Casus kod adı Ramsay’dır.Το κοσμικό του όνομα ήταν Ανδρέας.
Yom Kippur Savaşından itibaren İsrail, Casus uydu iletişim ağı geliştirdi.Siden Yom Kippur-krigen har Israel udviklet et netværk af spionsatellitter.
Casus Richard Sorge, Alman taarruzunun kesin tarihini Stalin'e iletti.Spionen dr. Richard Sorge gav Stalin den præcise dato for angrebets start.
Casus belli (IPA: ), Türkçeye "savaş nedeni" olarak çevrilebilecek Latince bir uluslararası ilişkiler terimi.Casus belli (latin for grund til krig) er en begivenhed, som giver anledning til krig.
Filmde I. Dünya Savaşı'nda geçen bir casusluk serüveni anlatılmaktadır.Filmen advarer om en forestående global klimakrise.
1951 - Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.1951 – Ethel og Julius Rosenberg blir dømt til døden for å ha spionert for Sovjetunionen.
Yom Kippur Savaşından itibaren İsrail, Casus uydu iletişim ağı geliştirdi.Siden Jom kippur-krigen har Israel utviklet et nettverk av rekognoseringssatellitter.
Jewish Encyclopedia ayrıca, Yosef'in Kralı "kontrol ettiğini" ve "etrafını casuslarla çevirdiğini" aktarır.Jewish Encyclopedia skriver at Joseph «kontrollerte» kongen og «omgav ham med spioner»."
Bizim casuslarımız arasında onun kadar ateşli olan var mı?Er det forskjeller i styrke på opplevelsene mellom synestetikere?
Casusluk ve para hortumculuğuyla suçlandı.Anklaget for spionasje og Milorg-virksomhet.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.Riddergraden var først og fremst tiltenkt vitenskapsmenn.
II. Dünya Savaşı'nda casus olarak görev almıştı.Han var også engasjert i spionasje under andre verdenskrig.
1804) 1917 - Mata Hari, Hollandalı dansçı ve sözde casus (d.1514) 1917 - Mata Hari, penari dan mata-mata Belanda (l.
Önceleri kargo gemisi olarak kullanılsa da istihbarat ve casus gemisi olarak donatılacaktır.Sebelumnya digunakan sebagai kapal kargo sebagai kapal yang dilengkapi dengan kecerdasan dan mata-mata.
Musa, casusların özellikle tarım ve yer şekilleriyle ilgili bilgi toplamasını emretti.Musa memerintahkan para pengintai untuk melaporkan kembali keadaan pertanian dan tata letak tanah.
Sayid'i ise casus olarak bırakır.Ia menuduh Banowati sebagai mata-mata Pandawa.
Yom Kippur Savaşından itibaren İsrail, Casus uydu iletişim ağı geliştirdi.Kể từ Chiến tranh Yom Kippur năm 1973, Israel phát triển một mạng lưới vệ tinh do thám.
Bazen casusların tanrısı olarak görülür.Đôi khi, ông được coi là vị thần của những cơn gió.
1964 - Casus uçak Lockheed SR-71 Blackbird (kara kuş) ilk uçuşunu yaptı.1964 – Lockheed SR-71 Blackbird (Blackbird) có chuyến bay thử nghiệm đầu tiên tại Palmdale, California.
Bizim casuslarımız arasında onun kadar ateşli olan var mı?Họ có được bên nhau với những tâm hồn đầy nhiệt huyết?
Vader, casuslarının bir jedi bulduğunu söyler.Han nói với cô rằng Jedi là thật.
1960 - Sovyetler Birliği, bir süredir kayıp olan ABD'ye ait casus uçağı, U-2'yi düşürdüğünü açıkladı.Vào tháng 5 năm 1960, Liên Xô hạ một chiếc máy bay U-2 (máy bay thám thính) của Mỹ trên bầu trời Xô Viết.
Wolfenstein 3D'de oynanabilir karakter Müttefik casus William "B.J." rolünü üstlenir.Tiếp nối sự kiện của phần Wolfenstein: The New Order, William "B.J."
Aslında Rus casusudur.実はロシア人。
Ocak 1950’de Fuchs casus olduğunu itiraf etti.1908年アゼフがスパイであることが発覚。
"Telekulak çetesinin şaşırtan casus cihazları".テレビ特捜部 奇跡体験!
Çoğu kişiler casustur.大半は法律家だ。
Sayid'i ise casus olarak bırakır.ランドールをスパイとして送り込む。
Casus yazılımlar, reklam destekli yazılımları nitelemekte kullanılan diğer bir terimdir.歌詞は薬物依存者への警告となっている。
Duplicity , Amerikan yapımı casus filmidir.愛飲のタバコはアメリカンスピリット。
Ağustos 2008'de, BBC 3'nin mini casusluk dizisi Spooks: Code 9'da Kylie Roman'ı canlandırdı.2008年8月,莫菲特在BBC Three的間諜衍生劇Spooks: Code 9出演了Kylie Roman。
Helen'i kaçırdı ve bu durum casus belli ilan edildi.在Queen Sacrifice一集中,她间谍的身份被揭开。
Koval, casusluk sonrası hayatını "olaysız" olarak nitelendirdi.科瓦尔描述他的余生“波澜不惊”。
Bu onu eşsiz bir casus yapar.这证明了他值得做一名间谍。
Herkes, her yerde casuslar görür gibi oluyordu.各地皆有出没,似乎会掳走人类。
Wolf, hatıratında sözünü ettiği casusun Flämig olmadığını iddia etti.舍利弗!汝等當信佛之所說,言不虛妄。
Casus (Spy): Casus krallığın bir yerde pis işlerini yapar.정충연의설본악왕전전: 남송을 무대로 악비의 활약을 다룬다.
Ege'de CASUS BELLİ.EBS 스페이스 공감.
Mr. Moto casusluk hikâyeleriyle bilinir.모그 신시사이저의 개발자로 알려져 있다.
Herkes, her yerde casuslar görür gibi oluyordu.이제는 어느 곳에든지 유령들이 나타난다.
Musa tarafından Kenan topraklarını araştırmak üzere gönderilen on iki casustan biriydi.조세르의 뒤를 이은 두 파라오도 계단형 피라미드를 추구하였으나 짧은 치세때문에 완성되지 못하였다.
Hatta bu yüzden kralın casusları tarafından düzenlenen bir suikasta kurban gitmiştir.이로 인해 숙종 때 간행된 왕실 족보인 《선원계보기략》에도 누락되었다.
Casus kod adı Ramsay’dır.K리그 등록명은 마르시오이다.
Casuslar Köprüsü, St. James geçici adı altında çekildi.보너스 트랙으론 더 레브의 추모곡인 St.James 가 수록되었다.
Bu esnada Chadwick, Rotblat'a bir Sovyet casusu olarak suçlandığı yönünde hazırlanan dosyayı gösterdi.לאחר מכן הוצג לצ'דוויק תיק שבו רוטבלט הואשם בהיותו מרגל סובייטי.
Wolkoff, Rus kökenli Britanya vatandaşı bir Nazi casusuydu.וולקוף הייתה נתינה בריטית ממוצא רוסי שהייתה מרגלת נאצית.
1964 - Casus uçak Lockheed SR-71 Blackbird (kara kuş) ilk uçuşunu yaptı.1964: טיסת הבכורה של מטוס Lockheed SR-71 Blackbird.
Son destek sınıfı Spy (Dennis Bateman seslendirmiştir), bir Fransız casus.Spy (מרגל - דניס בייטמן) - מרגל צרפתי.
Casusluk / gözetleme.כלב תקיפה/שמירה.
Casus (Spy): Casus krallığın bir yerde pis işlerini yapar.כאג'י - הכאג'ים הם שדים ממלכת הכאג'טי (הכאג'אווטי) - העולם התחתון שמתחת לאדמה.
Bazen casusların tanrısı olarak görülür.הוא לרוב נחשב כשליח האלים.
1931 yılı sonlarında Ossietzky casusluk suçundan 18 ay hapse mahkûm oldu.בסוף 1931 הסתיים המשפט בשליחתו של אוסייצקי לשנה וחצי מאסר בפועל באשמת ריגול.
Casusların yaptığı bu günah, 9 Av oruç gününün doğmasına sebep oldu.על פי המדרש, חטא המרגלים אירע בתשעה באב.
Mısır'a casusluk amacıyla geldiklerini iddia etti ve hayat hikâyelerini anlattırdı.הוא הוחזר לישראל במסגרת הסכמי שביתת הנשק עם מצרים, וסיפר על שקרה.
1951 - Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.יוליוס ואתל רוזנברג שהורשעו בריגול לטובת ברית המועצות.
Çoğu kişiler casustur.Повечето от тях са търговци.
Aslında Rus casusudur.Става руски поданик.
Konsey, Anakin’den Şansölye’ye karşı casusluk yapmasını istiyordu.Najskôr ale poverí Anakina, aby kancelára špehoval.
Casusluk ve para hortumculuğuyla suçlandı.Plnila úlohu špionáže a kontrarozviedky.
Redanya kralının casusu ve aynı zamanda maharetli bir ozan.Ide o ťah kráľom a súčasne vežou.