cariye ile cümle

cariye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.In povedali so Davidu, kaj je storila Ricpa, hči Ajeva, priležnica Savlova.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Ketika diberitahukan kepada Daud apa yang diperbuat oleh Rizpa
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.이에 아야의 딸 사울의 첩 리스바의 행한 일이 다윗에게 들리매
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Kun Daavidille kerrottiin, mitä Rispa, Aijan tytär, Saulin sivuvaimo, oli tehnyt,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.När det blev berättat för David vad Rispa, Ajas dotter, Sauls bihustru, hade gjort
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.On informa David de ce qu`avait fait Ritspa, fille d`Ajja, concubine de Saül.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Quando foi anunciado a Davi o que fizera Rizpa, filha de Aías, concubina de Saul,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Tedy oznajmiono Dawidowi, co uczyniła Resfa, córka Ai, założnica Saulowa.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Tedy oznámeno jest Davidovi, co učinila Rizpa dcera Aja, ženina Saulova.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Toen David hoorde wat zij had gedaan,
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Und es ward David angesagt, was Rizpa, die Tochter Ajas, Sauls Kebsweib, getan hatte.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.Και ανηγγελθη προς τον Δαβιδ τι εκαμεν η Ρεσφα, η θυγατηρ του Αια, παλλακη του Σαουλ.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.И донесли Давиду, что сделала Рицпа, дочь Айя, наложница Саула.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.И извести се на Давида онова, което стори Ресфа, дъщерята на Аия, Сауловата наложница.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.ויגד לדוד את אשר עשתה רצפה בת איה פלגש שאול׃
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.فاخبر داود بما فعلت رصفة ابنة ايّة سرية شاول.
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.有 人 將 掃 羅 的 妃 嬪 愛 雅 女 兒 利 斯 巴 所 行 的 這 事 告 訴 大 衛
Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.有 人 將掃羅 的 妃嬪 愛雅 女 兒利斯 巴 所 行 的 這事 告 訴 大衛
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.A avut de neveste şapte sute de crăiese împărăteşti şi trei sute de ţiitoare; şi nevestele i-au abătut inima.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.A mal žien kňažní sedemsto a ženín tristo, a jeho ženy naklonily jeho srdce.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Aveva settecento principesse per mogli e trecento concubine; le sue donne gli pervertirono il cuore
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.És valának néki feleségei, hétszáz királynéasszony és háromszáz ágyas; és az õ feleségei elhajták az õ szívét.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Han havde 700 fyrsfelige Hustruer og 300 Medhustruer, og hans Hustruer drog hans Hjerte bort fra Herren.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Il eut sept cents princesses pour femmes et trois cents concubines; et ses femmes détournèrent son coeur.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.In imel je sedemsto žen kneginj in tristo priležnic; in žene so odvrnile srce njegovo.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.왕은 후비가 칠백인이요 빈장이 삼백인이라 왕비들이 왕의 마음을 돌이켰더라
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Người có bảy trăm hoàng hậu, và ba trăm cung nữ; chúng nó bèn làm cho người trở lòng.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Người có bảy_trăm hoàng_hậu , và ba_trăm cung_nữ ; chúng_nó bèn làm cho người trở lòng .
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tak iż miał żon królowych siedm set, a założnic trzy sta; i odwróciły żony jego serce jego.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tak že měl žen královen sedm set a ženin tři sta. I odvrátily ženy jeho srdce jeho.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tinha ele setecentas mulheres, princesas, e trezentas concubinas; e suas mulheres lhe perverteram o coração.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Tuvo 700 mujeres reinas y 300 concubinas. Y sus mujeres hicieron que se desviara su corazón
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Und er hatte siebenhundert Weiber zu Frauen und dreihundert Kebsweiber; und seine Weiber neigten sein Herz.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.И было у него семьсот жен и триста наложниц; и развратили жены его сердце его.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.Имаше седемстотин жени княгини и триста наложници; и жените му отвърнаха сърцето му.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.ויהי לו נשים שרות שבע מאות ופלגשים שלש מאות ויטו נשיו את לבו׃
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.وكانت له سبع مئة من النساء السيدات وثلاث مئة من السراري فامالت نساؤه قلبه.
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.所 羅 門 有 妃 七 百 、 都 是 公 主 . 還 有 嬪 三 百 . 這 些 妃 嬪 誘 惑 他 的 心
Süleymanın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı. Karıları onu yolundan saptırdılar.所羅門 有妃 七百 、 都 是 公主 . 還有 嬪三百 . 這些 妃嬪誘惑 他 的 心
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.A Timna bola ženina Elifaza, syna Ezavovho, a porodila Elifazovi Amalecha. To sú synovia Ady, ženy Ezavovej.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.에서의 아들 엘리바스의 첩 딤나는 아말렉을 엘리바스에게 낳았으니 이들은 에서의 아내 아다의 자손이며
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Tamna pak byla ženina Elifaza, syna Ezau. Ta porodila Elifazovi Amalecha. Ti jsou synové Ady, ženy Ezau.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Thim-na, vợ lẽ Ê-li-pha, con trai của Ê-sau, sanh A-ma-léc cho người. Ðó là cháu của A-đa, vợ Ê-sau.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Timna, som var Esaus Søn Elifazs Medhustru, fødte ham Amalek. Det var Esaus Hustru Adas Sønner.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.Фамна же была наложница Елифаза, сына Исавова, и родила ЕлифазуАмалика. Вот сыновья Ады, жены Исавовой.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.ותמנע היתה פילגש לאליפז בן עשו ותלד לאליפז את עמלק אלה בני עדה אשת עשו׃
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.وكانت تمناع سرية لاليفاز بن عيسو فولدت لاليفاز عماليق. هؤلاء بنو عدا امرأة عيسو.
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.亭 納 是 以 掃 兒 子 以 利 法 的 妾 . 他 給 以 利 法 生 了 亞 瑪 力 . 這 是 以 掃 的 妻 子 亞 大 的 子 孫
Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.亭 納 是 以 掃兒 子 以利 法的妾 . 他 給以利 法 生 了 亞瑪力 . 這是 以 掃 的 妻子 亞大 的 子孫
Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.야곱이 눈을 들어 보니 에서가 사백인을 거느리고 오는지라 그 자식들을 나누어 레아와 라헬과 두 여종에게 맡기고
Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.Toen zag Jakob in de verte Esau met 400 man aankomen.
Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.וישא יעקב עיניו וירא והנה עשו בא ועמו ארבע מאות איש ויחץ את הילדים על לאה ועל רחל ועל שתי השפחות׃
Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.ورفع يعقوب عينيه ونظر واذا عيسو مقبل ومعه اربع مئة رجل. فقسم الاولاد على ليئة وعلى راحيل وعلى الجاريتين.
Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.雅 各 舉 目 觀 看 、 見 以 掃 來 了 、 後 頭 跟 著 四 百 人 . 他 就 把 孩 子 們 分 開 交 給 利 亞 、 拉 結 、 和 兩 個 使 女
Yakup baktı, Esav dört yüz adamıyla birlikte geliyor. Çocukları Leayla Rahele ve iki cariyeye teslim etti.雅各 舉目觀看 、 見以掃來 了 、 後 頭 跟著 四百 人 . 他 就 把 孩子 們 分開交給 利亞 、 拉結 、 和 兩個 使女

İlgili Sayfalar