut, bir tür casusluk yapmakZrobić szpiega rodzaj nadziei,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod